MÜŞTEREK GELECEĞİMİZ...

Zihni Açba

Zihni Açba
Belirli bir karakter oturmuşluğuna sahip olan herkes gibi, bizim de kendi değer yargılarımız çerçevesinde bir bakış açımız ve baktığımız olayları değerlendirme standardımız var. Geride bıraktığımız ve çok şükür bir anından bile utanmadığımız hayat çizgimizde en çok dikkat ettiğimiz şey, bu standardı çiftleştirmemek olmuştur. Ufkumuzu açabilmek, bakış açımızı genişletebilmek adına elbette gayretlerimiz olmuştur ve olmaktadır. Ömrümüz olduğu sürece de olacaktır inşallah. Ancak olaylara ve insanlara, masanın bir tarafından başka, diğer tarafından başka bir gözle bakmamayı kendimize prensip edinmişizdir. İşte bu prensip çerçevesinde, sağladığı yeni dostluklar dışında hiçbir menfaat ve karşılık beklemeksizin, kendi değer yargılarımız dâhilinde gördüklerimizi ve yine kendi çapımızda öğrendiklerimizi ve bildiklerimizi, zaman zaman bu köşeden sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Bu paylaşım esnasında, dillendirmeye çalıştığımız olay ve gelişmelerin, kim veya kimler tarafından yapıldığından ziyade, doğru veya yanlış oluşlarıyla ilgilenmeye çalışırız. Yanlış, her kim veya her nereden geliyorsa eleştiririz, doğruyu da yapanın kim olduğuna bakmaksızın över ve alkışlarız.
Birileri katılır mı veya kaşı çıkar mı diye bir endişemiz asla olmaz. Edep ve nezaket ölçüleri dâhilinde, elbette karşı çıkanlarda katılanlarda olacaktır düşüncelerimize. Ama hiçbir zaman katılanları "Biz", katılmayanları "Siz" olarak görmek yoktur bizim hayat felsefemizde. İsteriz ki; düşüncelerimize ve değerlendirmelerimize katılmayanlar, bir şekilde bize ulaşsınlar veya biz bir şekilde onlara ulaşalım. Hiç kimsenin doğrularını şekillendirmek gibi bir kafa yapısına sahip olmadığımız gibi, hiç kimsenin de bize doğru tayin etmesine müsaade etmeyiz. Yegâne tayin edicimiz değer yargılarımızdır. Yanlıştan utanarak nefis yapmak değil, onu kabullenerek vazgeçmek şiarımızdır.
Siyasi veya ideolojik birlikteliklerimizi, yanlışları görmemek için yeterli saymadığımız gibi; siyasi rekabetlerimizi de güzel ve doğru olanı karalamak için sebep olarak kabul etmeyiz. Özetle demek istiyorum ki; benim için, masanın veya kasanın hangi tarafında oturduğum değil, masada veya kasada ne olduğudur önemli olan. Kimden sadrolursa olsun, doğru doğrudur, yanlış da yanlış.
Sanırım yine alınan bazıları olacaktır ama kulağıma kaçan bir kar suyunu, çok fazla teferruatlandırmadan sizlerle paylaşmak istiyorum. Henüz çok kapsamlı bilgilere ulaşamadığım için kısaca değineceğim. Umarım bu değiniş, ilgili ve yetkililerin kulağına ulaşır ve konu vahamet kesp edecek boyutlara ulaşmadan önü alınır.
Aldığım bazı duyumlar üzerine hafta sonu yaptığım küçük bir araştırma sonrasında ulaştığım bilgilere göre; bir kısım ilk ve orta öğretim okullarında, bazı öğretmenler tarafından "Bakanlığın Talimatı" şeklinde takdim edilerek, henüz ne olduğunu kimsenin bilmediği şu meşhur "Demokratik açılım" konusunda sohbetler yapılıyormuş. Biraz olsun aklı başında olan birinin, bunun ne kadar tehlikeli bir oyun olduğunu fark etmesi gerektiğini düşünüyorum. Hakikaten çocuklarımızın eğitimi için bir şeyler yapmak için çırpınan saygıdeğer öğretmenlerimizi tenzih ederim ama; iktidar yandaşlığını yalakalık boyutuna taşıyan bir kısım eyyamcı takımının, böyle tehlikeli bir malzemeyi kendileri için mevki ve makam elde etme vasıtası olarak görecekleri endişesini taşıyorum. Lütfen körpecik beyinlerde; "Açılımcı- Açılım karşıtı" diye yeni bir bölünme motifi oluşturmayalım. Çünkü; onlar bizim müşterek geleceğimizdir…



Yazı Tarihi : 12 Ekim 2009 Pazartesi
Bu yazı 234 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

zıhnı bey,
dogru yanlısı sorgulamaktan
zıyade,
darbe günlerını yasadıgınız dönemlerden
söyleyecek sözünüz vardır dıye düsünmüştm.
sız askerısını,
bızlerde darbe çıgırtkanlığı
yaparak
sıvıl olanları yasamaktayız.
bır masa düsünelım etrafında
bırı çanakkaleden, dıgerı sakaryadan,
dıgerı maraştan dıgeri antepten bır dıgerı mardınden vs. herbırının kültürü ayrı ama bırbırıne kattıkları degerler güzel.
bu açılım sadece 3 yerde olur sanırım
bırı askerde
dıgerı gurbette
dıgerı hapıshanede.
yapılmakta olansa terörıstı daga çıkaran güç, elıne sılahı veren,
ımralıdakını astırmayan ve kahraman yapan,
çıkarları dogrultusunda ındırmek ıstıyor
düsünceme göre,
müşterek gelecegımız bu gıdışle olsa olsa 'asmayalımda, besleyelımmı'
zıhnıyetı olur.
kış güneşi @ 13.10.2009 23:16:10
Yıllardır binlerce şehit verdik ( ruhları şad olsun )yıllarca silah ile bölmeye çalışırken vatanı dağdan şehire indi bölücülük.Her santimetresini ödün vererek koruduğumuz topraklarımızı ve kan kırmızısı bayrağımızı bu kadar hiçe sayılabilmesinin dayanağı nedir ? Yazdıklarımda Agresif olmak istemiyorum fakat birbirinin dilinden anlayabilen bir Türkiye içersinde yaşıyor iken ve halen yazdıklarım okunabilir derecede TÜRKÇE.Kendimi yazmaktan alamıyorum.
Saygılarım ile..
GÜRKAN KILIÇASLAN @ 13.10.2009 11:26:35
Sayın büyüğüm çok şeyler gördü bu millet ve çok şeyler yaşadı aynı bayrak altında aynı havayı tenefüs ederken ,yolda yürürken yanımızdan bize omuzları çarparak geçen binlerce insanın gözlerinin bayrağımızda ve toprağımızda olduğunu düşünmek istemedik belki..
Tatlı dil belki yılanı deliğinden çıkarır fakat farklı dil bize neler yapar düşünmek bile istemiyorum.Okullarda Türkçe Almanca Fransızca İngilizce Arapça ve daha bir çok dili ders olarak gördük ama hiçbirini açılım adı altında resmi dile çevirmeyi düşünmedik.Şimdi neler oluyorda Sayın diye hitab ettiğimiz bakanlarımız ,başkanlarımız bizden böyle densizce bir konu hakkında sağduyu bekliyebiliyor.Ve eğitim sizteminin köklerine açılımı aşılamaya kalkıyorlar...
GÜRKAN KILIÇASLAN @ 13.10.2009 10:54:34
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk