Karasu'ya ihanet etmeyin!

Turan Çatalbaş

Turan Çatalbaş
Karasu Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) ilçenin girişindeki yeriyle ilgili tartışmalar yeniden alevlendi.
Tartışmanın konusu, bir önceki Belediye Başkanı Ahmet Genç döneminde belirlenen OSB yerinin bataklık olmasından ve haliyle altyapı maliyetlerinin yüksek olmasından kaynaklanıyor.
Malum yeri çok iyi biliyorum.
Her yağmur yağdığında adeta gölet haline geliyor. Eğer normalin üzerinde farklı bir yağış sistemi etkili olacak olsa, adeta doğal bir göl haline de dönüşebiliyor.
Sözün özü; mevcut OSB'nin yeri çeltik tarlasını andırıyor.
Böylesine sulak ve bataklık bir alanda OSB'nin kurulma kararının nasıl alındığını öteden beri anlamakta zorlanıyorum.
Neymiş efendim, eski Başkan Ahmet Genç bataklık arazi konusunda ilgili bakanlıkları ve müteşebbis heyeti ikna edebilmek adına "Alt yapı maliyetlerini belediye olarak karşılayacağız" şeklinde taahhütte bulunmuş...
Eski Başkan Ahmet Genç'in taahhüt sadece altyapı maliyetiyle sınırlı değil.
OSB alanı ile ilgili yapılacak etüt, kamulaştırma, altyapı, zemin iyileştirme, taşkın önlemeye ilişkin maliyetleri içeriyor. Üstelik OSB'nin diğer ortakları olası maliyetten muaf tutuluyor.
Söz konusu OSB yerini bilenler orada yapılacak olan altyapı çalışmasının Belediye'ye nasıl bir ekonomik külfet getireceğini çok iyi bilirler.
Düşünün, milyonlarca metreküp hafriyat önce alınacak, sonra yeniden milyonlarca metreküp hafriyat dökülerek arazi ıslah edilecek!
Buna ne belediyenin ekonomik gücü yeter, ne de Karasu halkının ekonomik gücü yeter. Biraz abartılı olacak ama Karasu'nun bir bölümü satılsa dahi bu maliyet karşılanamaz!
Birbirimizi kandırmasın.
Altyapı maliyetleri şöyle dursun. O bölge artık şehrin içinde kaldı.
Hiçbir çağdaş belediye yönetimi ve şehircilik anlayışı Organize Sanayi Bölgesi ile iç içe girmiş, kirlilik tehdidi altında bulunan bir şehir tasvip etmez, edemez.
Kaldı ki, mevcut alan gelişmesini sürdürmek durumunda olan OSB için son derece küçük bir alandır.
Bataklık bir alanda, ıslah edilmesi zor bir alanda, Organize Sanayi Bölgesi kurma isteğinin ardında bir çapanoğlu, bir bit yeniği vardır diye düşünüyorum.
Ve şu soruları sormak istiyorum.
Bataklıkta OSB kurmakta ısrar edenlerin acaba o alanda parselleri mi var?
Yeni yer arayışlarına ısrarlı çıkışın sebebi nedir?
Gelin aklıselim düşünelim ve Karasu'nun geleceğine ihanet etmeyin.
Mevcut Organize Sanayi Bölgesi'ni daha müsait olan alanlara taşıyalım ve Karasu'nun geleceğini karatmayalım…
Kaldı ki, oraya gelecek yatırımcıya da yanlış bir yol göstermeyelim.
Doğa kendisine yapılan haksızlığa asla kayıtsız kalmaz.
O bataklık arazi üzerine yapılacak yapılar tıpkı İstanbul'daki Ayamama Deresi'nde yaşanan sel felaketinde olduğu gün gelecek heba olup gidecek…
Ayama Deresi örneğinden önce Limandere'de Karasu Karayolu üzerindeki bataklık örneğine bakmak gerekir. Yıllardır yol kendiliğinden çöküyor ve yeniden yapılıyor. Karasu OSB yeri için benzer sonuç kaçınılmaz olacaktır…
İyi düşünüp, iyi karar vermek lazım.
Her şeyden önce bireylerin değil, Karasu'nun ve ilçe halkının geleceğini düşünüp ona göre karar vermek lazım.

-----------------------------

Eğitim evlere şenlik!

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bu yıl sergilediği eğitim tablosu tam evlere şenlik…
Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin okulsuz bırakılması, göçebe eğitime tabi tutulması eğitim adına ortaya çıkan evlere şenlik tablonun gün yüzüne çıkan tarafı oldu…
Düşünün.
Okullar açılıyor ve koca bir lisenin öğrencilerinin gideceği okul yok! Öğrencilerin bir kısmı Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi'ne, bir kısmı da Sakarya Lisesi'ne paylaştırılıyor.
Bu nasıl bir planlamadır ki okullar açıldığı halde bu planlamadan öğrencilerin veya velilerin haberi olmuyor?
İl Milli Eğitim Müdürlüğü zahmet edip öğrencilere bu durum hakkında bir duyuru yapamaz mı?
Yapar yapmasına da, akıllarda saman altından su yürütmek var ya!
400'e yakın öğrenci İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün plansız, programsız bir şekilde eğitim yılını açmasıyla perişan oldu. Tabi vaziyeti düzeltmek, öğrencilerle velilerin tepkisine göğüs germek ise her zaman olduğu gibi yine Vali Hüseyin Atak'a kaldı.
Göçebe eğitimden bıkan, perişan olan öğrenciler tepkilerini Milli Eğitim'in değil de Valilik'in kapısına dayanarak ortaya koydular.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü hata üstüne hata yapıyor, Vali Hüseyin Atak ise hataları düzeltmekle uğraşıyor!
Vali Atak'ın işi zor…
Eğitimdeki bunca eksikliğe, aksaklığa nasıl katlanıyor bilemiyorum ama bu gidişat hiç de iyi bir gidişat değil.
Allah Vali Atak'ın yardımcısı olsun...
Önceki gün liselilerle velileri kapıya dayandı, yarın öğretmen ataması yapılamayan okul öncesi bebelerle velileri kapıya dayanırsa hiç şaşırmasın!



Yazı Tarihi : 06 Ekim 2009 Salı
Bu yazı 140 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

saygıdeğer hemşerim,
yazılarını okumaya her ne kadar ara verdimse de,arada bir okuduğumda sana
olan saygım ve de hemşehrim olmandan gurulanmam devam ediyor.
Karasu OSB ile ilgili yazından dolayı kutluyorum.Ama ne yapalım ki;siyasi erki elinde bulunduran(Toplumun ayak kısmı)lar baş oldular ve dediğim dedik ve inadına mamiçkini
diyorlar.Biz de yırtınıyoruz,güya bizlere de sivil insiyatif diyorlar ama ...velhasıl güzelim Karasu'nun içine ediyorlar.Ama PES etmiyeceğiz.
Saygı ve selamlarımı sunarım.
muzaffer tatlı @ 08.01.2010 04:14:15
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk