Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Peygamberlere sorulacak soru

14.08.2018 10:21

 

Peygamberimiz ve Sahabeler den hiç kimse ben Sünni'yim, Hanefi'yim, Şafii'yim, Şii'yim, Alevi'yim, Caferi'yim şeklinde görüş belirtmiyordu.

 ... هُوَ سَمَّاكُمُ الْمُسْلِمينَ مِن قَبْلُ وَفِي هَذَا

 "Allah sizi hem daha önce(ki kitaplarda) hem de bu (Kur'an')da Müslüman diye isimlendirdi"(Hacc 78)

Onlar Allahın verdiğ isme razıydılar "Müslümanım" diyor, rehberlerini Kuran görüp, bununla yetiniyorlardı.

Onlar din diye Kuranı biliyor, onu görüyorlardı

Çünkü Allahın emri böyle idi.

... وَاتَّبِعْ مَا يُوحَى إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ

 "Rabbinden sana vahyedilene uy..." (33/ Ahzab 2, 6/ Enam 106)).

Bugün hadisler Kuran gibi dinin kaynağı olarak aktarılıyor, bu; İslam'ın geriye dönüşü mümkün olmayan bir tarzda bozulduğu manasına gelmektedir.

Bu yüzden, hadislerin dinin kaynağı olamayacağını göstermek; hem dinimizi, hem de Peygamberimiz'i iftiralardan kurtarmak zorundayız.

Benim bütün çabam budur.

Benim bu çabam karşısında bana hadis düşmanı, peygamber düşmanı diyenlerle Allahın huzurunda hesaplaşacağım günü bekliyorum,

Şahsıma başka türlü hakaret etseler neyse de varlığımı feda etmeye amade olduğum dinimi yanlış aktardıkları için onları asla affetmeyeceğim.

Hadislerin hem Kuran'la, hem kendi aralarında, hem mantıkla çeliştiklerini, hem de Kuran'a ilaveler yaptıklarını söylüyorum,

yanlış mı?

Üstelik Peygamberimiz'in ve 4 Halifenin, Peygamberimiz'in Kuran dışında nakledilen sözlerini yazdırmama ve hatta yaktırma konusundaki tavrını görünce Kuran dışında dini kaynak olduğu iddia edilebilecek şeyleri ortadan kaldırmanın ve dinin sadece Kuran'dan öğrenilmesi gerektiği iddiasının haklılığını daha da iyi anlayacaksınız.

Kayıt dışı din ile kayıtlı dini ayırt ederken kullandığımız yöntemimizdeki temel yaklaşımlarımızdan biri; kayıtlı dini (Kuran'ı) ve kayıt dışı dini (rivayete, söylentiye dayanan )hadisleri, mezhepleri, vs.) inceleyerek ve kıyaslayarak, gerekli delilleri ortaya koymaktır.

Allah, elçisine Kuranı anlat diyor, hadis anlat, demiyor.:

 يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ

 Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. .." (5/ Maide 67).

 Kuranın pek çok ayetinde

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَأَطِيعُواْ الرَّسُولَ

 "Ey inananlar Allah ve Elçisine itaat edin" deniyor.

Bu ayetin Peygamberin her yaptığına uyma anlamına geldiğini zanneden zavallılar var.

Peygamberimizi dini ilgilendirmeyen kendi şahsi meselelerinde, aile içi davranışlarında, yöreye has giyim kuşamında onu takid etmek, ona uymayı sünnet zannediyor adamcıklar.

Sakarya da çok sevip saydığım, kıymeti bilinmeyen ilim adamı – ki adı bende mahfuz- geçenlerde bir sohbetimizde anlattı, daha önce imamlık yapmış sonra imamlığı bırakıp ticarete yönelen genç bir arkadaşı eline bastonla görünce sormuş nedir bu diye, aldığı cevap enteresan, sünnet olduğu için.

İhtiyaç olmadığı halde elinde değnekle gezmenin sünnet olduğunu zanneden bir güruhla karşı karşıyayız maalesef.

Allahın elçisine itaat Allaha itaati adamcıklar yanlış anlayarak peygamberin de din kuralı koyacağını iddia ediyor.

Bu, düpedüz cehalettir.

Elçi, aldığı emri karşı tarafa eksiltme veya ilave yapmadan aktarandır.

İlave veya eksiltme yaparsa sahtekârlık yapmış olur.

Peygambere dini kuralı koyma yetkisini tanıyanlar aslında Peygamberimizi sahtekarlıkla itham ediyorlar haberleri yok.

Çünkü Allah

 وَأَنذِرْ بِهِ

 "Sen Kuranla uyar" (Enam 51)

 فَذَكِّرْ بِالْقُرْآنِ

 "Sen Kuranla öğüt ver.." (Kaf 45)

Kuranı referans göstermek hem Peygamberimize hem bize verilen vazifedir.

Kuran'ı dinin merkezine koymalı ve Peygamberimiz'e uymanın,Kuran'a uymakla mümkün olacağını bilmeli; hem Peygamberimiz'i hem de dinimizi iftiralardan kurtarmalıyız.

Peygamberimiz, Allah'ın huzurunda toplanıldığında ümmetinin bir bölümünden şöyle şikâyetçi olacaktır:

وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآنَ مَهْجُورًا

 "Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran'ı terkettiler ( devre dışı tuttular). (25- Furkan/ 30)

Bu, Kuran'da geçen, ümmetinden Peygamberimiz'in yegâne şikâyetidir.

Gerçekten de Peygamberimiz'e uyduğunu söyleyen birçok kişinin sergilediği manzara budur: Kuran -sözde- el üstündedir, kutsaldır, fakat aslında Kuran; hayata uygulanmayan, dini tek başına belirlemeyen bir kitap olmuştur ve yüzlerce dini kitaptan birine çevrilmiştir.

Bu zavallı müşriklere göre dini anlatma da Kuran yetersizdir, başka kitaplara ihtiyaç vardır.

Kişiler dinlerini ilmihal kitaplarından öğrenmekte, Kuran ise anlaşılmak için değil, sadece seslendirilmek, ölülerin ruhuna bağışlanmak için okunmakta ve böylece devre dışı tutulmaktadır.

Ayetler bize gösteriyor ki Kuran dinin tek kaynağıdır.

Bunu bizzat Kuran'ın kendisinin açıkladığını görüyoruz.

Peygamberimiz'e iftira edilerek uydurulan hadisler başta olmak üzere, mezhepler, tarikatlar ve gelenekler Kuran dışında dini kaynak kabul etmenin sonunun nasıl felaket olduğunu ilmihal kitaplarını Kuranla karşılaştırdığımızda görmek mümkündür.

Bunun son örneğini iki hafta önce Adnan Oktar adındaki sahte mesih soytarısı teşkil etmiştir.

O da tıpkı Fetullah Gülen gibi uyduruk rivayetlere iman neticesinde Mehdinin geleceğine ve kendisinin mehdi olduğuna etrafındaki bir sürü din cahili geri zekâlıyı inandırması sonucu hem kendi hem tabilerini yoldan çıkarmıştır.

Bunun sebebi, öteden beri kayıt dışı, uyduruk dediğim fakat bazı zavallıların Peygamberimize iftira atarak HADİS dedikleri rivayetlere (söylentilere) dayanır.

Belli ki böyle giderse nice FETÖ lar nice Adnan Oktarlar görülecektir.

Bunlar buzdağının şimdilik görünen yüzüdür,

Kendilerini rahmani gösteren hatta ikendilerini ktidar yanlısı gösteren o kadar cemaat, tarikat, işin başka yönü.

Oy kaygusuyla bunlara ilişmemek kendi ayağına kurşun sıkmak, binilen dalı kesmektir.

Benden söylemesi,

Elimden gelen bu.

Ümmetin en büyük belası, tarikat, cemaat, şeyh, meyh kitaplarından kurtulup Kurana zamanın kalmamasıdır.

Kuranın tanınmamasıdır,

Kuranın mihenk taşı olamamasıdır.

Kuran tanınmış olsa hangi rivayetin, hangi hadisin kurana ters olduğu anlaşılacak ama maalesef inadına anlamak istemeyenlerle karşı karşıyayız.

Cep telefonumuzda kırmızı işaretli mesajı gördüğümüz anda namaz veya yemekten önce hemen açar rahatlarız değil mi?

Bu gelen mesaj kinden, hangi arkadaştan, ne diyor acaba der merak ederiz değil mi?

O mesajları açar sonra yemeğimizi yer, namazımızı kılarız değil mi?

Allahın açılmayan 6236 mesajı var haberiniz var mı?

Allahın değeri bizim yanımızda arkadaşlarımızın değeri kadar değilse varın siz düşünün!

Kaldı ki Allahın o mesajlarından herkes sorumlu, peygamberler dâhil.

فَلَنَسْأَلَنَّ الَّذِينَ أُرْسِلَ إِلَيْهِمْ وَلَنَسْأَلَنَّ الْمُرْسَلِينَ

 "Elbette kendilerine peygamber gönderilenleri de, gönderilen peygamberleri de, şüphe yok ki, elbette sorguya çekeceğiz" (Araf 6).

 وَإِنَّهُ لَذِكْرٌ لَّكَ وَلِقَوْمِكَ وَسَوْفَ تُسْأَلُونَ

 Muhakkak ki bu (Kur'an) senin ve halkın için bir öğüttür, uyarıdır. Zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz. " (Zuhruf 44)

Demek ki her Peygamber, kendine gelen Allahın mesajlarından sorguya çekilecektir.

Doğru dürüst aktarıp aktarmadığı

İlave, eksiltme yapıp yapmadığı...

Ben Allahın soracağı sorulara karşılık ayetleri anlama, uygulama gayreti içinde dersime çalışan bir talebeyim,

Benim dersim ayetlere çalışmak,

Onlar rivayetlere çalışıyor,

Göreceğiz kim haklı

Kim karda

Kim zararda!

Size tavsiyem, her hangi bir tarikat, cemaat mensubu Kurandan ayet değil de kendi cemaatinden, şeyhinden, gavsının, efendisinin sözlerinden başlıyor, güya islamı onların sözlerinden size anlatmaya çalışıyorsa hemen terk edin, irtibatı kesin,

Zira çağırdığı yol Rahmani değil şeytani yoldur.

Bir önceki yazımda da yazmıştım, peygamberi rüyamda gördüm soruların cevabı şunlardır diyen ile,

Şeyhimiz, efendimiz zuhuratta Allah ile görüştü ve Allah dedi ki .....sözlerini söyleyen aynıdır,

İkisinin de kaynağı birdir,

Sonuç olarak her ikisi de din teröristidir.

Benim husumetim şahıslara değil, Kurana aykırı yanlış sözlere, eylemlere,

Kimin söylediğine değil, ne söylediğine bakarım.

Herkesin çekinip söyleyemediği bu sözleri söylediğime sizi Allahın huzurunda şahid göstereceğim değerli okurlarım,

Allaha emanet olun! /

 

3 Ağustos 2018

 

MEDYABAR.COM Sunucularına Yapılan Siber Saldırıdan Dolayı Veri Tabanımızdan Silinen Köşe Yazısı 14 Ağustos 2018 Tarihinde yeniden yayına verilmiştir. 


Medyabar.com bugun 18916 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 336 kere okundu
YORUMLAR 1 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Kamil
26.08.2018 18:05
Hocam merhaba, yazılarınızı takip ediyorum ve beğeniyorum, özellikle 21. yüzyılda olduğumuz halde halen inanılmakta olan hurafeler bizim ne kadar din cahili olduğumuzu gösteriyor, ki bunların içinde okumuş insanlarda bulunmakta (Profesörler, komutanlar, yöneticiler, doktorlar), benim sizden bir isteğim olacak, Kur'anı kerimin nasıl ve ne zaman hangi şartlarda yazıya döküldüğü ve kitap haline getirildiği konusunda bir yazıyı kaleme almanızdır, böylece çoğu insanın kafasında oluşan yanlış bilgileri giderebilir ve özellikle deist insanların öne sürmüş olduğu bazı hipotezlerin önüne bir nebzede olsa geçebilirsiniz.
Online Ziyaretçiler