Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Hadisler olmasaydı namaz nasıl kılınırdı?

14.08.2018 10:19

 

Ayetleri değil rivayetleri (söylentileri)din edinenlerin en önemli argümanıdır bu soru.

Asıl soru, hadisler olmadan namazın nasıl kılınacağı değildir, esas soru, hadisler varken namazın nasıl kılınacağıdır.

Cahiliye döneminde abdest almak bilindiği gibi, gusül de bilinirdi.

Namaz, ilk insan Adem as dan beri var olduğuna göre namaz, bilinen ve ifa edilen bir ibadet idi. Ebû Zer el-Ğıfârî Hz. Peygamber'e gelip İslam'a girmeden üç sene önce namaz kılardı. Kus b. Sâide de namaz kılanlar arasındaydı. Cahiliye devrinde zekât ve/veya sadaka da bilinirdi. Oruç ibadeti de bilinirdi (bak. Bakara 183)

Tüm Peygamberlerde namaz vardı,

 وَأَوْصَانِي بِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ مَا دُمْتُ حَيًّا...

 "(Hz. İsa dedi ki) yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı Rabbim emretti."(Meryem 31)

Kureyşliler İslamiyet'ten önce tazim ve kefaret için Aşure orucu tutarlardı. İtikafa çekilmek de onların meçhulü değildi. Keza Araplar hac ve umreyle ilgili bütün menâsiki bilir, kurban keserlerdi; fakat bütün bu ibadetlere şirk bulaştırmışlardı.[Dihlevî, Hüccetüllâhi'l-Bâliğa, I. 367-368. Bkz: Mustafa Öztürk Kur'an Bağlamında "Cahiliye" Kavramını Yeniden Düşünmek]

Bilindiği üzere Arapça'da salat namaz demektir.

Putperestler de günde 5 vakit namaz kılarlardı ama bu namaz eleştiriliyor.

 وَمَا كَانَ صَلاَتُهُمْ عِندَ الْبَيْتِ إِلاَّ مُكَاء وَتَصْدِيَةً فَذُوقُواْ الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

"Onların Kabedeki dua ve namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Küfrünüzden dolayı azabı tadın."( Enfal -35)

 

Şaharit namazı – Sabah namazı

Musaf namazı – Öğle namazı

Minha namazı – İkindi namazı

Neilat Şerarim namazı – Akşamüstü namazı

Maarib namazı – Akşam namazı

(Kaynak: Hayrullah örs, Musa Ve Yahudilik, s.399-405; Doç.Dr. Ali Osman Ateş, Asr-ı Saadette İslam; Şaban Kuzgun, Hz. İbrahim Ve Hanifilik, s.117; Epstein, Judaism).

 

Hadisler olmasaydı namaz kılamazdınız diyenlere soruyorum; Buhari'den vs. önce ümmet namazı kılmıyor muydu? Namazı buhari'den mi öğrendiler?

Hristiyanlar ve Yahudiler de namaz kılıyorlar onlar da mı Kutubu Sitte'ye bakıp öğrendiler?

Namazın kılınışı risaletin başlangıcından itibaren tevatür derecesinde açıktır.

Rivayetlerden öğrenmeye kalkarsanız okunan âyet ve dualar ve uygulanış biçimi hakkında çok fazla farklılıklar karşınıza çıkar.

Hadis koleksiyonlarındaki "Salat" bahislerini okursanız bu gerçeği rahatlıkla görürsünüz..

Malum namaz İslâm'ın ilk ibadetlerindendir ve Peygamberimiz başlangıçtan itibaren kendisine inanan ilk cemaatle beraber namazı kesintisiz şekilde kılıyordu. Diğer bir deyişle uygulamalı olarak namaz kılınıyor ve biliniyordu.

Resûlüllah'tan sonra da herhangi bir kesinti olmamıştır. Tevatür derecesinde uygulamalı olarak geldiği için ayrıca tarife de gerek duyulmamıştır. Dikkat edilirse hadis koleksiyonlarında namaz tarifi verilmez. Sadece okunan dua veya âyetlerle ilgili değişik rivayetler nakledilmiştir.

Şunu özellikle belirteyim ki, hadis mecmuaları arasında asla standart bir namaz formu anlatılmaz. Şayet okunacak dualardan yola çıkacak olursanız ben diyeyim on, siz deyin yirmi çeşit namaz çıkar karşınıza. "

Namaz Kuran'da; Kıyam, ruku, secde gibi fiziksel tarifi yapılmış bir ibadettir. Abdest ise yüz, elin kollarla yıkanması,baş ve ayakların mesh yani silinmesi olarak (Maide/6) ayette sayılmıştır. Bunlar kabe'de binlerce yıldır uygulanmaktadır. 

Kuran'da haram ayların hangileri olduğu da belirtilmemiştir çünkü ''Recep, Zülkade, Zülhicce ve Muharrem ayları haram aylardır'' diye belirtilseydi bu seferde insanlar ''Recep ayı hangi ay, haziran mı ocak mı, eylül mü?'' diye soracaklardı. Bu yüzden bazı şeylerin uygulamalı sünnet ile gelmesi lazımdır. Namaz rekâtları, namaz kılınışı, haramaylar uygulamalı sünnet ile gelmiştir. Kabe'de hergün icra edilmekteydi, biliniyordu.

 

HADİSLERE GÖRE NAMAZ KILMAK

Hadisler olmasa nasıl namaz kılacaktın diyenlere hadislerden örnek verelim. Bakalım kendileri hadisler ile nasıl namaz kılacaklar. Elbette bazı hadisleri çöpe atıp bazı hadisleri kabul edecekler. Çünkü aynı konuda birkaç versiyon (sürüm) mevcut.

Nasıl namaz kılalım?

Hadis: "Beni nasıl namaz kılıyor olarak gördüyseniz öylece namaz kılınız!" Buhari 6003

"Resulü şöyle yaparken gördüm" ve "Hayır ben de resulü böyle yaparken gördüm" gibi birbiriyle zıt olan ya da namaza hariçten yeni bir kural ekleyen rivayetleri ve bu namaz hadislerinin sayıca epey fazla oluşunu göz önünde bulundurursak farklı namaz sayısını varın siz düşünün. Her mezhebin namazında farklılık olması da bu sebeptendir. Her mezhepten Müslümanın katıldığı Hac'da kılınan namazlarda da insanların kıyamdaki duruşlarında veya rükuya eğilirken yaptıkları el hareketlerinde bu farkları görsel olarak toplu şekilde fark edebilirsiniz (namaz içinde okunan dualar, nerede tekbir getirileceği, kaç rekat namaz kılınacağı vb gibi hususlar da ayrı bir yönü.

Peki bu kadar farklı namaz hadisi ve rivayeti arasından, mezhepler neye göre doğru namaz şeklinin kendilerininki olduğuna hükmetmişler? "Bu güvenilir adamdır, bunun naklini doğru kabul edelim" diyerek o rivayeti nakleden kişiye göre karar verilmesi sahih hadislerin seçimindeki yöntemlerden biridir, zira hadislerin sahih kabul edilmesinde ravinin kişiliği ve insanlar arasındaki namı önemlidir. Hatta en güvenilir hadisçi kabul edilen Buhari, Hanefi mezhebine ismini veren Ebu Hanefi'den (İmam-ı Azam) bir sapık olduğu gerekçesiyle hadis kabul etmemiştir (Evet Hanefi mezhebinin en güvenilir hadisçisi, mezhebin kurucusu için sapık der). "Bu güvenilir adamdır, akıllı adamdır" ya da "bu adam güvenilmezdir" gibi son derece göreli özelliklerin bir raviye atfedilmesinde de muhakkak dini görüşçe veya siyaseten ulemaya olan yakınlığı ya da muhalifliği etkili olur, hele hele kabile kültüründen geldiği için akrabalığa dayalı insan ilişkilerine çok önem veren Araplar arasında...

 

SONUÇ

Salat, dua, ibadet, destek olma, taraf olma manalarına gelir.

Salat, yatay olarak, destek, yardım, taraf olma manasınadır,

Dikey olarak ise namaz manasına gelir.

Bu ümmet hala namazın, abdestin ne olduğunu anlamış değil,

Namaz, Rabbin karşısında esas duruş göstermek, tekmil vermek, istek ve taahhütte bulunmaktır.

Namaz Kuran'da; Kıyam, ruku, secde gibi fiziksel tarifi yapılmış bir ibadettir.

Abdest ise yüz, elin kollarla yıkanması,baş ve ayakların mesh yani silinmesi olarak (Maide/6) ayette sayılmış,temiz bulunmamız istenmiştir.

Bunlar kabe'de binlerce yıldır uygulanmaktadır. 

Birçok Mekki sûrede namaz kavramları olarak kıyâm, ruku, secde, kıraat gibi kelimeler geçer. Örnek:

"kıyâm": Müddessir 74/2; Müzzemmil, 73/ 20; Hac 22/36; Furkân 25/64; Zümer 39/9.

"ruku": Hac, 22/26, 77; Mürselât, 77/48.

"secde": Alâk 96/19; Hicr 15/97-98; Şuârâ 26/219.

Şafii, Maliki, Hanefi âlimleri, namazda ellerin bağlanma şekillerini mensup oldukları yöreye, örf âdete göre tercih etmişlerdir,

Mesela, Hanefi imamı Türk boyuna mensup veya yakın olduğu için Türklerde büyük karşısında eller bağlandığından ötürü namazda o şekli tercih etmiş, diğer imamlar ise kendilerine daha uygun başka el bağlamaları hatta bağlamayıp büyük karşısında elleri salıp esas duruş sergilemeyi daha uygun bulmuşlar.

Yani rivayetlere de bakarak her mezhep "keyfekeder" seçimler sonucu kendine bir namaz şekli belirledi.

Kısacası, namazı hadislerden öğrenmedik. Sahih olan tüm hadisleri doğru kabul ederek namaz kılmak mümkün değildir (kıyamdayken ellerini aynı anda hem göğsünde birleştiren, hem göbeğinde birleştiren, hem de ellerini sadece olduğu gibi yanlara salabilen, hem baş parmaklarını kulaklarına değdirecek kadar elleri kaldırmak vs.

Hadis: Malik bin Huveyris (Radiyallahu Anh) şöyle rivayet etti: "Rasulullah (sav): '...Beni nasıl namaz kılıyor olarak gördüyseniz öylece namaz kılınız...!' buyurdu." Buhari 673, Müslim 674/292, Nesei 780, Tirmizi 205, İbni Huzeyme 396, Begavi 431, Ahmed 3/436, Albânî İrva 213

Hadis olmadan namaz kılamazsın diyenlerin gösterdiği en meşhur hadis budur. ''Ben nasıl kılıyorsam sizde öyle kılın.'' ne kadar açıklayıcı değil mi?

Her görenin farklı anlatmasına ne diyeceğiz? ( مقتطفات اكثر الجمل )

Tekbir de ellerin kalkış hizası,

Kabeye gidenler bilir ki tavafın her şavtında (7 dönüşün her dönüşünde) Hace'ul Esved hizasında selamlama için eller az veya çok kaldırılır, işte namaza başlarken tıpkı bunun gibi ellerin kaldırılıp Kabeye selam vermektir bu yapılan.

Ellerin bağlama şekli,

Oturuşta sağ ayağın dikili olası veya her iki ayağın sağ tarafa yayılması (teverrük oturuşu) gibi şekiller.

Kuran, namazın farzlarını A'sından Z'sine kadar belirler ki Kuran'da olmayan şey zaten farz değildir. Allah "zina yapmayın" dediğinde hiç kimse zinanın ne olduğunu anlamak için falanca kaynağa başvurmaz, zinanın ne olduğunu zaten bilir. Fakat nedense Allah "kıyamda durun" dediğinde tüm millet "Allah Allaaaah, kıyam da ne ola ki, peki ellerimizi ne kadar kaldıracağız, ayaklarımız kaç santim aralık olsun" diye tıpkı Bakara suresinde bahsi geçen lüzumsuz detaylarda kaybolan Yahudilerin yaptığını yapar.

"Allah'ın huzurunda kıyamda dur" demiş mi sana Kuran, ayakta dur işte, aklı başında insan pişmiş aşa su katmaz.

Anlaşılan o ki Peygamberimiz her namazında belli hareket ve duruştan öte o esnadaki konsantre haline göre vaziyet almış, yer gelmiş tekbirde elleri fazla kaldırmış, yer gelmiş bayanlar gibi az kaldırmış,

Tıpkı bunun gibi ellerini değişik şekillerde kah göbeğin altında kah üzerinde bağlamış vs.

Siz gelince, nasıl rahat ediyor, canınız hangi şekli seviyorsa onu uygulamakta hiçbir sakınca yoktur,

Önemli olan Mevlanın huzurunda saygı ile O'na esas duruşta bulunmanın hazzını yaşamaktır,

Mevlam kabul eylesin!

Rivayetleri karıştırıp o kadar namaz şekli belirleyen fakat aynı hassasiyeti nedense Kuran'daki namaz ayetleri için göstermeyenlerin bilgi ve dikkatine sunayım dedim.

Anlayana!

                                                                            06 Temmuz 2018

 

MEDYABAR.COM Sunucularına Yapılan Siber Saldırıdan Dolayı Veri Tabanımızdan Silinen Köşe Yazısı 14 Ağustos 2018 Tarihinde yeniden yayına verilmiştir. 


Medyabar.com bugun 18363 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 431 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler