Sunucu konuk olunca
Galip Boztoprak
TRT 1 de Ramazan Sevinci – İftara Doğru programının sunucusu Sayın Serdar Tuncer 12.09.2009 tarihinde Sahur Zamanı programında Sayın Yusuf Ziya Özburun'un konuğu olunca neler olur kestirmek kolay değil. Tam bir espri, nükte ve renk cümbüşü harmanı, hasılı doyumsuz bir Sahur Zamanı programı izlemiş olduk.
Sunucu sunucuya konuk olup program yapılırsa evet, Yusuf Kaplan'ın ifadesiyle "Manyakça" bir program çıkması mukadderdir. Burada "makyakça" ifadesini sakın ola ki, menfi bir anlam yükleyip öyle anlamaya kalkmayın. Sevgili Yusuf Kaplan'ın nev-i şahsına münhasır bir niteleme olarak karşımıza çıkıyor "manyakça" ifadesi. Yani ki yüksek beğeni ve takdirin hayret ifadesi olarak karşımıza çıkıyor manyakça ifadesi. Bundan mütevellit bu program da manyakça bir program oldu. Sahur vaktinde dost ve tanıdık isimler bir bir resmigeçit yaptılar.
Serdar Tuncer İftara Doğru programında konuğu olan muhterem Sadettin Ökten Hocamıza programdan sonra soruyorlar. Hocam muhtevası nasıl programlar yapmalıyım diye. Sadettin Ökten Hocamız tek kelimeyle insanlara kalbin olduğunu hatırlat deyiverir. Evet, kalp göğüs kafesimizin altında taşıdığımız yumruk kadar büyüklükte bir et parçasından ibaret nesneden değil elbet. Kalp ki sevinci, hüznü ve muhabbeti içinde barındırır. İnsan ki, sevinci, hüznü, muhabbeti hiç hatırdan çıkarmamalı değil mi? Sürekli yüreğinde ince sızı taşımalı değil mi?
Derken Nuri Pakdil Ağabeyimizin adı geçiverdi arada. Serdar Tuncer hemen toparlanıverdi. Nuri Ağabey hemen ceketimi düğmelemeliyim dedi. Bunun için Nuri Pakdil ağabeyin adının anılması yeter de artar bile deyiverdi. Evet, ardından Yusuf Ziya Özburun "Sükut Suretinde" Nuri Pakdil sedasını anıverdi.
Daha, daha Allah Dostlarından hatıra ve satıra gelen hikmetler bir, bir sıralandı. Coşku çağlayanı coştukça coştu. Yunus'tan, Mevlana'dan, Hüdai'den, Necip Fazıl'dan, Sezai Karakoç'tan anekdotlar sıralandıkça sıralandı. Coşku çağlayanı tam bir derya içre büyüdükçe büyüdü. Erdem Beyazıt hatırlandı ve rahmetle yad edildi.
Serdar Tuncer Muhterem Ömer Tuğrul İnançer'in bir kitabını imzalaması dolayısıyla yazmış olduğu ithaf yazısını andı: "Neydim!.. Ne Oldum!.. Ne Olacağım!.. Ya.. Serdar Kardeşim.." yazı da vermiş. Hep birer ince sızı, yürek çarpıntısı bunlar.
Sonra ikinin ikincisi o büyük insan Hazreti Ebu Bekir'e sorulan sual? Cevap müthiş, hiç tereddüt emaresi gösterilmeden: O diyorsa doğrudur. Yürek, bu yürektir. Kalb sahibi olmak buna denir.
Sayın Serdar Tuncer yeni çıkan şiir albümünden sunumlar yaptı. Ragıp Karcı anıldı ve güzel bir şiirini Serdar Tuncer seslendirdi. Bütün bu coşku dolu harmanlamayı yer, yer Yusuf Ziya Özburun ihtisasını da konuşturarak özgün Sosyolojik analizlerle programa bir ayrı renk ve lezzet kattı. Sunucu sunucuya karışarak Sahur Zamanı "Manyakça" bir programla insanoğluna "Senin bir kalbin var" mesajı ısrarla vurgulandı.
TRT ekranlarında alışık olmadığımız İftara Doğru ve Sahur Zamanı programları ve sunucuları Serdar Tuncer ve Yusuf Ziya Özburun ramazan boyunca ağırladıkları konukları ile izleyicisine farklı bir format ortaya koydular. Doğrusu alışılmadık format ve muhtevada özlediğimiz ve beklediğimiz İftara Doğru ve Sahur Zamanı programları izleyicisine doyumsuz dakikalar yaşattılar. Serdar Tuncer ve Yusuf Ziya Özburun'a emeklerinden dolayı sonsuz teşekkürlerimizi ve tebriklerimizi sunarız.
ŞİİR KÖŞESİ
YAŞAMAK
Yaşamak, çölde susuz kalmışa bir damla sudur
Ki duyar belki buluttan bile yağmur sesini,
Kimi gözler nicedir görmek için tutkuludur,
Güneşin altın ışıklarla gülen çehresini.
Kimi kırlarda çiçek toplamanın zevkıyle,
" Yaşamak işte budur" der, uzanıp seyre dalar,
Derbeder rüzgârı bekler ve onun sevkıyle
Doldurur gökyüzünü mâvileşen hülyâlar.
Kimi der ki, yaşamak; sevgilinin elleridir.
O sıcaklıkla yaşar son güne dek sevgililer.
Gamlı dünyâya vedâ ettiğimizden beridir,
Mâcerâmız kapanan gözlerin ardında sürer.
MEMDUH CUMHUR
Yazı Tarihi : 16 Eylül 2009 Çarşamba
Bu yazı 197 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.