Ben bu yazımda, Sakarya için; SATSO ve Büyükşehir Belediye Başkanlığının gündeminde olan "Organize Besi Bölgesine(OBB)" değil de, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının 1998 yılından itibaren birlikte ilgilendikleri ve çalıştıkları bir konu olan "Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (GİOSB)" fikrine dikkat çekmek istiyorum.
Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi; "Bölgesel Kalkınma Planı" gibi düşünülmüş, uzun yıllara dönük bir mega proje olacak. Dünya pazarlarında rekabet edebilecek kalitede ve uluslararası standartları yakalayacak şekilde; işlenmiş bitkisel ve hayvansal gıda ürünleri üretecek, Anadolu'nun her tarafından ham ya da yarı mamul olarak gelen ürünleri en ileri teknoloji ile işleyip paketleyecek, ekonomik büyüklüğü ve rekabet gücü olan tarımsal işletmeler ve yerli markalar yaratacak.
Eşsiz bir Gıda Kontrol Laboratuarına sahip olacak. Ülke çapında söz sahibi bir gıda ürünleri pazarlama merkezi olacak. Sakarya Teknopark vasıtasıyla Sakarya Üniversitesiyle ve Bilim-Teknoloji ile entegre olacak, belki onunla bağlantılı bir Tarım Teknolojileri Üniversitesi kurulacak. Yabancı ortakları bulunacak. Gelen tüccar ve sanayicileri ağırlayacak otelleri, çalışmalarını kolaylaştıracak iş merkezi ve bankaları olacak.
Bu proje, Kamu-Özel Teşebbüs işbirliği ile uygun bir karma model de olabilir. Hele hele TOBB da işin içine çekilebilirse ve ortaklardan birisi yapılabilirse onun gerek Avrupa borsaları ile ve gerekse Türkiye içi bağlantıları dolayısıyla "Sakarya Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi" tüm Türkiye çapında tarım ürünlerini (bitkisel ve hayvansal) değerlendirmede bir örnek olabilir. İlimizin: Valilik, SATSO, Büyükşehir Belediyesi, Üniversite, vb. tüm ciddi aktörlerinin hem fikir oldukları ortak bir niyet olarak çiftçilerimizin karşısına çıkılırsa, çiftçilerimiz organize edilebilir ve yönlendirilebilir.
Çiftçiyi ve sanayiciyi özendirici, liberal kurallar içinde, ancak keyfi üretimin olmadığı, sertifikalandırılmış nitelikli üretim yapılan, ürünü işleme ve pazarlama sorununun yaşanmadığı, "Sözleşmeli Çiftçilik" gibi bir yapıya geçilebilir, çiftçimiz güçlendirilebilir.
Maalesef, Sakarya'nın hem "Besi" ve hem de "Dış Mekan Süs Bitkileri" için OSB tekliflerinin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 2007 yılı yatırım programında reddedildiğini hatırlıyorum. Yazık olmuştu… Ancak neden? Bunun üzerine konunun evveliyatını araştırdım. Öğrendiklerimi paylaşayım:
Organize Besi Bölgesi (OBB) fikri aslında daha 17 Ağustos depremi öncesinde Adapazarı Ticaret Borsası tarafından gündeme getirilmiş, fakat deprem ile birlikte uzunca bir süre rafta kalmıştı. Bu proje ile Sakarya'nın geçmiş yıllarda hayvancılık ve tarım konusunda Türkiye genelinde sahip olduğu etkinliğin yeniden kazanılması hedeflenmişti. O zaman da gündeme getirilen bu fikrin birçok yararı olduğu yadsınamaz. Çünkü OSB'lerde yer alan sanayi tesislerinde ortalama 5000 kişi istihdam edilebileceğini düşünecek olursak, doğru bir yer seçimi ile ilimizin kanayan yarası olan işsizlik sorununa ne denli bir katkı sağlayabileceğini tahayyül edebiliriz. Ancak, yeterli sanayi parselini ayırmayan, ayırmış olsa dahi söz konusu parsellerde doğrudan tarımsal faaliyetler kapsamında görülen et ve et işleme, süt ve süt işleme tesisleri ile zorunlu olanlar dışındaki ünitelere yer vermeyen, sadece yem fabrikalarının yer aldığı OBB projeleri bir tek Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının ilgisini çekiyor. Çünkü 3143 Sayılı Sanayi Bakanlığının Kuruluş Kanununda sayılan görevler arasında, seracılık ve besicilik gibi doğrudan tarımsal faaliyet sayılan planlı bölgelerin kurulmasına yönelik bir görev bulunmuyor. 4562 sayılı OSB Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Yönetmelikler de bu tür bölgelerin kurulmasına yönelik istisnai bir düzenlemeye yer vermiyor. Bu durumda hukuki bir boşluk doğuyor, dolayısıyla projeye Sanayi Bakanlığının katılımı mümkün olamıyor. Bir projenin aynı zamanda Sanayi ve Ticaret Bakanlığının da ilgisini çekebilmesi için, ayrılan sanayi parsellerinde Tarım ve Hayvancılığa dayalı bir imalat sanayi oluşturulması; işleme sanayi, paketleme, muhafaza etme ve pazarlama yöntemleri konusunda rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte bir tarım-sanayi entegrasyonu gerçekleştirmesi gerekiyor. Çünkü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, VIII. Beş yıllık Kalkınma Planı'nında yer alan amaç ve hedeflerden dolayı; AB ülkeleri ile rekabet edebilecek tarımsal işletmelerle ilgileniyor. Bir an önce dünya normlarını yakalamış, ekonomik büyüklüğü olan, rekabet gücü yaratacak tarımsal işletmelerin oluşturulmasını istiyor. OSB tarzındaki yapılanmaların AB ile Türkiye arasında tarımsal işletme büyüklüğünden kaynaklanan ve aleyhimize olan rekabet sorununun aşılmasına katkı sağlayacağını düşünüyor. Sakarya'nın önerdiği şekliyle bir Organize Besi Bölgesi ise; doğrudan tarımsal faaliyetlerin yapıldığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının ihtisas alanına giren bir konu olarak görülüyor. Çünkü Sanayi Bakanlığı, kendi sağlamış olduğu alt yapı kredi desteğinin tarımsal faaliyetlere kayacağı ve asıl yapmakla yükümlü olduğu imalat sanayinin gelişmesini engelleyeceği bir duruma geleceği ve bu durumda da bir nevi haksız rekabete yol açacağı değerlendirmesini yapıyor. Önemli olanı Tarım-Sanayi entegrasyonunun sağlanması olarak gördüğünden dolayı, projenin sanayi ayağının minimum seviyede kalması halinde bakanlık hedefinden saptığını düşünüyor. Bu durumda yapılacak iş şu: Ben SATSO'nun da üzerinde çalıştığı Organize Besi Bölgesi projesinin "Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi" olarak revize edilmesini öneriyorum. Bu maksatla da; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında hazırlanan "Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Kurulmasına Yönelik Protokol" gereği, TDİ OSB'nin kurulmasına yönelik talep sahibi bir Tüzel Kişilik oluşturulmasını, içeriği Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca hazırlanan "TDİ OSB Ön Araştırma ve Bilgilendirme Raporunu İçeren Proje Teklifinin" hazırlanarak Tarım İl Müdürlüğünün uygun görüşü ve Sakarya Valiliğinin oluru ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığına başvurulmasını teklif ediyorum. SATSO'nun tespitinde de olduğu gibi Sakarya TİGEM arazisi de yer seçimi olarak son derece uygun görünüyor.
Dikkatimizi sadece hayvancılığa değil, Tarım-Hayvancılık-Sanayi entegrasyonunu düşünen böyle bir alana toplamamız Sakarya'mıza bir şans kapısı açabilir. Bakınız, gelişmiş Avrupa'nın içinde Belçika Avrupa'nın köylüsü olarak anılır. Ama onlar bundan çok iyi kazandılar. Ve bugün NATO ve BM'in ABD dışındaki Karargahları bile Belçika'dadır. Yani bu şehir bu projeden ekmek yiyebilir, saygınlığını arttırabilir. Evet bunun gerçekleşebilmesi için çok iyi hazırlanmış fizibilite ve proje gerekiyor, ancak iki önemli husus daha var: Birincisi, bu projenin sadece Adapazarı Ticaret Borsası veya SATSO veya Büyükşehir Belediye Başkanlığının öne çıktığı bir proje olması yetmeyecek. Aynı zamanda Valilik, Tarım İl Müdürlüğü, Sakarya Ziraat Odası, Sakarya Üniversitesi, SESOB, Besiciler Odası, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Süt Üreticileri Birliği, Kırmızı Et Üreticileri Birliği gibi ilin diğer kurum ve kuruluşları ve en önemlisi Sakarya Milletvekillerinin de, Ankara'da kararlı bir güç birliği sergileyecek şekilde desteklemesi ve projenin sıkı takipçisi olmalıları gerekiyor. Bu projenin kısa süre içerisinde gerçekleşmesi ancak bu müşterek desteğin gücü ve etkisine bağlı. İkincisi de; bu projenin içerik olarak hem Sanayi ve Ticaret Bakanlığının ve hem de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının ilgisini çekmesi ve desteğini alması gerekiyor. Bu maksatla projenin, hem doğrudan tarımsal faaliyetler maksatlı olmasından dolayı Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına; hem de imalat sanayi koluna yer vermek ve tarım-sanayi entegrasyonunu ön plana çıkartma maksatlı olmasından dolayı da Sanayi ve Ticaret Bakanlığına hitap edecek şekilde hazırlanması uygun olacaktır diye düşünüyorum.
Yazı Tarihi : 14 Eylül 2009 Pazartesi
Bu yazı 116 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Sayın Hatunoğlu yazınızda değindiğiniz konuları lütfen ilgili mercilere bir kez daha olsun hatırlatmanız konun ehemniyeti ve göz ardı edilen somut projelerin raflara kaldırılması ve sakarya ve sakarya halkının kaybeden olmaması adına belkide bir ıışık tutmuş olursunuz yazıalrınızda değindiğiniz konular gerçekten bilimsel verielre ve kaynakalra yasal düzenlemeler ve diğer detaylarıda ortay koyarak belirtmeniz samimi yakalşımınızdan ötürüde sizi destekliyorum lütfen yazıalrınza bu ciddiyet ve kararlılıkla devam etmenizi bizlere çok şey katmaktadır . çalışmalrınızda başarıalr ddilerim
Selim ÖZEN @ 14.09.2009 22:04:50