Yok devenin başı

Turan Çatalbaş

Turan Çatalbaş
Halk arasında ‘Yok devenin başı' tabiri sıkça kullanılır. Ama hiç kimse bu deyimin nereden geldiğini pek bilmez.
Deve deyip geçmeyin.
Susuzluğa çok dayanıklı olan bu hayvan hem çok akıllı hem de çok kinci bir hayvandır.
Size ‘Yok devenin başı' deyiminin nereden geldiğini aktarırken bu günlerde yaşadığımız ve toplumun çok geniş kesimleri tarafından tartışılan açılıma da ayrı bir pencereden yorum getirmek istedik.
Belki bu hikâyeyi okuyunca açılıma farklı bir yönden bakarsınız!

***

Bir gazeteci, çölde karşılaştığı bir bedeviye sorar:
-Sence lider kimdir?
Bedevi, "Bir tanım yapmak yerine, bir öykü ile sorunuza cevap verebilir miyim?" der.
Gazeteci, "Elbette, anlat öykünü" diye yanıtlar.
Bedevi anlatır:
- Benim gibi bir bedevi, devesinin üstünde ve kızgın güneşin altında, Sina Çölü'nde yol almaktadır. Birden ufuk çizgisi kararır, gökyüzünde nadiren tek tük görülen kuşlar, bu kez toplu halde, karanlığın aksi istikametine doğru, telaşla kanat çırpmaktadır.
Çölün mutlak sessizliği, daha da yoğunlaşır sanki. Deneyimli bedevi; bu alametlerin, şiddetli bir kum fırtınasının habercisi olduğunu hemen anlar. Devesini çökertir, üstünden iner. Heybeden aldığı sağlam bir kazığı, kızgın kumlara çakar ve devesini sıkıca bu kazığa bağlar.
Sonra yine heybelerden, katlanmış parçalar halinde çıkardığı küçük çadırın alelacele kurup, içine girer ve kapı örtüsünü her iliğinden düğümler. Son düğümü henüz atmıştır ki; fırtına bulundukları bölgeye ulaşır.
Küçük çadır havalanacakmış gibi sallanmakta, rüzgârın oluşturduğu kum sağanağı, neredeyse delip geçecek bir hızda, çadır yüzeyine çarpmaktadır. Her kum tanesinin, boyları küçük fakat verdikleri acı büyük oklar gibi bedenine saplandığı deve, dile gelir, "Efendi, canım çok acıyor. Hiç olmazsa başımı çadıra sokmama izin verir misin?" der.
Dışarıda olmanın ne kadar zor olduğunu iyi bilen Bedevi, zavallı devenin bu dileğini kabul eder ve "Peki, başını çadıra sokabilirsin" diyerek, kapıyı bağlayan düğümleri boşaltır.
Durmak bir yana, fırtına giderek daha da gemi azıya almaktadır. Deve, sahibine tekrar yalvarır; "Efendi, derimin en ince olduğu yer boynumdur ve şu an çok acıyor. İzin ver, boynumu da çadıra sokayım."
Biraz ikirciklenmeyle, bu isteğe de "Peki" der bedevi.
Fırtına, sanki sonsuza dek sürecek gibidir. Deve bu kez, ilk ikisinden daha acıklı bir sesle yalvarır;
"Efendi, ne olur, hörgücümü de çadıra sokmama izin ver…"
Bedevi bu son isteği de kerhen kabul eder. Ancak, hörgücün de içeri girmesiyle, küçücük çadırda, artık kımıldayacak yer kalmamıştır.
Bu duruma, bedeviden önce, deve tepki gösterir; "Efendi, bu çadır ikimize dar geliyor. Sen dışarı çıkıp, başının çaresine baksan…" (G.Aslan'dan)



Rolex saat!..

Çok havalı ve zengin genç bir "işadamı", yeni aldığı spor arabasını ofisinin önüne park eder. Ofisteki arkadaşlarına nasıl gösteriş yapacağını düşünerek arabasından inerken, yoldan hızla geçen bir kamyon sağ tarafındaki kapıyı kopartır atar.
Genç adam derhal cep telefonunu kapar ve polisi arar. Bir dakika içinde polis olay yerine gelir fakat daha tek bir soru sormasına fırsat bırakmadan avukat isterik bir şekilde haykırmaya başlar…
Daha geçen gün aldığı arabası mahvolmuştur ve kaportacı ne kadar ince işçilik gösterse de gene de eskisi gibi olmayacaktır. O kamyonun sürücüsü derhal bulunmalı ve yaptığı hasar ona mutlaka ödettirilmelidir.
Adam kızgın ve öfkeli şikayetini nihayet bitirdiğinde, polis bıkkın ve inanamaz bir şekilde başını sallar "Bu kadar materyalist olmanızı bir türlü anlayamıyorum.." der; "..sahip olduğunuz şeylere öyle bağlanıyorsunuz ki, başka bir şeyi gözünüz görmüyor."
"Nasıl söylersin böyle bir şeyi" diye hayretle sorar genç adam…
Polis adama acıyarak ve küçümseyerek bakar "Sol kolun dirseğinin altından kopmuş görmüyor musun? Kamyon sana çarptığı sırada olmuş olmalı ve
sen bana kaportacıdan bahsediyorsun...."
"Aman Tanrım!" diye bağırır adam.
"Rolex'im de gitmiş!.."



Yazı Tarihi : 10 Eylül 2009 Perşembe
Bu yazı 141 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk