Ne garip, Ramazan'da ibadet edileceği yerde ne hikmetse "kumar" vakalarında büyük artış görülür. Sanki millet "orucunu" açmayı zor bekliyor da, suyunu içen soluğu kahvehane, dernek veya lokalde alıyor
Kimsenin oyununa, suyuna ve "orucuna" karışmak haddimize değil. Ancak insanlar özellikle "kumar" oynamak için neden Ramazanları tercih eder onu da bir türlü anlamış değilim
Tabi her Ramazan olduğu gibi "kumar" vakalarına karşı polis ve jandarma gerekli önlemlerini alıyor. Bunu her gün haber merkezimize gelen polis ve jandarma bültenlerinden anlıyoruz
Bu bültenlere bakacak olursak neredeyse her akşam bir "kumar" vukuatına rastlamak mümkün. En çok tercih edilen "kumar" oyununun da "tombala" olduğu görülüyor
Meğer ne kadar çok "tombala" çekmeye meraklıymışız da haberimiz yokmuş. Vukuat bültenlerindeki istatistiklere bakarsak "tombala" neredeyse Türk Milleti'nin "milli kumarı" haline gelmiş
Polis ve jandarmanın hemen hemen her akşam kahvehanelere özellikle "tombala" baskınları düzenlemesi yerinde bir uygulama. Ancak ben, bu hastalığın önünün denetlemelerle falan kesileceğini zannetmiyorum
Zira cezai müeyyidelerin son derece yetersiz kaldığı ülkemizde yapılan her "kanunsuz" iş, yapanın yanına kar kalıyor. Dolayısıyla yapılan denetimlerde "kumar" oynarken yakalanan kişilere verilen cezalar "komik" olunca, Ramazan aylarında da "tombalacılara" gün doğuyor
Eh ne de olsa "sahura" kadar hayli uzun bir zaman var. Kahvehaneler de sahura kadar açık olunca "tombala" için zemin hazır demektir. Oyuncu sınırı da yok. Ver herkesin eline bir kâğıt başla çekmeye
Oysa bizim anladığımız Ramazan kültürü bu değil. Bizim bildiğimiz Ramazan akşamları "iftar sofrasıyla" başlar sonra da camilerde "teravih namazı" kılarak devam ederdi
Elbette "teravih namazı" sonrası "kahvehaneler" dolup taşardı. Ama bu "sohbet" etmek için olurdu. Biz de bu sohbetlerden istifade etmek için büyüklerin dizi dibinden ayrılmazdık
Öyle sohbetler olurdu ki inanın insan vaktin nasıl geçtiğinin farkına bile varmazdı. Maalesef bugün kahvehanelerdeki bu sohbetin yerini "birinci çinko, ikinci çinko, üçüncü çinko, tombala" nidaları aldı
Sonuçta sohbetler, muhabbetler unutuldu. Top atışı ile birlikte "kahvehaneler" hınca hınç dolmaya başladı. İki kişi bir araya geldi mi, aynen "tombalaya" devam
Yazık, eskiden Ramazan ayı boyunca ibadet edilip "tespih" çekilirdi. Şimdilerde "tespihin" yerini "tombala" aldı. İnsan Ramazan'da "kumar" vakalarının artış göstermesine üzülüyor. Yoksa herkesin çektiği kendine
*****************************************************
Hatunoğlu yine döktürmüş!…
Cem Hatunoğlu, "MEDYABAR'da" kaleme aldığı "Lunaparktan eğlence endüstrisine" başlıklı yazısıyla yine döktürmüş. Bizim şehrin göbeğine koyduğumuz "çadır tiyatrosunun" aksine bir "lunaparkın" nasıl olması gerektiğini örneklerleriyle nefis bir şekilde kaleme almış
İnşallah "lunapark" diye millete yutturulmaya kalkılan "çadır tiyatrosunu" şehrin göbeğine koyan zihniyet bu yazıyı okumuştur da az da olsa bilgi sahibi olmuştur
Teşekkürler Cem Hatunoğlu. Birilerinin aksine seçimden sonra ortadan kaybolmayıp, bu şehrin gelişmesi ve geleceği için fikir üretip Sakarya'ya katkı sağlayama çalıştığınız için teşekkürler. İyi ki varsın. Ve sakın bir yere kaybolma. Bu şehrin senin gibi siyasetçilere ihtiyacı var
Yazı Tarihi : 07 Eylül 2009 Pazartesi
Bu yazı 192 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar