Kent Meydanında açılan lunaparkla ilgili olumlu ve olumsuz yorumları ilgiyle izledim, kendim de bizzat gidip gözlemledim.
Özellikle Mustafa Topkara'nın "Çadır Kültürü" başlıklı yazısında yaptığı değerlendirmeyi oldukça yeterli bulduğumu söyleyebilirim.
Ben iyi olmuş/kötü olmuş eleştirilerini bir yana bırakıp, konuya başka bir açıdan yaklaşmak istiyorum.
Kent meydanında açılan lunapark örneği, aklıma 1992 yılında, yani 17 yıl önce, henüz 27 yaşında bir gençken, Texas'ta bulunduğum dönemde gördüğüm, dünyada "Six Flags" adıyla tanınan muhteşem lunaparklar zincirini getirdi.
O zaman ziyaret etmiş, bir tatil günü boyunca her kuyruğa girmiş, ancak yine de bütün oyuncakların hepsini denemeyi yetiştirememiştim ve hayran kalmıştım.
Hiç o kadar eğlendiğimi hatırlamadığımı özellikle söyleyebilirim.
Internetten "Six Flags" yazıp tıklayın.
Karşınıza Six Flags'ın resmi web sayfası çıkacak. Bunlar dünyanın bu en büyük ve kapsamlı bölgesel eğlence parkları.
Bu başlı başına bir endüstri, yani "Eğlence Endüstrisi". 1961 de ABD'de ilk park açılıyor.
Başlangıçta sadece ABD'de gelişen bu müthiş organizasyondan bugün 10 eyalette toplam 20 tane var. Daha sonra KANADA ve MEKSİKA'da da açılıyorlar. Şimdi de büyüme eğilimindeler ve deniz aşırında ilk olarak KATAR ve DUBAİ' de birer tane açılıyor.
Hemen "Six Flags" organizasyonlarının sahibi olan şirkete bir e-mail yazarak Adapazarı hakkında bazı bilgiler verdim, olurunu öğrenmek istedim: Otobanlarla ülkeye bağlı olduğunu, demiryolu bulunduğunu, bir limanımızın inşa halinde olduğunu, harika bir gölümüz ve nehrimiz olduğunu, Cengiz Topel Havaalanının 40 dk. mesafede bulunduğunu, Türkiye'nin en zengin 4 şehri olan İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Bolu ile ortalama 1,5 saat ulaşım mesafesinde komşu olduğumuzu, komşu şehirlerimizin nüfuslarının yaklaşık 20 milyon olduğunu ve benzeri bilgileri aktardım, kendilerine bazı sorular yönelttim.
Dün gece ABD'den Six Flags Stratejik Gelişme Müdürü Jarrett Waldner telefonla aradı.
E-mail'ime bizzat cevap vermek istemiş. Oldukça ilgilenmişler.
Sorularımın cevaplarını aldım, sizlere de özetleyeyim: Bir park minimum 1000 dönümlük bir arazi üzerine kurulabiliyor.
En fazla 200-250 milyon ABD Doları maliyeti var.
Konuyu incelemişler: Adapazarı'nın stratejik konumundan dolayı (Dikkat!) yılda 1,5-3 milyon ziyaretçinin olacağını tahmin ediyorlar.
Six Flags parkları geçen sene en iyi ve en karlı yıllarından birisini yaşamış, yani sektör krizden etkilenmemiş.
Six Flags eğlence parklarının 1000 kişinin üzerinde çalışanı var. Öğrenciler, öğretmenler, ilave geliri olmasını isteyenler, emekliler, sanatçılar tam veya yarı zamanlı iş sahibi olabiliyorlar.
Bir park karar aşamasından itibaren en fazla 36 ayda açılmış oluyor, yani teslimatı en fazla 3 yıl sürüyor ve anahtar teslimi yapıyorlar. Finansör/yatırımcı ve tahsis edilecek arazi bulma aşaması en önemli aşamalar. Six Flags şirketi proje maliyetine katılmıyor, park dizaynı, sistemin planlanması, inşası ve kurulması, geliştirilmesi, açılışı, proje yönetimi ve park yönetimi gibi konularda katkısını sunuyor.
Bu katkılarının da ne seviyede olacağı karşılıklı görüşmeler neticesinde yapılacak anlaşma koşullarıyla belirleniyor.
Ve düşününüz, bu parktan Avrupa, Türkiye ve Ortadoğu'da hiç yok!
Bu bir Disneyland değil. Uyanık ve girişimci Dubai'nin Disneyland değil de Six Flags tercihinden de görüleceği gibi, Sakarya için "Marka Şehir" olmanın ve şehri geleceğe açmanın kapılarından biri olabilir.
İçinde neler mi var
Bir kere bu parklar sadece çocuklara değil her yaş gurubuna hitap ediyor. Bütün aletlerde en üst seviyede emniyet tedbirleri alınmış ve büyükler için ayrı, çocuklar için ayrı olmak üzere düşünülmüşler.
Yani bir aile eğlence merkezi. İşte içindekilerden bazı örnekler: Paraşütsüz atlayış (Skydiving/Bungee jumping), 26. kat yüksekliğinden 120 km/s. ile inen ve birçok yerde tam bir daire atarak sizi tepetaklak getiren, dünyanın en büyük, en hızlı en yüksek, en yeni hız trenleri (Roller Coaster); 7 saniyede 0 km/s. den 160 km/s. sürate çıkarak 41. kat yüksekliğinden aşağı düşen hız asansörü, 26. Kattan 85 km/saat ile düşen roller coaster,
sallanan kayık, araba yarışları, boyalı silah yarışma parkları,
hediyeli eğlence oyunları, tur otobüsleri, tur trenleri, balon seyahati, klasik dönme dolap, klasik İspanyol eteği, klasik atlıkarınca, 6. kat yüksekliğinden suya düşen bot, kendi etrafında ve yörünge üzerinde dönen dev fincanlar, azgın nehirde kano ve bot turları, klasik çarpışan otolar, dönme salıncaklar, akülü arabalar, korku tünelleri, go kart parkurları, çocuk tiyatrosu, bando gösterileri, eğlence müzesi, balmumu heykel müzesi, çocuk parkları, herkesin katılabileceği yetenek şovları, çocuk oyunları, festival ve eğlence alanları, yaz konserleri, paten sahaları, buz paten pisti, seyir kulesi ilk aklıma gelenler.
Daha neler neler var (resmi web sayfasından parkları sırsıyla seçerek alternatifleri görebilirsiniz).
Konsepte bağlı olarak içini nasıl dolduracağınızı onların da önerileri doğrultusunda sizin istekleriniz belirliyor.
Ayrıca yararlananların güvenlik ve rahatlığı için tüm kolaylıklar da düşünülüyor. Mesela; ilk yardım ekipleri, sağlık ekipleri, itfaiye ekipleri, güvenlik elemanları, çocuk bakım yerleri, danışma büroları, kafeteryalar, restoranlar, tuvaletler, piknik alanları, anı ve hediyelik alışveriş yerleri ve oteller gibi. Çocuklar için hazırlanmış basit bir krokiyi resimlerde görebilirsiniz.
Böyle bir Eğlence Endüstrisinin şehrimize kazandırıldığını düşünelim…
İşte, kasaba panayırı eleştirisinden kurtulmuş, kendisine gelecek yaratma ve gerçek bir marka olma fırsatları arayan şehir seçeneği.
Taksicisinden esnafına, gencinden yaşlısına yeni iş olanakları ve zenginlik. Cıvıl cıvıl bir şehir.
Bu yazımı okuyanlar ilk bakışta "Ayaklarınız yere bassın!", ya da "Sakarya kim bu Park kim!" gibi düşüncelerle tepki gösterebilirler de.
Ben önyargılarımın ve kuşkularımın aklıma set çektiği tüm sınırlamaları kaldırıp, kent meydanının daracık alanına sıkışmış insanlarımıza ve Sakarya'mıza böylesine projeleri yakıştırıyorum.
Sayın Valimiz,
Milletvekillerimiz,
Büyükşehir Belediye Başkanımız,
SATSO Başkanımız ve tüm katkısı olabilecek Sakaryalılar:
sizlerin ağırlığınızı ve niyetinizi koymanız ile bu proje Sakarya'ya ve Türkiye'ye kazandırılabilir.
Düşünün lütfen, adam bunu 1961'de yapmış ki şimdi yıl 2009.
Bu başarılabilir bir hedef.
Sakarya'yı ayağa kaldırmak şiirlerin dışında da gerçek olabilir. Yeter ki ufkumuzu uzun tutalım, fırsatları kovalayalım, kendimize inanalım.
Yazı Tarihi : 01 Eylül 2009 Salı
Bu yazı 163 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
sayın Cem Hatunoğlu,
istanbulda olmama rahmen sizi yakından takip ediyorum "Six Flags" sakarya için kazanım evet ama siz bizim için daha büyük bir kazanım olarak yüreğimizdesiniz
ve 1000 adet oyum olsa 1 tanesini bile bulunduğunuz partiye vermesemde sizin olacağınız heryerde size yardıma hazırım
Hikmet ÖZTÜRK @ 05.09.2009 11:07:48
Teşekkürler Cem HATUNOĞLU. Bilfiil şehrin yönetiminde yer almadığınız halde, bu şehir için kafa yorup üretime bu kadar içten katkı yapmaya çalıştığınız için. Siyasette kalın...
sakarya sakini @ 02.09.2009 21:36:25