AÇILIM FANTEZİLERİ...
İdrakiyle şereflendiğimiz mübarek Ramazan ayının Türk - İslam âlemi ve bütün insanlık için hayırlar vesilesi, aziz milletimiz için kutlu bayramlar müjdecisi olması en kalbî niyazımızdır.
Allah tüm gönül dostlarımızı nicelerine eriştirsin inşallah. Mübarek Ramazan-ı Şerif'in başlamasıyla birlikte televizyonların haber programlarını izlemeye biraz daha fazla vakit ayırır oldum. Genellikle yazılı medyadan izlediğim gelişmeleri, ekranlarda izleyince daha fazla teferruata vakıf olma şansı bulduğumu fark ettim.
Açılım programı adı altında sürdürülen faaliyetlerin, iç siyasette yeniden ortamın kızışmasına ve siyasi üslubun zaman zaman iyice seviye kaybetmesine sebep olduğuna şahit oluyoruz. Sayın Erdoğan başta olmak üzere AKP yöneticilerinin, muhalefetten (Özellikle de MHP kanadından) gelen sert eleştirilerden ciddi ölçüde rahatsızlık duyduğu, son günlerde açıkça hissedilir oldu. Sayın Erdoğan'ın son birkaç gündür beyanatlarında kullandığı ölçüsüz bir takım ifadeler, bu rahatsızlığın en bariz göstergeleridir. Öyle zannediyorum ki; o ifadeleri de Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak değil AKP'nin Genel Başkanı olarak kullanmışlardır. Çünkü bu üslubun, bırakın T.C Başbakanı'nı herhangi bir devlet yetkilisine dahi yakışmayacağını düşünüyorum. Tıpkı, "PKK terör örgütüdür" diyemeyen DTP Genel Başkanıyla görüşmesini yakıştıramadığım gibi. İki yıldır TBMM çatısı altında olduğu halde "PKK ya terör örgütü demiyorlar" gerekçesiyle görüşme taleplerini geri çevirdiği DTP Genel Başkanı ve vekilleriyle geçtiğimiz günlerde AKP Genel Başkanı olarak yaptıkları görüşme gibi, "Açılım programı" adı altında sürdürdükleri çalışmaları da yine AKP'li kimlikleriyle yaptıklarını kabul etmenin daha sağlıklı olacağına inanıyorum. Zira açılım programı diye ortalıkta dolaşan rivayetlere baktığınızda; eğer bu söylentiler doğruysa böyle bir programı "Devlet politikası" olarak kabullenmek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuruluşundan bu yana yok saymak demektir.
Bu ilginç programın koordinatörü olarak çeşitli kurum ve kuruluşlarla temaslarını sürdüren Sayın Beşir Atalay'ın, her toplantı veya görüşmenin ardından ezberlemişçesine tekrarladığı bir ifade var ki evlere şenlik. Diyor ki Sayın Atalay; "Bu açılım programının amacı, devletimizin üniter yapısını ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü korumaktır.". Adama sormazlar mı "Hangi milletin bölünmez bütünlüğü?" diye.
Azcık fizik okumuş herkes bilir ki; parçaladığınız bütünün parçalarını yan yana koyarak, yeniden bütünü oluşturamazsınız. Siz, asırlardır iç içe geçmiş, birleşmiş ve kaynaşmış ve bir milli kimlik haline gelmiş bir yapıyı, 36 ayrı etnik kimlik olarak birbirinden ayıracak ve parçalayacaksınız, sonra da bunları yan yana bir arada yaşatarak bölünmez bir bütün haline dönüştüreceksiniz.
Allah biliyor ki ben kürtten rahatsız değilim ve adım gibi de eminim ki kürt de benden rahatsız değil bu topraklar üzerinde. Ama yine biliyorum ki; bizim birbirimizden rahatsız olmayışımızdan rahatsız olan birileri var. İşte bir anda ülke gündemine pompalanan ve ne olduğu hakkında sanırım savunucularının dahi pek bir şey bilmedikleri bu "Açılım fantezileri" en çok o birilerini hoşnut etmektedir. Yine son günlerde yazılı ve görsel medyada boy göstererek; "Diyarbakır veya Mardin'e nasıl baktığını, Güneydoğu hakkında ne düşündüğünü" ifade etme yarışına giren ve kendilerine sanatçı veya aydın vasfı atfedilen bazıları da o birilerinin değirmenine su taşımaktadır. Zira; Edirne veya Sakarya'ya baktığından daha farklı bir bakışla Diyarbakır veya Mardin'e bakmak bölücülüktür. Bu ülkenin kuzeybatısı ile güneydoğusu hakkında farklı düşünen bölücünün ta kendisidir.
Herkes bilmeli ve bilmeyenler de öğrenmelidirler ki; Türkiye Cumhuriyeti ülkesi, devleti ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Bu bütünlüğü zedelemeye yönelik her adım, ülkeyi geri dönüşü olmayan büyük felaketlere sürükler. Yüce Mevla'dan, içerisinde bulunduğumuz mübarek günler yüzü suyu hürmetine herkese bu gerçeği görecek basiret nasip etmesini diliyoruz.
Yazı Tarihi : 25 Ağustos 2009 Salı
Bu yazı 171 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
Aşk İklimi Yaptıgın Yorumlara ikkat Et Gizli İsimdeKullanma Varsa Açık Açık Adını Soyadını Yaz
Erhan @ 05.09.2009 03:02:02
ramazan ama sen yine yazara yazilmissin,
birak bu ask, mesk islerini, bos isler.
sizin cözümünüz dtp+bölücülerle masaya oturmak bir arada sohbet, muhabbetmi?
ak partiye oy atipta bu hal, hareket ve davranislari desteklemeyen bizzat tanidiklarim var.bütün bunlar kürt oylari icinmi?
duvara balyozla her gün vurmak fayda etmedi yikamadilar, politika degisti duvardan her gün bir tugla sökecekler ...
cözümmü sordun REFERANDUM derim, madem kendinizden bu kadar eminseniz refaranduma gidin millete bir sorun bakalim, hem genel secim öncesi bakarsin acilimi millet yapar.
ha bide bu yazarin yazisinin altinada yazacaksan dogru yaz GÖLGE yapiyorsun, kizma canim birazda gitde saksakcilarin yazilarinin altina yaz
(fisleme mhpli degilim, isinizdr
kis günesi @ 26.08.2009 14:29:41
Ahh be Zihnicim.
Nasıl bir açmaza girmişsin ki;Başbakanın sözlerini hatırlıyorsun sadece.
Bahçeli'nin söylediklerine hiç değinmemişsin.
Bu nasıl anlayış böyle.
Kavgayı başlatandan hiç bahsetmeyeceksin de,savunma yapandan feveran edeceksin.
Bir çözüm bulmak için,kanın durması için bir girişime katkı verecekseniz,buyurun.
Yoksa susun.
Çünkü susmak,çoğu zaman konuşmaktan daha evladır.
İktidarınızı gördü bu millet.
Oyları ilede cevabını verdi.
Şehit kanları ile size pirim vermeyecek artık.
Ama isminizin Zihni olması yeterli gelmiyor tabi.
Ramazan-ı Şerif ayınızı tebrik ediyor.
Sağlık ve afiyetler diliyorum.
Aşk İklimi @ 26.08.2009 12:55:25