Mustafa Gümüşel e-mail mgumusel@sakaryahalk.com
Çok şükür "onbir ayın sultanı" olan bir Ramazan Ayı'na daha birlik ve beraberlik içinde girdik. Gerçekten de etrafımızda olup bitenlere şöyle bir olup bakacak olursak halimize ne kadar şükretsek azdır…
Zira biz huzur içinde iftar sofralarımıza oturup "oruçlarımızı" açarken, hemen yanı başımızdaki komşumuzda, birçok kişi belki de iftar vaktini bile göremeyecek…
Bu yönüyle çok şanslı olduğumuzu söylemeye bile gerek yok. Varsın olsun, iftar sofralarımızda "kuş sütü" eksik olsun ama en önemlisi huzurumuz olsun…
İşin o tarafı bir yana, içinde bulunduğumuz ayın adı Ramazan olunca çarşı pazara da bir anda "bereket" geldi. Özellikle gıda maddesi satan yerlerde gözle görülür bir hareketlilik var. Herkes gücü nispetinde Ramazan alışverişlerini yapıyor…
Sahur ve iftarlıklar daha şimdiden evlerde stoklanmaya başlandı bile. Nereden baksanız bu hareketlilik Ramazan sonuna kadar sürüp gidecektir. Zaten ondan sonra da başka bir hareket başlayacak…
Bu arada Ramazan'ı fırsat bilenlerde yok değil. Bazı gıda maddelerinde daha düne kadar olduğu yerde sayan fiyatların biranda fırladı. Ama buna rağmen alışverişin hızı kesilmedi…
Anlayacağınız Ramazan bereketi "global krizi" bile yendi. Bana öyle geliyor ki "global kriz" bir ay süreyle de olsa Türkiye'yi "teğet" geçip gidecek…
Öte yandan belediyeler de Ramazan ayına has bir takım faaliyetler içinde girdi. Özellikle Büyükşehir Belediyesi'nin yardıma muhtaç ailelere yaptığı "sıcak yemek" ve "kuru erzak" yardımı sayesinde birçok ailenin "kursağından" doğru dürüst bir yemek geçecek…
Yine her yıl olduğu gibi "SAKVA" aynı anda 500 kişiye iftar verebilecek kapasitedeki dev çadırını kurdu. Bu sayede isteyen herkes iftarını bu çadırda açabilecek. Böylesine güzel bir gelenek dünyanın neresinde var…?
Sonra "Adapazarı Fırıncılar Odası'nın" dar gelirli vatandaşlara yönelik "aynı kalite ve gramajdaki ekmeği yüzde 50 indirimle alma" imkânı tanımasına yönelik başlattığı çalışma da çok önemli…
Zannediyorum ki bu yıl ilk oldu ama son olacağını da sanmıyorum. Zira "Halil İbrahim Balcı'nın" böylesi hayırlı bir işi gelenek haline getirip aynı uygulamayı her Ramazan'da hayata geçireceğini düşünüyorum…
Diğer bir husus da Ramazan ile birlikte gündeme gelen yardımlar konusu. Her Ramazan çeşitli kurum ve kuruluşlar yardıma muhtaç ailelere "ayni ve nakdi" yardımda bulunuyor. Bu da bize has ve çok güzel bir gelenek…
Yeter ki bütün bu yardımlar gazetelerde birkaç resmin çıkması için değil, gerçekten ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla yapılsın. İnşallah bu Ramazan tam tersi olmaz. Zaten olursa da onun adı yardım olmaz…
Ramazan ile birlikte bu ayın manevi dokusuna uygun bir takım etkinlikler de hazırlanıyor. Her yıl kurulan "Sahaflar Çarşı'sı" bile Ramazan gecelerine ayrı bir renk katıyor…
Her ne kadar yeri konusuna ben de katılmasam da "Kent Meydanına" kurulan "lunaparkın" Ramazan boyunca geceleri hareketlendireceğini düşünüyorum…
Velhasıl Ramazan kendine has manevi havası ve bereketiyle geldi. Artık bize düşen Ramazan'ın bu manevi havası ve bereketinden istifade etmesini bilmek olmalıdır. Zira bu manevi havayı ve bereketi bir dahaki sene kimin bulup kimin bulamayacağını Allah bilir…
*****************************************************
Zappar tiryakilerin işi zor!…
Eskiden özellikle kahvehanelerin camları tüp perdelerle kaplı olurdu. Bunun nedeni de "oruç" tutmayan insanların kahvehanede sigara içerken görünmek istememeleriydi…
Ancak kapalı alanlarda "sigara içme yasağının" başlamasıyla birlikte kahvehanelerin Ramazan boyunca camlarına tül perde takmalarının bir anlamı kalmadı. Dolayısıyla "zappar tiryakilerin" durumu bu yasakla birlikte hayli zora girdi…
Bakalım kahvehane sahipleri ve "zappar tiryakiler" bu işe nasıl bir formül bulacak. Dâhiyane bir çözüm bulacaklarına eminim. Artık kahvehane dışına koydukları her masayı "paravanla" çevirirler mi ne yaparlar bilemem…
Yazı Tarihi : 24 Ağustos 2009 Pazartesi
Bu yazı 274 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Bir ara her yazınızda Sakaryaspor'un ne kadar kötü gittiğini yazıyordunuz.Şu anda bir sürü futbolcunun lisansı çıkmadı ve yönetim işi yüzüne gözüne bulaştırdı.18 kişilik takım çıkaramıyoruz 16 kişi ile Tavşanlı'ya gidiyoruz.
Neden şimdi Sakaryaspor yazmayı bıraktınız?Neden geçen sene olduğu gibi yönetimi eleştirmiyorsunuz?
Evet @ 31.08.2009 07:50:09