Mustafa Gümüşel e-mail mgumusel@sakaryahalk.com
Asrın felaketi dediğimiz "17 Ağustos 1999 Depremi" ile ilgili haberleri okurken "Deprem Müzesi'nde" bulunan "ziyaretçi defterine" yazılanlar ile ilgili haber dikkatimi çekti…
Bugüne kadar yaklaşık 275 bin kişinin gezdiği deprem müzesinde ziyaretçilerin duygu ve düşüncelerini dile getirdiği 7 cilt dolusu ve yaklaşık 3 bin sayfadan oluşan duygu ve düşünceleri okuyunca tuhaf bir duyguya kapıldım…
Zira içlerinde öyle yazılar var ki, etkilenmemek mümkün değil. Dolayısıyla bugünkü yazımı "Deprem Müzesi'nde" yer alan "ziyaretçi defterine" yazılanlara ayırdım…
Gerçi hepsini bu köşeye taşımak isterdim ama takdir edersiniz ki bu mümkün değil. Dolayısıyla ben de içlerinden bir kaçını seçtim. Eminim okurken sizin de boğazınız düğümlenecektir. İşte o "ziyaretçi defterinden" birkaç yazı…,
"Hayatımın en acılı, en karanlık günüydü 17 Ağustos ve hala her 17 Ağustos kapkaranlık geçiyor. Ömrümün sonuna kadar da öyle geçecek. Bu acıyı hiçbir mutluluk unutturmayacak, hiçbir sevinç…
Hayatımın en önemli parçasını kaybettim o depremde… Sanki Adapazarı'nın tüm duvarları, taşları kalbime yıkıldı, sanki ben kaldım enkaz altında. Bu deprem tüm Adapazarlıları ne kadar acıtsa da, hepimizi olgunlaştırdı…
En büyük dileğim; depremde ölenlerin hepsinin şimdi cennette olması. Allah, depremde ölen herkesin yakınlarına sabır versin. Seni çok seviyorum Babacım, seni asla unutmayacağız…"
"Sevgilim ağabeyim, sevgili yengem, sevgili yeğenim. Bu mübarek Kurban Bayramını buruk bir şekilde geçirdik. Keşke sizler de aramızda olsaydınız. Her ne kadar eşimiz dostumuz olsa da kimse sizin yerinizi dolduramaz…
Uğur'u merak etmeyin. O okuyup polis oldu. Şu an çevik kuvvette Adapazarı'nda görev yapıyor. Sizler toprağınızda rahat yatın. Allah Mekânınızı cennet eylesin. Hoşça kalın…"
Merhaba; Ben Sakaryalı bir çocuk olarak bu Adapazarı depremini çok iyi bilirim. 17 Ağustos 1999 depreminde ne kardeşlerimizi ne anne ve babamızı kaybettik…
Ama bilemezsiniz. Unutmadık, unutmayacağız. Adapazarı depremi çok kötü bir felaketti. Tıpkı annemin o günü kıyamet sanması gibi. Ama çok şükür Allah'ımıza bizim aileden vefat eden yok…"
"Depremi pek hatırlamıyorum. Sadece babamın beni kucağına alıp hızla odadan çıkardığını hatırlıyorum. O geceyi dışarıda geçirmiştik. O zaman hiçbir şeyin farkında değildim. O gecenin ne kadar önemli olduğunu şimdi anlıyorum. Allah ölenlerin ailelerine sabır versin. Babaannemi çok seviyorum…"
"Allah, depremde ölen herkesin yakınlarına sabır versin. Seni çok seviyorum Babacım, seni asla unutmayacağız. Gözde…"
"Benim adım Furkan. Ben annemi ve babamı kaybettim depremde. Allah kimseye vermesin böyle bir acı. Furkan…"
"Benim adım Emirhan. Ben de çok sevdiğim arkadaşlarımı ve ailesini kaybettim ve enkazdan çıktım. Emirhan…"
"Babacım seni çok seviyorum. Yazan, Büşra…"
"Unutmadık, unutmayacağız. Hep yanındayım kuzenim unutmadım seni. Derya…"
Evet, "17 Ağustos" sabahını onlardan iyi kimse anlamaz ve anlatamaz. Gelin yeni yeni "ziyaretçi defterleri" açılmadan "deprem gerçeğini" görün. Bu şehri ona göre şekillendirin. Bu "ziyaretçi defteri de" artık kapansın…
*****************************************************
Şeker gibi maaş!…
Adapazarı Şeker Fabrikası Genel Müdürü Ayhan Teke'nin istifa haberi herkesi şaşırttı. Tabi asıl şaşkınlık bu istifa haberinden sonra Genel Müdür sıfatıyla Ayhan Teke'nin aldığı maaş ortaya çıkınca yaşandı…
Buna göre Şeker Fabrikası'ndaki görevinden istifa eden "Genel Müdür Ayhan Teke'nin 15 bin lira, yardımcılarının ise 10 bin lira maaş" aldıkları öne sürüldü…
Hay Maşallah. Meğer Sayın Genel Müdür, ilimiz milletvekillerinden, belediye başkanlarından ve Valimizden katbekat fazla "şeker gibi maaş" alıyormuş…
Tevekkeli değil Şeker Fabrikası bir türlü belini doğrultamıyor. Siz önünüze gelene böyle maaş verdiğinize göre ürettiğiniz "şekeri" ne yaptığınızı düşünmek bile istemiyorum…
Yazı Tarihi : 19 Ağustos 2009 Çarşamba
Bu yazı 196 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar