Mustafa Gümüşel e-mail mgumusel@sakaryahalk.com
Geçen hafta Adapazarı tam anlamıyla "kanlı bir hafta sonu" yaşadı. Cuma sabahı "Bismillah" deyip gazeteye geldiğimizde önümüzde aynı gün belirli aralıklarla meydana gelen iki farklı olay bulduk…
Mutlaka bu olaylarla ilgili gazete ve televizyonlardan bilgi sahibi olmuşsunuzdur. Ben yine de belki kaçıranlar vardır diye bu iki olayı kısaca sizlere aktarmak istiyorum. İşte o olaylar…;
Adapazarı'nda sabah saatlerinde "Küpçüler ve Eser İlköğretim Okulu ve Patates Hali'nde" yarım saat arayla meydana gelen olaylarda üç kişi silahla vuruldu…
Bu üç kişiyi farklı farklı yerlerde vuran ise bir kayınpeder! Öfkeli kayınpeder artık öyle sinirlenmiş öyle kinlenmiş ki biranda ortalığı "kan gölüne" çevirip sonra da intihar etmeyi göze almış…
Kiraladığı bir taksi ile önce gidip damadının arkadaşını vurdu. Sonra da damadını bulup bu defa da ona kurşun yağdırdı. Hem damadının arkadaşını hem de damadını silahla vurduktan sonra da öfkeli kayınpeder intihar etmeyi seçti…
Sonuçta damadı öfkeli kayınpederinin silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetti. Damadının arkadaşı ve kendisi ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı…
Tabi hastanede kendisine gelen kayınpederin verdiği ifade çok ilginç, kulağına bazı sözler gelmiş ve bu da kendisini çılgına çevirmiş. Muhtemelen bir iki "dedikodu" yüzünden işlenmiş bir cinayet. Yazık, bir insanın "canına kast etmek" bu kadar basit olmamalı…
Yine aynı gün "TEM Otoyolu'nun Hendek çıkışında" başka bir olay meydana geldi. Hendek'te bulunan bir alışveriş merkezinde gece yarısı iki grup arasında silahlı çatışma çıktı…
Alışveriş merkezinde bulunan insanların gözü önünde çıkan silahlı çatışma sonrası üç kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumları ile ilgili net bir bilgi alamamakla birlikte İnşallah durumları iyidir…
Bu ne yahu? Bir gün içinde silahla işlenen olaylara bakar mısınız? Hani neredeyse her mahalleye bir silahla adam öldürme ve yaralama hadisesi düşüyor…
Böyle giderse insan sokağa çıkmaya korkacak. Veya önce kendisine bir "çelik yelek" edinecek sonra gideceği yere gidecek. Tabi her ihtimale karşı evden çıkarken çoluk çocuğu ile de "helâlleşmeyi" ihmal etmeyecek…
Maazallah her an bir "kör kurşuna" gitme ihtimali var. Hele hele toplu olarak gidilen yerlerden uzak durmakta büyük yarar var. Baksanıza çatışmalar, adam vurmalar artık alışveriş merkezlerine kadar sıçradı…
İşin "hiciv" yönü bir yana gidişat hiç de iyi değil. Bence birileri geçen hafta yaşadığımız "Kanlı Cuma'dan" ders alıp bir dizi tedbirler almalı. Aksi halde bu şehir hepimiz için yaşanmaz olur. Benden hatırlatması…
*****************************************************
Karasu cankurtaran ekibine nazar değdi!…
Geçen hafta başı "Karasu cankurtaran ekibi" başlıklı bir yazı yazdım. Kurulan ekibin ne derece isabetli olduğundan ve bugüne kadar yaptıkları başarılı çalışmalarından söz ettim…
Nazar mı değdirdim nedir, geçen hafta Karasu sahillerinde bir günde tam 18 kişi azgın sulara kapıldı. Neyse ki bunların tamamı "Karasu cankurtaran ekibi" ve vatandaşların sayesinde kurtarıldı. Ancak 14 yaşında ki bir çocuk maalesef diğerleri kadar şanslı olamadı…
İşin üzücü yanı 14 yaşındaki çocuğun cesedine günler sonra ulaşılabildi. Bu da bize Karasu sahillerinin ne kadar tehlikeli olduğunu ve kurulan "cankurtaran ekibinin" yerinde bir karar olduğunu gösterdi. İnşallah bu sayede Karasu'da boğulma olayları tamamen biterde artık annelerin yürekleri de yanmaz…
Yazı Tarihi : 10 Ağustos 2009 Pazartesi
Bu yazı 243 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar