"Bana gönderilen ilginç bir e-maili paylaşmak istiyorum bugün sizlerle.."
Bir adam Microsoft Şirketine bir iş için konuşmaya gidiyor..
Microsoft şirketinde "Tuvaletçi" olarak işe alınacaktır..
HR-Menajeri ile görüşüyor.
Tıkanmış bir lavaboyu temizleyip testten geçiyor..
HR-Menajeri kendisine testten geçtiğini ve hangi gün ve saatte işe başlayacağını email yoluyla bildirileceğini söylüyor.
Adam bilgisayarı olmadığını dolayısıyla e-mail kullanmadığını söylüyor.
HR-Menajeri; "Üzgünüm ama e-mailiniz yoksa sanal olarak varsayılmazsınız. Dolayısıyla sizi işe alamayız" diyor..
Adam çaresiz dışarıya çıkıyor.
Ne yapsam, ne etsem diye düşünürken cebindeki 10 Dolar ile süpermarketten 10 kilo kiraz alıyor.
Kapı, kapı dolaşarak kirazları satıyor ve iki hafta içinde sermayesini ikiye katlıyor..
"Bu şekilde ekmek paramı çıkarabilirim" deyip her sabah erkenden kalkıp kiraz alıyor.
Kapı, kapı dolaşarak satıyor.
Bu şekilde sermayesi her gün daha büyüyor.
Derken küçük bir kamyonet alıyor.
Sonra büyük bir kamyon ve birkaç küçük kamyonet daha.
Aradan 5 sene geçiyor..
Bu adam şu anda Amerika'nın en büyükleri arasında yer alan nakliyat şirketlerinin sahibi..
Ailesinin geleceğini düşünerek sigorta yaptırmak istiyor.
Ne var ki, sigorta şirketi kendisinden e-mail adresi istiyor..
e-maili olmadığını söylediğinde sigortacı:
-İlginç e-mailiniz olmadığı halde böylesine bir holding kurmuşsunuz. Bir de olsaydı, acaba neler yapardınız?." diyor.
Adamın cevabı:-"e-mailim olsaydı şu anda Microsoft'ta tuvalet temizliyordum.."
PEKİ, bu hikayeden neler öğrendik:
1- İnternet her zaman çözüm değildir..
2- e-mailiniz olmasa da, azimle çalışabilirseniz milyoner olabilirsiniz..
3- Bu haberi e-mail yoluyla okuduğunuza göre tuvalet temizleyicisi olmaya daha yakınsınız demektir.
Yaşamın içinden..
Hepimizin hayata, insanlara bakış açımızın farklı olması doğal bir işleyiş.
Olaylar ve kişiler hakkındaki yorumlarımızın da kişisel kalıplar içerisinde farklılıklar arz etmesini aynı anlayış içerisinde karşılamamız gerekiyor.
Her zaman dediğim gibi;
-" Hayat bir felsefe bilimi" gibi.
Kimine göre "ak" olan, kimine göre "kara" gelebiliyor.
Benim "doğru" gördüğüme siz "yanlış" diyebiliyorsunuz
Bunu ne benim, ne de sizin yargılama hakkınız yok..
Zaten hepimiz aynı düşünecek olsaydık, milyarlarca insanın dünyayı doldurmasına ne gerek vardı ki?
Bu anlamda, "kimseleri bizim gibi düşünmüyorlar diye suçlamak hakkını kendimizde görmemek, insan erdemine uygun bir bakış açısı" değil midir?
FIKRA KÖŞESİ
Deli var.
Adamın biri sinemaya gitmiş. Gişeden bir bilet almış, içeriye girmiş.
Çıkmış, tekrar almış içeri girmiş.
Biraz sonra tekrar bilet almaya geldiğinde gişedeki adam dayanamayıp sormuş:
- Bu kaçıncı biletiniz, beyefendi?..
Adam cevap vermiş:
- İçeride bir deli var, biletimi durmadan yırtıyor!..
Yazı Tarihi : 05 Ağustos 2009 Çarşamba
Bu yazı 168 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar