İkizce Müslim. Dünün köyü, bugünün mahallesi.
Sakarya Büyükşehir imar sınırları içinde, Adapazarı Belediyesi'ne bağlı, Acıelmalık ile Çaltıcak arasında, şirin mi şirin bir mahallemiz. Ancak benim için hala bir köy.
Nedenini de daha önceki bir yazımda, hemen yakındaki çok sevdiğim bir başka mahalleden, Harmantepe'den gelen bir sorudan esinlenerek açıklamıştım: Köyleri mahalle yaptık ve onlara siz artık köy değil mahallesiniz, köylü değil kentlisiniz dedik. Peki ama onları nasıl kentli olunacağına, mesela ahırlar kaldırılıp bireysel hayvancılığa son verildiğinde yerine hangi geçim kaynağının konacağına dair hazırladık mı?
Bu iş sadece iki kelime ile oynamak, köy yerine mahalle demek kadar basit değil. Üstelik bir de yılların birikimi olan köy varlıklarını alıp, karşılığında size belediye hizmeti veriyoruz demekle de olmaz.
Önce onu, dönüştürmek istediğiniz şeye hazırlamanız gerekir. Neyse…(İkizce Müslim gibi köy/mahallelerimizin:
ilköğretim, okul öncesi eğitim ve kadınlara yönelik meslek ve kişisel gelişim kursları; tarım ve hayvancılık;
altyapı başta olmak üzere diğer ilgi bekleyen meselelerine başka yazılarımda değineceğim.)
Sayın Melahat Üzgün.
İkizce Müslim Mahalle Muhtarı.
Son yerel seçimlerle göreve gelen, Adapazarı ilçesinden tek kadın muhtarımız.
Yaklaşık 30 yıl Viyana'da yaşadıktan sonra Baba Ocağına geri dönüp, halka hizmet adına Avusturya'da kazandığı gözlem ve deneyimleri aktarabilmek ve aslında hala bir köy olan İkizce Müslim'i gerçekten kentli bir mahalle yapabilmek adına göreve talip olmuş, kollarını sıvamış, bu işe kendini adamış bir kişi.
Göreve geldikten sonra el attığı en önemli konu, mahkeme kayıtlarına göre mahallesine kuş uçumu 375 m. uzaktaki 158 dönümlük bir alana yapılmak istenen ve mahallelinin hiç istemediği bir "Taş Ocağı meselesi" ile mücadele etmek. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine, Sakarya Valiliğine, Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Maden İşleri Genel Müdürlüğüne, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına, Çevre ve Orman Bakanlığına, SEDAŞ'a, Yerel Medya organlarına, Sakarya Muhtarlar Derneğine, TEMA Vakfı Sakarya Temsilciliğine, SATOB'a, Sakarya Üniversitesine, Jandarmaya, Avukatlara, yani ulaşabildiği her noktaya ulaşmaya çalışıyor, son derece demokratik bir mücadele veriyor. Kısacası tıpkı seçim broşüründe söz verdiği gibi:
aklını, bilgisini, görgüsünü, enerjisini ve kalbini bu konuya atfediyor. En önemlisi İkizce Müslim Mahalle HALKI da tamamen arkasında, muhtarlarının bu iyi niyetli çalışmalarına inançları ve destekleri tam, bu demokratik mücadelede birlikte yol alıyorlar…
Bir şirket, 1999 yılından buyana, İkizce Müslim Mahallesinin ilk evine, son duruma göre belki de 250-300 m. mesafede ve Doğal Gaz Çevrim Santraline 750 m. mesafede bir taş ocağı açmak için işletme ruhsatı almak istiyor.
Ancak şirketin bu isteği Sakarya Valiliği İl İdare Kurulu ve İl Daimi Encümenlerinin 2001 yılında yaptığı işlemler ile reddediliyor.
Bunun üzerine, araziyi 2015 yılına kadar kiraladığı söylenen bu şirket kendisinin haklı olduğunu düşünerek "davacı" oluyor.
Bu çerçevede, birisi Sakarya 1. İdare Mahkemesinde (09.12.2003 tarihinde), diğeri de temyiz istemiyle Danıştay 8. Daire'de (26.11.2004 tarihinde) olmak üzere 2 ayrı dava açarak hakkını arıyor.
Hakkını aradığı bu mahkemelerin her ikisi de, oy birliği ile, "TÜRK MİLLETİ ADINA" verdikleri kararlarda "talebinizi inceledik ve yasa ve yönetmeliklere dayanarak, sandığınız gibi sizi haklı bulmadık" diyorlar.
Yani şirket kendi açtığı davaları kaybediyor. Mahkemelerin "TÜRK MİLLETİ ADINA" diye başlayan bu kararlarının gerekçesi de, yaptırılan keşifler sonucu hazırlanan bilirkişi raporları ve ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca, ruhsat talebinde bulunulan taş ocağının: çevreye, ekolojik dengeye, kurulu bulunan Doğal Gaz Çevrim Santraline ve HALK sağlığına olumsuz etki yaratacak olması.
İlgili şirket, bu mahkeme kararlarına rağmen, 2005 yılında Maden İşleri Genel Müdürlüğüne tekrar müracaat edip ruhsat almayı başarıyor.
İkizce Müslim HALKI adına Muhtarlığın şikâyeti üzerine, 2 ay önce Valilik oluruyla taş ocağı faaliyetinin durdurulmasına karar veriliyor ve Adapazarı Kaymakamlığı da bu kararı ilgili taraflara duyuruyor.
Tüm bunlara rağmen bir taraftan şirket, ruhsat eninde sonunda alınır umuduyla yavaş yavaş taş ocağının bir kısım alt yapısı hazırlanmaya devam ederken ve Adapazarı Belediyesinden ruhsat almaya çalışırken, diğer taraftan İkizce Müslim Muhtarı Sayın Melahat Üzgün ve İkizce Müslim HALKININ saygın mücadelesi devam ediyor.
Son gelinen noktada, 22 Temmuz'da, Adapazarı Belediyesi daha önce vermiş olduğu ruhsatı iptal etmiş bulunuyor.
Bu konunun artık burada kapanmış olduğunu umuyorum.
Benim bildiğim, medeni bir ülkede ve bir hukuk devletinde, devletin kurumları vardır, kanunlar ve onun uygulayıcısı adil mahkemeler vardır.
Valilik gibi yetkili Devlet organları ve hele hele Devletin Mahkemeleri varken hiç kimse kendi hakkını kendisi alamaz.
Almaya kalkarsa bu hukuksuz olur, suç olur.
Buna göz yumulursa bu da suç olur, emsal teşkil eder, yanlışlara cesaret verir, hukuka güvenmekten başka hiçbir imkânı olmayan sıradan vatandaş kendisini yalnız ve güvensiz hisseder.
Çok daha önemlisi, medeni bir ülkede istediklerine ve istemediklerine gerçekten itibar edilen bir HALK vardır.
O nedenle, bence, olaya sadece oturduğumuz evlerden çok uzaktaki bir taş ocağı hadisesi olarak bakmamak, kendi evimize 250-300 m. mesafedeymiş gibi ciddiye almak, hele hele siyaseti bu işe hiç karıştırmamak ve hukuk çerçevesinde gereğini yapmak gerekir.
Oy isterken ağzının içine bakılan HALKIN vicdanı bunu bekler. Aksi takdirde vatandaşın, siyaset kurumuna da, hukuka da, devlete de inancı zedelenir.
İşte Adapazarı ilçesindeki tek kadın muhtarımız olan Sayın Melahat Üzgün'ün ve arkasındaki cesur İkizce Müslim HALKININ herkese örnek mücadelesi…
Ben İkizce Müslim ve onun gibilerine hala köy diyorum.
Melahat Üzgün ve onun gibi değerli muhtarlarımızın çabaları ve halkın onlara verdiği destekle hayal ettikleri gibi gerçek bir mahalle olacaklar; hakkını arayan, çıkarlarını savunan, mücadeleci, kararlı, akıllı, irade sahibi, mutlu, modern birer mahalle… Dikkatlerimizi biraz olsun oralara da verelim. Çünkü orada, sorunları olup da gerçekten mahalle olmak isteyen, birçok köy var uzakta!
Dileğim, memleketimde İkizce Müslim gibi mahallelerimiz ve köylerimizin çoğalmasıdır. Aslında onlar bizi temsil ediyorlar.
O nedenle hepimizin desteğine ihtiyaçları var.
Unutmayalım, mahkemelerimiz " TÜRK MİLLETİ ADINA", yani bizler adına karar veriyorlar.
Yoksa bu kararları çiğneteceksek, bu ülkeye "hukuk devleti" denmesi veya bu ülkede yargı kararlarının " TÜRK MİLLETİ ADINA" diye başlaması ne anlam ifade eder?
Kendimize saygı duyalım, birbirimizi de çiğnetmeyelim…
Yazı Tarihi : 02 Ağustos 2009 Pazar
Bu yazı 242 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Sayın HATUNOĞLU duyarlılığınız için teşekkürler . Bu ülkede alt yapısı olmadan bilimsel veri ve dayanağada sahip olmadan o kadar yasa , kanun , genelge , tebliğ çıkartıldı , yayımlandı ki sonuçlarına ve veballerine yine TÜRK MİLLETİ her zaman olduğu gibi katlandı katlanıyorda . Seçilmiş olarak gönderdiklerimizin yaptıkalrı ortadadır. İnşallah İkizce Müslim köylüleri gibi bilincli vatandaşlar davalarını haklı olarak sahiplendikleri gibi buda toplumun tüm kesimine örnek olur ve gelecekte aynı yanlışlara düşülmez doğru insanlar ile geleçek nesillere doğru yaşanası yaşam alanları bırakabiliriz .
Selim ÖZEN @ 05.08.2009 11:45:21
sayın cem hatun oğlubu bu yazınızdan dolayı size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum duyarlı bir insan olduğunuzu gösterdiniz bundan sonra kalbimizde daima bir yerin olacaktır şüphen olmasın sağol varol saygılar ikizce müslim mah.azalarından sait pişkin
sait pişkin @ 04.08.2009 23:11:49
Sayın Cem Hatunoğlu bedenin Ankarada,ruhun ve gönlün burada.Tebrikler.40 yıllık gazetecileri atlatıp bu haberi gündeme getirmen,gönüllerimize bir kez daha kazındın.Duyarlı ve hassasiyetiniz bizleri ziyadesiyle memnu etti.Sözde size laf atıyorlar.O sadece gündemde kalmak için bocalıyor diyorlar.Varsın desinler.Sakarya için kafa yorub mücadele edenleri Sakaryalı asla unutmaz.Saygıylar.
şahbazın kulu @ 03.08.2009 22:25:10