Güvercin Muhibbi Keleşzade...

Hayrullah Şanzumi

Hayrullah Şanzumi
Sürmene ilçesinin geniş bir ailesinin ferdiyim. Çavuş İbrahim Ağanın sulbünden gelen 21 nci Yusuf Ağanın torununun oğluyum. Çavuş İbrahim Ağa 7 nci Padişah II. Mehmet'in yeğenidir, yani Fatih Sultan Mehmet öz dayısıdır. 1464 senesinde henüz yeni evli 20 yaşındayken Hıristiyan milletlere karşı ıslahat kumandanı olarak vazifelendirilmiştir. Trabzon Hükümeti kendisini Sürmene'ye (Humurganı Karyesine) tayin etmiştir. 1465 senesinde gösterdiği başarılardan ötürü İstanbul'a gidip eşi ve yeni evladı olan Gülbedel hanımı getirip Sürmene'nin en elverişli yeri olan hâkim tepe Çavuşlu Tepesine yerleşmiştir. Çavuşzade İbrahim (İbrahim Ağa) 1473 senesinde emrindeki ordu ile Otluk Beyi muharebesine iştirak etmiştir. Dayısı Fatih Sultan Mehmet'in saflarında Akkoyunlu Hükümetinin ortadan kalkmasında ciddi yararlıkları olmuştur. 1490 senesinde 50 yaşındayken vefat etmiştir.
Oğulları ve torunlarıyla bugün ceman 4000 haneye ulaşmıştır. 21'inci torununun çocuklarının büyüğü olan Cafer Ağa dedem 1894 de Samsun'a hicret edip bizler de orada 1949 senesinde babamız tarafından İstanbul'a ikamet etmek üzere geldik. Annem de aynı sülaleden olup nesep olarak karışık değiliz.
Keleşzade Hacı Murad Efendi aile geçmişi ve tarihi serencamını kendi kaleminden bu şekilde kayıt düştü. Noktası virgülüne dokunmadan buraya dercetmiş olduk.
Ahir dem hayatını Kabe'nin Altın oluğuyla Balıkesir'in Altınoluk'u arasında seyr-ü süluka vakfetti.
Trabzon'un eşrafından kıymetli bir ailenin güzel evladı kabına sığmayarak evvel emirde Anadolu'yu bilahare dünyanın mutena beldelerini keşfedip iyi bir eğitim aldıktan sonra Kayseri, Ankara ve İstanbul'u mesken tutmuş ilim erbabıyla, devlet erkanıyla ve mensubu olduğu kültürden müftehir olduğu milletinin gurebasından elitine kadar her kesimle haşır neşir ve fikir teatisinden bıktıktan sonra çoluk çocuğuna dünya gailesinden etkilenmemeleri babından gerektiği kadar ticari evsatta da bulunduktan sonra ahir dem kurtuluşu gönül ehliyle iştigal etmekten geçtiğinde karar kıldıktan mabadehu Cumhuriyet döneminin gönül erleriyle bulunmakta çarelenip meşhur Reisül Kurra Gönenli Mehmet Efendiyle, İskenderpaşa ulemasından Mehmet Zaid Efendiyle gönül yolculuğuna çıkmıştır.
Hacı Murad Efendi her fırsatta Kabe-i Muazzama'yla, Ravza-i Mutahhara'yı ziyaret edip gönlünü tazeleyip tozlarından arınır. Hacı Murad Efendinin gönlü hep Kabe'nin altın oluğunun altında olmaktan yana iken ahir demde kendisine riyazet olan emrazdan mütevellit oksijenlenmek bahanesiyle Balıkesir'in Altınoluk beldesini mesken tutar ki burası Alp Dağları'ndan sonra dünyanın en güzel beldesi olan Altınoluk'ta karar kıldığından beri kendilerine iki altın oluk arasında seyr-i süluk mertebesini tespit ettik. Pek tabiidir ki bu işin görünen tarafı. Bir de herkesin olduğu gibi gönüllerin deruni tarafı olsa gerektir. Gönül içsel olduğu halde gönülün görünen müşahhas tarafıyla görünmeyen tarafları da olsa gerektir.
Herkesin deruni zenginliğini kendisiyle Tanrısı bilir. Ancak bizlere de malum olunan kadarıyla tespit etmek gerekir.
Bendenizin tanıyabildiğim kadarıyla Hacı Murad Ağabeyimiz genetiği sağlam, dünyasıyla ahiretini birbirine feda edemeyecek kadar dengeli, ahlakı hamide sahibi güzel bir insan.
Hayat serencamında tabiatı, hayvanları ve insanları seven, yeryüzünde yapılan bütün haksızlıkları kendisine yapılmış gibi duyarlı, endişeli ve gerektiğinde elini taşın altına koymayı göze alan dost canlısı bir büyüğümüz. Kendilerinin medeniyetimizin yegâne simgelerinden olan güvercine olağanüstü muhabbet duyduğunu, güvercin beslediğini, hatta öğrenciyken aşırı güvercin sevgisi ve uğraşısıyla derslerini ihmal ettiğini biliyoruz.
Ayrıca Hacı Murad Beyin kaliteli bir köpeğinin olduğunu, ancak, bir hayat üslubu olarak kuduzu asla affetmediğini, gerek hayvan olsun, gerekse insan olsun kuduza yakalananlarla mücadele ettiğini ve kuduza eman vermediğini, onun hayat akışının her karesinde fazlasıyla görmek mümkündür.
Bu vesile ile Hacı Murad büyüğümüze sağlık, afiyet ve bereketli ömürler diliyoruz. Binler selam!



Yazı Tarihi : 13 Mart 2009 Cuma
Bu yazı 346 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk