 |
Olgun Sert
|
PKK-ABD-PEŞMERGE KAVGASI…
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
15 Ağustos 1984 ve 15 Ağustos 2009. Bu iki tarih arasında 25 yıl var. Sonunda beklenen oldu ve 15 Ağustos 2009 tarihine yaklaştık. Bu tarihler çok önemli. Önem derecelerine kısaca göz atalım.
15 Ağustos 1984 tarihinde ne olmuştu? Bu tarihte Siirt Eruh İlçe Jandarma Komutanlığına Pkk terör örgütünce silahlı saldırıda bulunulmuş, teröristlerce ilçe merkezindeki cami hoparlöründen halka propaganda yapılarak kendi tabirleri ile T.C.ye karşı silahlı mücadele başlattıklarını ilan etmişlerdi.
Gelelim 15 Ağustos 2009 tarihine. Bu tarihte ise başta ABD, İngiltere, Fransa yanında bu ülkelerin güdümündeki Birleşmiş Milletlerin ilginç çalışmalarına tanık oluyoruz. Bu çalışmalarda Pkk terör örgütünün sözüm ona lideri olan Abdullah Öcalan'ın rol kapma gayretleri, Kuzey Irak Peşmerge liderlerinin şapşal halleri, Ulusal ve güdümlü yayım ve yayın yapan bazı medyanın çalışmaları, bazı sivil toplum örgütlerinin bilgisiz ve bilinçsiz temasları, Türkiye'nin şimdilik tam olarak netleşemeyen çalışmaları.. Çok ilginç bir çalışma çarkı ve benim saf, temiz asil milletime yoğun bir şekilde uygulanan "Psikolojik Harekât".
Tarihleri ve çalışmaları üst üste koyduğumuzda işin ana fikri ortaya çıkıyor. İşin özü, sözün kısası belli oldu artık. ABD artık Irak'ın kâğıt üzerindeki bölünmüşlüğünü resmileştirmek istiyor. Artık Irak isminde bir komşumuz olmayacak. Yeni komşumuzun adını şimdiden söyleyelim. Güney Kürdistan Federe Devleti.
Şimdi işin hassas noktası burada düğümleniyor. ABD Güney Kürdistan Federe Devletini tanıyacak ama bazı dengeleri kurması gerekiyor. Bunun içinde tavizler vermesi gerekiyor. En başta kurduğu ve tanımak üzere olduğu yeni Devlet'in içerisinde sorun olmasını istemiyor. Bu noktada karşısındaki en büyük engel Pkk denilen örgüt. Bir zamanlar amacına giden yolda araç olarak bu örgütü çok kullandı. Kullanım miadı doldu zannedilen anda bu sefer İran'a karşı kullandı. Ama şimdi bu örgüt başına iş açacak gibi. Pkk denilen bu örgüt ABD'ye itiraz etti. Beni kullanıp bir çırpıda atamazsın dedi. Ben binlerce kayıp verdim. Bir sürü fedakârlık yaptım. Beni Irak savaşında kullandın. İran'la olan savaşında kullandın. Türkiye'ye, Suriye'ye karşı kullandın. Hatta Ortadoğu çıkarların için kullandın. Kurduğun Devlette söz sahibi olmak istiyorum dedi. ABD konuyu başta Barzani ve Talabani ile masaya yatırdı. Ama bu iki grup aralarında Pkk'yı istemediler. Pkk bir yana kendi içlerinde dahi bölünmeye başladılar.
Tam bu noktada yine Türkiye'nin kapısı çalındı. Karşılıklı bazı tavizler karşılığında ortak çıkarlarda anlaşma zemini arandı. ABD önce yeni bir af yasası çıkarın, dağdaki örgüt liderleri teslim olsun dedi. Türk Hükümeti bu konuda kamuoyunun nabzını yokladı. Tam olarak ortamı hazırlayamadı ve ABD'ye bunun yapılamayacağını söyledi. Söyledi ama bu teklife başta Pkk'nın sözde Komuta Konseyi şiddetle karşı çıktı. Yaptıkları açıklamada ABD ve Peşmergelere silah teslim etmeyeceklerini açıkladılar.
Devamında devreye arabulucular girdi. Ama Pkk yine ikna edilemedi. Tam bu esnada Pkk lideri Öcalan devreye sokulmak istendi. Öcalan'da bazı güdümlü medya ve sivil toplum örgütleri üzerinden mesaj gönderdi. Biz bu kadar mücadele verdik. Kandırıldık. Hakkımızı verin yoksa bizi karşınıza alırsınız dedi. Bunun devamında da ABD'ye"Benim silahlı mücadele başlattığım tarihte uzlaşı metni açıklayalım. Bu yolla silahları bırakalım ama siyasi yapılanmamı tamamladığımı kabul edin. Kurulacak devlettin geleceğini yani Kuzey Kürdistan Federe Devletini istiyorum. Bu konuda garantörlük yap."dedi. Bu yaklaşıma da Türkiye şiddetle karşı çıktı.
Besle kargayı oysun gözünü misali ABD şimdi tıkanmış durumda. Bunun yanında Türkiye bu fırsatı iyi değerlendirmek isteyerek ABD ve Irak Devleti üzerinden Peşmergeleri Pkk ile silahlı mücadeleye zorluyor. Üçlü görüşmeler yaparak niyetini iyice belirginleştiriyor. ABD'nin artık kaçamak yapma alanı kalmadı. Peşmergelerin ise Pkk ile mücadele edecek gücümüz yok diyecek konumları kalmadı. Zira biz artık kendi güvenliğimizi sağlıyoruz diyerek ABD askerlerinin iç güvenliği kendilerine bırakmalarını istediler. ABD'de bunu kabul etti. Türkiye bu noktada Irak Anayasasına bir madde koydurmayı başararak Irak topraklarından komşu ülkelere saldırı yapılamayacağı kozunu oynamaya başladı. Türkiye şu durumda kendisine karşı kullanılan Pkk ve Peşmergeleri artık kendisi kullanmaya başladı.
Bundan sonra olabileceklere bir göz atalım. Artık herkes şunu iyice anladı. Pkk Kuzey Irak topraklarında olduğu sürece peşmergelerin Devlet kurmaları hayalden öteye gidemeyecektir. Pkk ise bu noktada asıl güçlerini Kuzey Irak ve Peşmergelerin arasında tutarak tehdit unsuru olmaya devam edecektir. Türkiye'nin Irak topraklarında Pkk harekâtı planlamasına gerek kalmamıştır. Kendi sınırlarımızda ve topraklarımızda gereken harekâtları yapmamız yeterli olacaktır.
ABD çok iyi tanıdığı Pkk ile silahlı çatışmaya girmekten olabildiğince kaçınacaktır. Bu maksatla Irak hükümetine ve Peşmergelere baskı yapacaktır. Bu konuda baskı yapmaya başladı ama bu seferde Irak Cumhurbaşkanı olan Talabani hava gücünün olmadığını gerekçe göstererek bu mücadeleyi ABD'nin yapmasını istedi. ABD ise hemen manevra yaparak Irak Hava Kuvvetlerini geliştirme bahanesiyle Irak'a F-16 savaş uçakları satacaklarını söyledi. Bu uçakları kim kullanacaksa?
Bir söz vardır. Etme bulma dünyası diye. Bu çalışmalara tam anlamıyla oturdu. ABD'nin artık kafası rahat değil. Sinek mide bulandırır misali sineği kavanoza almak için uğraşacağa benziyor. Bu arada İsrail'i İran'a karşı tetikleyip İsrail üzerinden İran harekâtını bekletmek zorunda kalacaktır.İsrail'in sabırsızca yaptığı tahrik edici açıklamalarının sebebi boşuna değildir.Çünkü ABD bu aşamada Peşmergelerle yola çıkılamayacağını çok iyi biliyor.
Sonuç olarak söylenecek tek şey kalıyor. O da dış siyasetimizin bu konuda Devlet Politikası nezdinde iyi gidiyor olmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın dış siyaseti derinden ve sessizce yol alıyor. Ama sağlam, sabırlı, kararlı yol alıyor. Kendisine başarılar diliyoruz.
Yazı Tarihi : 30 Temmuz 2009 Perşembe
Bu yazı 192 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
it itin etini yese bile kemiğini saklayacaktır.sayın sert sen inanıyomusun peşmergeyle pkk çatışsın.ben 4,5 yılımı o bölgede geçirdim. operasyon yaptım.sen hayal kuruyosun.tek çaresi var bu işin.İran gibi terör suçlarına idam getirmektir. başka yolu yok.
emre çatal @ 31.07.2009 08:50:15