Fitne fesat ve de hesap

Hayrullah Şanzumi

Hayrullah Şanzumi
Ord. Prof. Dr. Hayrullah Şanzumi

"Alalım Musa'nın asasını
Dalalım kanlı Tuna deryasına
Çözeli Kudüs'ün prangalarını
Çıkalım Tur-i Sina Dağına" diyor Namık Kemal.
Evet yine,
Bir çember ki merkezinde ben
Eşit uzaklarda sen
Bir bakışta ben seni,
Her dönüşte sen beni görsen
Buluşmalarımız kiriş görüşmelerimiz teğet
Ve sen bana o kadar yaklaşsan ki
Yarıçap sıfır olsa
Çünki zemzemden mahmurluk olmaz. Zemzem zemzemliğe, zibillik ise zibilliğe yakışır.
Kıbleniz neresi olursa olsun kişi sevdiğiyle beraberdir. Müspete müspet, menfiye menfi yaraşır. Kendi hayat tercihinizde mutlaka ve mutlaka muvaffak olmamak namümkün. İnsan-ı Kamil olmak da sizin elinizde. Yine iblise pabuç bıraktırmak da sizin elinizde. Çünki,
"Azimle defekasyon
Mermerde pertorasyon".
Sene tam 1400. Edirne şifahanesinde ecdat akıl hastalarını su, müzik ve tütsüyle sağlığına avdet ettirdiği yıllarda batının batısından esame bile yok. Batı ise insanların içine şeytan kaçtı zehabıyla evlatlarını yakmakta buluyordu çareyi. Evet, halen Edirne Darüşşifası sağlık müzesi olarak hizmet vermeye devam ediyor. Eğer yolunuz Edirne'ye düşerse mutlaka bu ilim ve irfan merkezini ziyaret etmeden geçmeyin. Aksi takdirde mensubiyetiniz açısından çok şey kaybettiğiniz gibi kendinizden ve mevcudiyetinizden arlanma hastalığına devam etmiş olursunuz.
Evet, bu mekânda ecdadımız su sesiyle birçok haleti ruhiyeye afiyet sağlamış, yine çeşitli şifalı bitkilerin yakılıp tütsülerini uyarlayarak veya şuruplarını içirerek ruh sağlığına direnç kazandırdığı gibi musikiyi de insanoğlunun haleti ruhiyesi üzerinde mühim değişiklikler temin ettiğini, nasıl ki insanın fıtratına ters düşen bazı gürültü ve rahatsız edici sedaların insan üzerinde negatif etkiler bırakıyorsa, sanat müziğimizin ve halk müziğimizin ve de makamlarının her birinin farklı, farklı hastalıklara karşı birer sadra şifa kaynağı oldukları uzun tecrübelerden sonra tespit edilip bilahare bu mekânda binlerce akıl hastası v.b. gibi diğer biyolojik veya psikolojik emrazın zapturapt altına alınıp kontrol edildiğini tarihçiler zevkle bizlere aktarmaktadır. Bunlardan bir tanesini misal olarak verecek olursak: Rast makamının nöbet (havale) geçirmeye ve dolayısıyla epilepsiye olduğu gibi felç vakalarına da şifa verdiği çok enteresandır.
Bilindiği üzere bendeniz uzun yıllardan beri epilepsiye müptela olmuştum. Vaktaki eşek kitabı olan III. Harname'mi telif edip yayınlamakla başlayıp halen 21. yüzyılın en büyük harname uzmanı olmam hasebiyle eşek anırtısının da rast makamına dair olduğudur. Çünki müzikçiler bilirler. Rastta ani iniş ve çıkışlar vakidir. Rast Emin Işık Hocamızın tespitine göre en zor makamdır. Bu makama eskiler ümmülmakam, yani makamların anası diye gelmişlerdir. "Kabusname" kitabında bu konuyla ilgili malumat bulabilirsiniz. Çünkü Rast makamındaki ani iniş ve de çıkışlar beyni harekete geçirip nöbet veya felç yaşayanların ilgili organlarına mesajlar vererek uyarmaya gayret etmektedir. Şahsen ben harname çalışırken bu mübarek hayvanı tanıyabilmek için gerek tetebbuattan ve gerekse bilfiil bir yük hayvanı olarak bu mahluku ucubeyi yakından tanımak vesilesiyle sesini, yani anırtısını kasetlere yükleyerek fırsat buldukça dinledim ve birçok insana da cep telefonlarına yüklemelerine vesile oldum, hakikaten şifa da buldum. Gerek tıbbi tedavi ve gerekse alternatif tıp metoduyla sağlığıma kavuştum.
Zaten Kuran-ı Kerimin bile eşek sesine yer vermesi hasebiyle bu sesin önemini bütün tefsirlerden ve de kaynaklardan inceledikten sonra bir de Osmanlı Şifahanelerinde Rast makamıyla epilepsi ve felç tedavisinin yapıldığını görünce çok heyecanlandım. Haddizatında eşek anırtısı değil mefluç ve nöbet halindeki hastayı o tiz ve dehşet nüma, aniden alçalıp, aniden tsunami gibi yükselebilen eşek sesi değil, hastaları, ölüleri bile dirilttiğini söyleseler pek de yabana atmam diyorum.
Haddizatında biz bu makalemizde bir nevi etki ve de tepki yani etkileşim sürecini değerlendirmeye çalıştık. Hayat adeta bir matematiktir. Eğer anlayan ve ders çıkaran olursa insanoğlu yaratılışından ebediyete intikalinin en son merhalesine kadar hep ne ekmişse onu biçmiştir. Ama ne var ki sadece onu biçmemiş hayatın fıtratında gizli olan nemalanma ve katlanarak geri dönme prensibini de beraberinde taşıyarak yaptıklarınız size müspet olsun menfi olsun hep fazlasıyla birlikte size geri döndüğünü bazı mahlukatın inadına, inadına yanlışlarında ısrar ettikleri için Kuran-i Kerim onlar için "Gözleri vardır görmezler, kulakları vardır işitmezler" vurgusunda bulunur. Aslında bunlar hem görür, hem işitir, bakar kör ve sağır taklidi yaparlar ama ne yapalım ki bir yasağı bilmeden ihlal etmek suçun sabit olmasına tesir etmez.
Yine Hz. Mevlana'nın ifadesiyle bir dağa karşı bir eşek anırırsa size anırtının yansıyacağı gibi, binaenaleyh aynı dağa karşı bülbül şakısa bülbül sesiyle yansınacaksınız demektir. Bilvesile tarihten günümüze kadar başta İran ve Osmanlının harname geleneğine karınca kararınca katkıda bulunmuş olmanın verdiği zevk ve de heyecanla bugün parti amblemi eşek olan ABD'de Demokrat Parti'nin Obama'yı başkan seçtirmesi ve bu vesileyle eşeğin insanoğluna olan hizmetlerinden ilham alınarak dünya barışına vesile olunması dileklerimi de sizinle paylaşıyorum. Demokrat Parti 1828 seçimlerinde ABD Başkan adayı Andrew Jackson öyle abartılı vaatlerde bulunuyor ki Amerikalılar ona eşek kafalı demeye başlıyorlar. O da eşeği amblem olarak kullanıyor. Bilahare Demokrat Parti 1850'lerde eşeği zeki, çalışkan, inatçı olduğu için partilerine amblem yapıyorlar.
Biz yazdıklarımızı genelde insanoğluyla ecmain olarak paylaşıp genelleme yapıyoruz. Pek tabiidir ki fertler de bu kalabalıkların birer mensubu olmaları hasebiyle kendilerine kıssadan hisse çıkaracaklardır. Bir muharrir olarak da işin esasatı bu olsa gerektir diyorum. Bu makale Hayrullah Şanzumi mahlaslı dizinin 5. kitabı olan Arname'yi süsleyecektir. Eğer Tanrı Teala mühlet ve de gayret verirse Türk ve dünya hiciv, mizah, letaif zincirine tam 12 ciltlik bir eser verme azmi ve çabası içerisindeyim. Bu vesileyle insanımızı reorganizasyondan çok bir nevi restorasyona tabi tutmak hevesiyle bazen bizden etkilenemeyen okuyucularımızdan ve olumsuz tepkilerinden dolayı da mahzun olmadığımı söyleyemem. Çünkü adamcağıza tam 12 kitap yazdık ama ne yazık ki bir defa hulusi kalp ile kelime-i şahadeti ikrar ettiremedik. Bu kavramı İslam'a girmek açısından değil İslam'ın esas nirengi noktası olan münafıklıktan vazgeçip şeytanın eşeğine binmekten ar etmek anlamında söylüyorum. Yoksa benim gayrimüslimle hiçbir savaşım yok. Ben artık ötekini çok seviyorum. Çünkü öteki olmasaydı beriki olamazdı. Eğer yaşamak için nefes almak ne kadar zaruriyse öteki de benim için o kadar zaruridir.
Ben bundan böyle artık Yahudileri, Hıristiyanları ve diğer inanç gruplarına mensup olanları ve hatta inançsızlık inancının mensuplarını çok hem de çok seviyorum. Çünkü bir savaş dönüşü peygamberimiz Ashabına "biz küçük düşmanı yendik şimdi sıra büyük düşman olan nefislerimizle harp etmeye dönüyoruz" dememiş miydi? İşte hali pürmelalimizin aramızda sureti haktan görünüp nefislerine esir olan haddizatında münafıklığı şiar edindiği halde haktan dem vuran ahmakların zilleti altında perişan olmaya devam ediyoruz. Tanrı buyruğunu kaale almayanların bizi dikkate almaları mümkün mü? Ne yapalım çilemizi bir şekilde tamamlayarak mücadele azmimize de herhangi bir halel getirmeden elimizden geldiği veçhesiyle de sayü gayret ederek vakti zamanı gelince emanete hıyanet etmemiş birer nefer olarak onu ehline iade edebilme umudu, aşkıyla kalemimizi sürtmeye devam edeceğiz.
Bu arenada münafıklar faal olarak bildiklerinden vazgeçmeyeceklerdir. Ancak benim üzüldüğüm ve kendilerine acıdıklarımın aracı fertlerin lobicilik uğruna zulme ayak vermeleridir. Müspet olsun menfi olsun her fert mutlaka hesap verecektir. Hele, hele fitne, fesat ve de hesap mutlaka fazlasıyla sahibine dönecektir. Vesselam.



Yazı Tarihi : 27 Temmuz 2009 Pazartesi
Bu yazı 85 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk