Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
Yazıma konu olan densizlik kavramı ile ilgili önce bir tanımlama yapmakta fayda olacak. Yakışıksız ve saygısızca davranan kişilere densiz denildiğini hatırlatarak söyleyeceklerimize başlayalım. Densizlik; bir toplum için çok tehlikelidir. Densizlikle muhatap olanlar genelde gerçek kişiliklerdir. Bir toplumda densizlik yapan kişilerin sayısında artış olması, o toplumun dengelerinde meydana gelen erozyonun seviyesinin bir göstergesidir.
Bundan önceki "memur zihniyeti" konu başlıklı yazımda Devlet Memurlarının görevleri ile ilgili yapılması gerekenler hakkında kamuoyu beklentilerine değinmiştim. En başta Devlet Memurlarının vatandaşın vergileri ile maaş aldıklarını, vergi aldıkları vatandaşın işlerini yürütmelerinin mecburi görevleri olduğunu belirterek memurların görevlerinde daha dikkatli olmalarını belirtmiştim.
Ama ne yazılırsa yazılsın, ne söylenirse söylensin bazı memurların memur zihniyetini değiştirmek mümkün olmuyor. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az misali bazı memurlara davul zurna dahi kâfi gelmiyor. Davulun tokmağını daha fazla çalıştırmak gerekiyor herhalde.
Makamı ne olursa olsun bir memur şahsi ya da ailevi sorunlarını resmi kisvesine yansıtmamalıdır. Anayasa ve Kanunlar neyi emretmişse onu uygulamalıdır. Keyfi ve haddini bilmez bir tavırla kendini Anayasa ve Kanun üzerinde görürse asıl sorun orada başlar. Memur haddini bilmeden keyfi uygulamalarını yasalara aykırı olarak istedim oldu boyutuna getirirse ve bunları sıklıkla yapmayı alışkanlık haline getirirse zaten memurluk hayatı biter. Kendisini adaletin pençesinde bulur.
Önümüzde 29 Mart yerel seçimleri var. Her vatandaş seçme ve seçilme hakkını kullanarak sandığa gidip oyunu kullanacak. Vatandaşın hür iradesi ile kullanması gereken seçme hakkını bazı çevreler istismar etmeye, bir nevi oy bezirgânlığı yapmaya başladı. İktidarıyla, muhalefetiyle her siyasi parti kendi programını açıklayarak kamuoyu desteği almayı, seçimlerde başarılı olmayı hedefliyor. Demokratik rejim ile idare edilen toplumlarda İktidar kadar, muhalefette gereklidir. Muhalefet iktidarın yanlış ya da hatalı icraatlarını eleştirme hakkına sahiptir ve bu hak kutsaldır.
Ancak; densizlik kavramının uygulama örneklerini bu seçim sürecinde de görmeye başladık. Bazı siyasi parti liderlerinin ağır hakaretler içeren konuşmalarını sık sık duymaya başladık. Gündemde hep aynı konuların işlenmesi yanında vatandaşın gözünün içerisine baka baka bazı aldatıcı vaatlerin gündemimizi meşgul etmesinden sıkıldık.
Diğer bir densizlik örneğini de maalesef bazı yazılı ve görsel medyada görmeye başladık. Kamuoyu adına kamusal bir hizmet gören yazılı ve görsel medya bağımsız ve tarafsız olmak zorundadır. Ancak; şu anki izlediğimiz manzara çok vahim. Gerek yerelde olsun, gerekse genelde olsun bazı yerel ve ulusal medyada tarafsızlık tamamen rafa kaldırılmış durumda. Bunu yapanların amaçları belli aslında. Her şey duygusal! Bu duygusallık seçimden sonra devam edebilecek mi bilinmez ama tarafsızlığını kaybeden medya ;kamu adına görev yaptığını kimseye anlatamaz.
Ben tarafsızlığını kaybeden bu türdeki medyayı Sarı Sendikaya benzetirim.
Bilindiği üzere işçiden yana gözüküp aslında işveren tarafında olan sendikaya Sarı Sendika denilmektedir. Şu anki duruma baktığımızda Sarı Sendika örneğinde olduğu gibi Sarı Basın görüntüsünde olan bazı duygusal! Medya yapılanmalarını görmek kamuoyunda rahatsızlık vermeye başladı.
Sarı Basın yakıştırmasında bulunduğum bu az sayıdaki medya yapılanmasındaki bazı yöneticiler; temsil ettikleri siyasi partinin liderlerinin dahi ağızlarına almadıkları hakaretleri hedef seçtikleri parti aleyhine sarf etmeye başladılar.
Sarf edilen bu hakaret ve küfürlerin dozu o kadar arttı ki kamuoyu vicdanı bu yapıya giren medyaya oldukça soğuk bakmaya başladı. Bırakın okuyup,izlemeyi görmek dahi istemez hale getirildiler . Ne diyelim. Yapan kendine yapar ama bu kadar seviye düşüklüğü hiç yakışmıyor. Bu yapıya girmek zorunda olduğunu hisseden bazı yazılı ve görsel medyaya mesaj göndermekte yarar olacak. Kamuoyu adına kamusal görev yapma amacıyla kurulmuşsanız lütfen asli görevinize dönün. Şapkanızı önünüze koyup faaliyetinizi gözden geçirin.
Yazı Tarihi : 13 Mart 2009 Cuma
Bu yazı 147 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
ewet yakışıksız ve saygısızca davranan kişilere densiz denir..bu tür insanları muhatap alıpta yorum yapan insanlarada inanamıyorum özelliklede yazar diye geçinen abuk subuk o kdr insan varki ağzı olan konuşuyo misali...icraat yok laf çok ama lafla peynir gemisi yürümüyo malesef kendisine saygısı olmayan yaşadığı dünyası koskoca bi yalan olan ve en acısı bu yalanlara kendinide inandıran insan tipleri...her şeyin bi adabı vardır bunlar bu adap kısmını aşmış işi saygısızlığa seviyesizliğe dökmüşler...ben bu yazınız için size sonsuz tşklerimi sunuyorum ve son olarakta HASMA YAPILAN EN BUYUK SİTEM HASMIN SİTEMİNİ GÖRMEMEKMİŞ..dediğiniz gibi anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna
nazz @ 17.03.2009 23:39:04