Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Öğretmenein okulda kazandırmaya çalıştığı tüm davranışları gazetelerinizin renkli sayfalarında yer ile yeksan ederken,"Aman tadımız kaçmasın!"diyerek öğretmenleri bu hallere sokan saygıdeğer büyüklerimizi eleştirmekten tir tir titrerken şimdi bütün suç bizim mi oldu.Almanya'da ikamet eden öğrencileri amirlerinin korkusu yüzen anasınıflarına kaydedenler itiraz ettikleri zaman ne gibi durumlar ile karşılaşıyorlardı bili misiniz?Bilmezsininz tabi...Öğretmenlerinizi size de bilim de bilmemezlikten gelmeyi iyi öğretmişler...
Volkan TURGUT @ 29.07.2009 18:19:48
Sayın Sertel eğitimle ilgili tesbitleriniz eksik. Nedeni şu: Sakaryada (Türkiye dahil) eğitimci mi kaldı allahaşkına. İyi araştırın ve haber yapın. Uzun süredir gerçek öğretmen ataması yapmayan hükümet sessizce gecici öğretmenlerle işi götürüyor. Sakarya da öğretmenlerin kaç tanesi kadrolu öğretmen bence önce onu bi araştırın. Sonra Sakarya il müdürü geldiğinden beri siyaset içinde; okul yapımı ile uğraşan müdür, kendilerinden olmayan öğretmenleri dışlamak için elinden geleni yapıyor. geriye ne kaldı vekil öğretmenlerle eğiteme devam. Buyrun Sakaryanın başarısı ortada. Japonya da olsa müdür intihar eder. ya bizim il müdürü ankaradan daire başkanlığı istiyor. gerisi boş laf...
bir eğitimci yazdı bunları.
ahmet öğrtemen @ 28.07.2009 23:34:42
Bu köşeci haklı galiba;çünkü iyi bir eğitim alsaydı yazısı farklı ve güzel olabilirdi.Demek ki öğretmenler de suç...
ERCAN TETİK @ 28.07.2009 09:18:46
sayın Olgun Sert, yazılarınızı genelde takip ederim. Ama bu yazınız,eğitim seviyesinin düşmesinin salt eğitimcilere bağlamanız doğru değil. olamaz. hem köşe yazarı yazarı, hem de bir eğitimci olarak sözlerinizin çoğu haklı nedenlere bağlı değil.Özellikle öğretemeyen öğretmenler kelimesi incitici.Yazılanların tamamı gözlem ve araştırmalarınıza dayalı olmuş ise,tek taraflı ve eksik olmuş. İçinde olmadığınız bir durumu anlatmak, çok yüzeysel ve tam doğru olmaz.Uzman olduğumuz konularda daha kesin ve somut yazmalıyız.Öğretmenlik, yeni nesiller yetiştirmek göründüğü gibi kolay değil.Umarım beni anlamışşınızdır.Saygılarımla.Tamer Turgut ADD Başkanı-Anadolu Gazetesi--531 366 55 77
tamer turgut @ 27.07.2009 19:19:09
Genel tesbitlerinize katılıyorum.1988de ilk eğitim sendikası kuruluşunda delege idim.Şimdi ise, her bir sendikayı öğretmenleri bölen,parçalayan, siyasete peşkeş çeken bölücü örgütler olarak gördüğümden 4 yıldır sendikasızım. Dünyanın hiçbir ülkesinde, eksik okul bilgisini tamamlamak için dersane yok.Madem dersanelerde çocuk eğitilecekse, bütçeden okul ve maaş ödemesine ne gerek var:)Bazı okullarda ise, öğretmenler ve idareciler, şu dersane daha iyi, bu yurt harika reklamı yapıyor. Yani kendilerinin iş yapmadığını. Malesef, siyasilerin eğitimi çiftlik olarak görmesi ve içimizde kukla-maşalarını bulması, çocuklarımızın istikbalini olumsuz etkilemektedir.
vahdet @ 27.07.2009 15:01:06
Bu yazıya yorum yapmak bile abes aslında. Fakat eline kalem alanların okuyanların kafasını bulandırmaması adına bir kaç cümle söylemek lazım. Birincisi eğitim başarısızlığında öğretmeni baş suçlu ilan etmek bu eğitim konusundaki cehaletin belgesidir. Zira bu sınavlarda birinci sıradaki illeri oraya taşıyanlarda öğretmenlerdir. İkincisi eğitim o denli hassas meseledirki önüne gelenin laf söyleyip parmak atma cesaretini gösterememesi gerekir. Eğitim de bir başarısızlık varsa, eğitim hakkındaki kararların eğitimciler tarafından alınmamasındandır. Eğitimle siyaseti türlü yapanların suçlanmayıp, öğretmenin suçlandığı bu anlayışla eğitim sayısal olarak bir yerlere varsa bile yetiştirdiğimiz insan kalitesi bu seviyede kalacaktır.
Mehmet Düzlü @ 27.07.2009 12:50:48
sayın sert güzel yazmışsında .senin gibiler biz eğitimcilerden bu işi daha iyi bildikleri için ben bir eğitimci olarak diyecek bişi bulamıyorum.o yönettiğin kurs mu sanıyosun sen milli eğitimi.haddini bil.git çay ocağında kaç çay satılmış onun çetelesini tut.
salih can @ 26.07.2009 21:02:49
bizim de veciz bir ifademiz var!
"darbeciler, yeni nesil sizin eserinizdir!"
tektipleştiren, farklılıkları yoksayan, ötekileştiren, başka anadillerde eğitimi yasaklayan, 27 mayıs, 12 eylül, 28 şubat darbelerinden kalma, ritüelci, baskıcı ve yasakçı eğitimin sonuçlarından öncelikle darbeciler sorumludur, önce onları eleştirin!
he, öğretmenlerin hiç mi suçu yok! var tabi ama öğretememe değil suçları! bu baskıcı, yasakçı, tektipçi eğitim anlayışına karşı cesur çıkışlarla özgürlükçü bir tavır alamamalarıdır!
beytullah önce @ 25.07.2009 22:00:06
Sevgili yazarımızın çoğu düşüncelerine katıldım da sendikaların birleştirilmesi konusu kafamı bulandırdı.Öğretmenlerin örgütlenme tarihine bakarsanız, 12 Eylül'den sonra 1986'larda gerçek sendikalar çıkmaya başlıyor. Devletin,"böl-yönet" politikası devreye girerek sağ ve sığ zihniyetli sendikalar kurduruluyor. Devamını herkes görüyor.Bu sendikacıklar sahte sendika yasasını alkışlayarak çıkarttırıyorlar.Ve sendikacılık dernekçiliğe dönüyor.
Sendikalar ev,araba,simit,ekmek,sucuk,kömür,fasulye vermeye başlıyor.
Sendikacılığa söz söylenemez.
sağcıların yaptığı sendikacılık sonucu bu duruma düşüyoruz.
Temelde devletin bölmek için öğretmenler arasında milliyetçilik duygularını kaşımalarıdır.
Gerçek sendika,dernek statüsündekiler birleşemez
hüseyin cengiz @ 24.07.2009 18:02:23