DEPREM RİSK YÖNETİMİ VE

Cem Hatunoğlu

Cem Hatunoğlu
DEPREM RİSK YÖNETİMİ VE KENTSEL İYİLEŞTİRME DAİRESİ BAŞKANLIĞI

"Deprem" Sakarya'nın bence en temel, ancak, Allah'a şükür, her gün maruz kalmadığımız için bir türlü ciddiyeti kadar ciddiye alınmayan sorunu. Aradan geçen onca yıldan sonra, bu gün, güzel kentimiz deprem riskine karşı "Güvenli mi?" sorusuna verdiğim cevap:
Hayır.
Peki, yarın güvenli olacak mı?

İyimser olmak istiyorum, ama olamıyorum çünkü bu konunun bir sahibi yok.
Aslında deprem stresinin günlük hayatın gündeminden çıkarıldığı güvenli bir şehir yaratabilsek: belki şehrimizin de kendine güveni gelecek, canlanacak, hareketlenecek ve kendisini aşacak...

Birçoğumuz farkında olmasak bile, hala her an olası bir depreme yönelik psikolojik tedirginlikler taşıyoruz.
Belki de şundan tedirginiz:
kendi binamız sağlam olabilir, ama ya oturmaya gittiğimiz komşumuzun evi,
alışveriş yaptığımız market, dolaştığımız çarşı, namaz kıldığımız cami, çocuklarımızın gittiği okul, gençlerimizin kaldıkları yurtlar…

Ya çoluğumuz çocuğumuz, depreme, tedbirsiz yapılardan birisinin içinde yakalanırsa…
Zamanında gerekli duyarlılığı göstermediğimizden dolayı o zaman kendimizi affedebilecek miyiz?
Japonlardan ne eksiğimiz var?
Aslında doğru adımları atabilsek, kaç şiddetinde olursa olsun biz de onlar gibi depremden 10 dakika sonra dışarı çıkıp çay içebilir, normal hayatımıza devam edebiliriz.
Elbette devlet kurumlarının ve milletvekillerimizin de bu konuda mesafe alınabilmesi için bazı önemli sorumlulukları var.
Merak edip TBMM web sayfasından milletvekillerimizin, seçildikleri şehrin bu çok önemli sorununa yönelik kanun teklifi, yazılı veya sözlü soru önergeleri olup olmadığına da baktım. Maalesef bir şey yok.
Yalnızca Sayın Recep Yıldırım'ın, geçtiğimiz Nisan ayının 16'sında verdiği, "03/07/2005 Tarih ve 5393 Sayılı Belediyeler Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi" var ki bu teklif de:

belediyelerin sadece eskiyen kentin kısımlarında kentsel dönüşüm ve gelişim alanı çalışmaları yapmasına ek olarak, planlı ve plansız, yapılaşmış veya boş alanlarda kentin değişimine uygun olarak kentsel dönüşüm ve gelişim alanları uygulayabilmesini öngörüyor.
Enteresandır, kanun teklifinden sadece 18 gün sonra, yani 4 Mayıs'ta da Dörtyol Kentsel Dönüşüm Projesi Sakarya Halkının gündemine ateş gibi düşüyor. Neyse…
(Bu arada, aklıma gelmişken, Milletvekillerimizin şehrimize yönelik çalışmaları konusunda da, ileride sizleri bu köşeden tarafsız bir şekilde bilgilendirmeye çalışacağımı belirtmek istiyorum)
Benim kanımca, bu şehrin deprem güvenliği belediyelere ve en başta da Büyükşehir Belediyesine emanettir.
Çünkü alınması gereken tedbirlerin en başında güvenli konut ve güvenli yapılaşma geliyor.
Zaten Büyükşehir Belediye Kanununun 7. maddesi de, afet riski taşıyan veya can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan binalar konusunda Büyükşehir Belediyesine gerekli görev ve sorumluluğu vermiş.
Ayrıca yine aynı kanunun 18. maddesinde, Büyükşehir Belediye Başkanının ilk görevinin belde halkının hak ve menfaatlerini korumak olduğu ifade edilmiş. Benim anlayışıma göre, şayet söz konusu olan halkın hak ve menfaatleri ise, bir insanın en temel hakkı onun "yaşam hakkıdır". Deprem riski de bu hakka yönelik en ciddi tehditlerden biridir.
Düşünelim… Sakarya neden Büyükşehir oldu?
En önemli sebep, depremin yaralarının daha hızlı, daha etkin ve daha planlı programlı bir şekilde sarılabilmesi için değil mi?
Yeni bir depremi, daha hazırlıklı karşılayabilecek bir kent yaratmak için gerekli tüm imkânlarla donatılmış bir yönetim tesis etmek için değil mi?
Yerel gazete köşe yazarlarımızın, meslek odası başkanlarımızın, öğretim üyelerimizin duyarlı bir şekilde, sürekli ilgililerin gündemine taşımaya çalıştığı:
"DEPREM BU ŞEHRİN BİRİNCİ ÖNCELİKLİ SORUNUDUR VE DERHAL SOMUT BİR ŞEYLER YAPILMASI GEREKİR, BOŞ YERE ZAMAN KAYBEDİYORUZ" şeklindeki feryatlarına artık ilgililer tarafından cevap verilmesi gerekir.

Buna Büyükşehir Belediyesinin verebileceği ilk ve en etkin cevabın 2 yıl önce çıkmış bir yönetmelikte yatmakta olduğunu düşünüyorum.
22 Şubat 2007 tarihinde, Resmi Gazetede, "BELEDİYE VE BAĞLI KURULUŞLARI İLE MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ NORM KADRO İLKE VE STANDARTLARINA DAİR" bir YÖNETMELİK yayımlandı. Bu yönetmelik aslında şehrimiz için çok önemli noktalara işaret ediyor.

Yönetmelik bize Büyükşehir Belediyelerinin ihtiyaçlarına göre açmaları "MECBURİ" olan ve açmaları "SEÇMELİ" olan Daire Başkanlıklarının listesini veriyor.
Şu anda sanırım Sakarya Büyükşehir Belediyesinde bazı Daire Başkanlıkları kaldırılıyor.
Bunların yerine, bahsettiğim yönetmeliğin SEÇMELİ DAİRE BAŞKANLIKLARI listesinden, ilimiz için daha lüzumlu olduğuna inanılan bazı Daire Başkanlıkları seçilecek ve teşkil edilecek.
İşte bu YÖNETMELİĞİN "SEÇMELİ DAİRE BAŞKANLIKLARI" LİSTESİNDE ÖYLE BİR DAİRE BAŞKANLIĞI VAR Kİ tam da Sakarya'nın Büyükşehir olma nedenleriyle bire bir örtüşüyor.
"DEPREM RİSK YÖNETİMİ VE KENTSEL İYİLEŞTİRME DAİRESİ BAŞKANLIĞI." ISMARLASANIZ SAKARYA İÇİN DAHA UYGUNUNU BULAMAZSINIZ. SAKARYA İÇİN YÖNETMELİK ÇIKMADAN ÖNCE YÖNETMELİĞE İLAVE ETTİRMEK İSTESENİZ ETTİREMEZSİNİZ.
Zaten, Sakarya'dan başka hangi, kaç ilimiz için böyle bir Daire Başkanlığı düşünülmüş ve listeye konulmuş olabilir?
Şimdi Sakarya Büyükşehir Belediyesi, listeden bu Daire Başkanlığını seçip, teşkil edip, en mükemmel şekilde hayata geçirmeyecek de şehir için daha lüzumlu ve hayati hangi Daire Başkanlığını seçip çalıştıracak?
Bu Daire Başkanlığının teşkil edilmesi bize neler mi sağlayacak:
En başta Büyükşehir Belediyesi deprem konusundaki duyarlılığını ve samimiyetini en açık şekilde göstermiş olacak. Bu şehirde artık deprem konusuna ciddi ve profesyonel bir şekilde el atılmış olacak.
Artık bu konunun bir sorumlusu ve muhatabı olacak. Bu konuda yıllardır ihtiyacımız olan birikime ve uzmanlaşmaya kavuşabileceğiz.
Yeni Haber gazetesinde 2 Temmuz tarihli habere bakınız, diyor ki: Belediye Başkanlarının 3 kat düzenlemesi Anakara'dan döndü.
Afet işleri uzmanları, " Bir yıllık çalışmayla şehrin jeolojik haritası yeniden belirlensin" diye görüş bildirdi.
Yani yapılacak daha o kadar iş var ki… İmar Değişikliklerinden tutun, Çevre Düzeni Planına ve Kentsel Dönüşüm Projelerine kadar şehrimizin geleceğinin çizilmesine tesir edecek hemen her karar belki bu Daire ile koordine edilecek.
Ayrıca biliyorsunuz bu günlerde Dörtyol Sanayi Sitesi ile son derece ciddi bir şekilde gündemimize giren bir "Kentsel Dönüşüm" meselesi var. Kentsel Dönüşüm de bir uzmanlık, birikim ve devamlılık meselesi.
Bu Daire kurulduğu takdirde, bundan sonra Sakarya'da Kentsel Dönüşüm konusu artık bu Daire'den sorulacak.
Aksi takdirde, örnekte görüldüğü gibi şehrimizin dışından birileri ya da bir firma gelir bizim şehrimizi kendince dönüştürmeye soyunur.
Yani, Dörtyol Sanayi Sitesi gibi münferit Kentsel Dönüşüm Projeleri, böylece artık birbirinden kopuk projeler halinde değil, şehrimizin ihtiyaçlarına vakıf kendi insanlarımız tarafından tasarlanmış bir büyük Kentsel Dönüşüm Planının parçası olarak, daha bütünlüklü bir şekilde ele alınabilecek, halkın ve projenin muhataplarının karşısına daha makul bir şekilde çıkılabilecek.
Planlı ve güvenli bir şehir için geride kalan 10 sene biraz boşa geçmiş görünüyor.
Bari bundan sonra doğru adımlar atarak kaybettiğimiz süreyi telafi edebilelim.
O nedenle ben Büyükşehir Belediye Başkanımız başta olmak üzere, tüm karar alıcılara deprem konusunda zamanı gelince, Allah korusun, yıkıntılara haykırmak istemediğim şu acı çağrıyı şimdiden, elimizde zaman varken yapıyorum:
bizi duymak ve tedbir almak için
"ORADA KİMSE VAR MI?"



Yazı Tarihi : 04 Temmuz 2009 Cumartesi
Bu yazı 109 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk