 |
Hüseyin Cumalı
|
Sezai Matur, ucuz kaşar istiyorum...
Sezai Matur köşesinde bana yüklenmiş... Ucuz ekmek krizinde Türkiye Fırıncılar Federasyonu Genel Başkanı Halil İbrahim Balcı'nın bana yaptığı açıklamada, "Rekabet olsa da olmasa da dar gelirliye yüzde 50 ucuz ekmek vereceğiz" sözünü 'Onur kırıcı' bulan Matur bana döşemiş...
Köşesinde, "Sen oğlunu eline indirim kartı verip fırına yüzde 50 ucuz ekmek alması için gönderir misin? "Evet" diyorsan, sana söyleyeceğim bir şey yok… Ama "Hayır, benim oğlan utanır veya ben bundan utanırım" diyorsan o zaman sana söyleyecek çok sözüm var
Hüseyin soruyorum sana! Bir tek sen mi "onurlusun" bu memlekette? Bizim kentimizde aç yatıp bunu kimseye belli etmeyen binlerce insan yaşadığından haberin var mı? Neden ucuz ekmek oyununda dar gelirlinin yanında değil de, fırıncının yanında duruyorsun?"demiş...
Şimdi gelelim mevzuya...
Yüce Matur, bir kere benim ne yazdığımı anlayamamış. Ben diyorum ki: Elbette ucuz ekmek kent merkezinde sabit bir fiyattan verilsin. Ama bu olmuyorsa dar gelirli vatandaşa hiç değilse karneyle de olsa yüzde 50 ekmek verilmesi de güzel bir adım...
Benim derdim bir kişi bile olsa bu kentte ucuz ekmek yesin.
Bu arada Sayın Matur, ben dar gelirli bir insan değilim. Ama bir gün dar gelirli olursam ve çocuklarıma ekmek alırken kuruşların hesabını yapacaksam, gider o karneyle ekmeğimi alırım. Hem de paşa paşa karneyi uzatır ekmeğimi alırım. Hırsızlık, arsızlık yapacağıma alnım açık bir şekilde o karneyi alırım. Bir baba olarak aileme karneyle bile ekmek getirsem de onurum kırılmaz. Yeter ki, evimdeki sofraya helal kazançla ekmeğimi getireyim. Yeter ki, ailemin boğazından helal lokma geçsin...
Bu arada Matur'un tepkisinden bir gün dar gelirli bile olsa karneyle ekmek almayacağı ortaya çıkıyor. Bu da onun bakış açısı... Saygı duymak lazım. Bu şartlarda örf ve adetlerine bağlı olan Matur, lokantada çorba içip elinde kürdanla çıksa bile şaşırmamak lazım.
Bu arada yüce Matur'a birkaç soru soralım bakalım
Bu ülkede ramazan aylarında kurulan iftar çadırları önünde yüzlerce insan kuyrukta beklerken, devletin verdiği yeşil kartla insanlar hastane kapılarında inim inim inlerken, hastanelerde insanlar borcundan rehin kalırken, SAKVA'dan yemek alırken insanların onurları kırılmıyor mu?
Bu kentin insanları bir tek kuru ekmek mi yiyor da, ille de ekmek ucuzlasın diye sayın Matur bir bardak suda fırtınalar koparıyor. Bu kentin insanı sebze, beyaz et, kırmızı et, meyve, temel gıda maddeleri yemiyor mu? Bu kentin insanı içme suyu kullanmıyor mu? Neden bu kentte sivil toplum örgütleriyle birlikte hareket ederek, bütün gıda maddelerinde ucuzluk yapılması için bir girişimde bulunulmuyor?
Neden bir tek fırıncı esnafından ucuz ekmek isteniyor?
Neden, diğer gıda sektöründeki ticari kuruluşlardan ucuzluk beklenmiyor? İstenmiyor?
Neden, ucuz kaşar yemiyoruz. Ben de ucuz kaşar istiyorum. Hadi başkan... Göreyim seni... Kaşar'ı ucuzlat da ben de dahil millet ucuz kaşar yesin... Sakın bana ekmek çok tüketiliyor da kaşar az tüketiliyor geyiği yapma... Sen kaşar'ı ucuzlat, bak tüketimi nasıl artacak.
Bir kez daha Sayın Matur'a ne istediğimin altını çizeyim. Belki bu sefer anlar. Gerçi Matur yine anlamayacak. Yine olayı saptıracak. Yine olaya popülist yaklaşıp, kendi halk kahramanı gösterip, bizi salak diye lanse edecek. Olsun...
Sayın Matur yüce affına sığınarak ben diyorum ki: Elbette ekmek ucuzlasın. Elbette herkes 1 lira yerine 750 kuruştan ekmek yesin. Hatta fırıncılar şartları zorlarsa ekmeği de ucuzlatır. Ama bunlar olmuyorsa, dar gelirli de bırak kartla da olsa ucuz ekmek alma şansısına sahip olsun. Dar gelirli adına sen karar verme... İsteyen ucuz ekmeği alır, onur kırıcı gibi gören almaz...
Bizim kırılan onurlarımız ne olacak Matur? Sakarya Gazeteciler Cemiyeti (SGC) Başkanı Sezai Matur bir 'ucuz ekmek' yalellisi tutturdu gidiyor. Aklınca halk kahramanı olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Matur, karneyle ekmek satışının onur kırıcı olduğunu savunuyor.
Peki ama üyesi olmadığım cemiyetin başkanı Sayın Matur'a yani sevgili başkanıma bir kaç soralım.
Sapanca'daki Yarbay Mustafa Dönmez'in evine giden Show TV Sakarya Muhabiri Nurettin Eryılmaz ile arkadaşımım Muhittin Güven burada bekçinin sözlü tacizine uğradı. Görevi kamu adına çalışan gazeteciye yardımcı olmak olan jandarma, çekimi engellemek için, vatandaşın kimlik sorması üzerine gazetecilere kimlik sorup, bölgeden uzaklaştırmak istedi. Arkadan aynı tacize İHA ekibi de maruz kaldı.
Önceki gün yaşanan ve dün gazetelerde yer alan bu olay sonrasında Başkan Matur arkadaşlarımızı arayıp geçmiş olsun demedi. Arkadaşlarımızı aramayan Matur'un jandarmayı da arayıp, "Sizden basına sahip çıkmanızı istiyoruz" dediğini de zannetmiyorum.
Ekmek parası için çabalayan arkadaşlarımızın dün taciz ve jandarmanın engellemeleri nedeniyle onurları kırıldı. İşlerini yapamadılar. Dağ başında yalnız kaldılar.
Eyyyy başkan... Milletin onuru için kendini paralayan, milletin onuru için köşede aslan kesilen sevgili başkan...
Şimdi adama sormazlar mı, asli görevin olarak gazetecileri koruman gerekirken, bir geçmiş olsun bile niye demedin. Neden gazetecilere sahip çıkmadın. Neden bir kınama yayınlamadın. Yoksa bu gazeteciler senin derneğine üye değiller mi? Onun için mi onuru kırılan gazetecilere sahip çıkmadın. Onun için mi taciz edilen ve engellenen gazetecilere "Ne haliniz varsa görün" tarzı yaklaştın…
'Küçük olsun benim olsun' mantığıyla hareket ettiğiniz cemiyetiniz, biz aç kaldığımız zaman mı bize sahip çıkacak? Karşılaştığımız zorluklardan ekmek yiyemeyecek hale geldiğimiz ve dar gelirli olduğumuz zaman mı bize sahip çıkacaksınız?
Sahi başkan ekmekti, cemiyetti derken şeytan dürttü. Sakın bu ucuz ekmek yalellisinin cemiyetteki, istifalarla bağlantısı olmasın?.. Yani başkan seçilirken Balcı sana sert muhalefet yapmıştı yaa...
Ayyyy... Ben de iyice hıyarlaştım.... Ucuz ekmekle cemiyetin ne alakası var ki (!)
Nasıl olsa cemiyet küçük ama başkan'ın oldu
Yazı Tarihi : 03 Temmuz 2009 Cuma
Bu yazı 90 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.