Günlük hayatımıza hayretle bakıyorum da, nasıl bir kamplaşmaya doğru sürükleniyoruz…
Bunu daha ne kadar taşıyabiliriz?
Öyle bir karşılıklı şüphe ve güvensizlik ortamı gelişiyor ki…
Bazen şaşırıyorum; aynı ülkede yaşayan ve birlikte yaşamak isteğinde olan insanlar mıyız?
Böyle mi demokratikleşeceğiz? Böyle mi demokratikleşilmiş?
Yazık oluyor…
İki gün önce kızımın yılsonu temsili vardı. Biz veliler salonda yerlerimizi alıp da gösterinin başlamasını beklerken, salonun cezbeden güzelliğini fark ettim. Salona bu güzelliği veren, giyilen kıyafetlerin renkliliği ve çeşitliliğiydi. Tıpkı fikirlerin rengi gibi… Güzel ve büyüleyici olan tarafı buydu. Sadece yan yana oturan, birbirini hiç tanımamalarına, mutlaka birbirlerinden farklı oluşlarına rağmen, birilikte heyecanlanan insanlar... Herkes çocuklarının geleceği ile ilgili ortak ve güzel hayaller için oradaydı. Ortak ve güzel hayaller ve gelecek için sağlanmış kusursuz bir uyum…
Salonu orada bıraktım ve Kuleli Askeri Lisesi yıllarıma döndüm. İnönü Stadında, 19 Mayıs tören provalarında, karşı türbinlerde sırasını bekleyen liselerin rengârenk kıyafetleri beni her zaman büyülerdi. Cıvıl cıvıldı karşı tribünler. Konuşan renkler… Onlarda hoşuma giden buydu. Bizler de yürürken öylesine gururlu ve itinalıydık ki… Çünkü bizi izleyenlerin gurur duymasını isterdik. Yaptığımız bu yürüyüşle, onların da bizi böyle beğeneceklerini düşünür, büyük özen gösterirdik. Ve unutamam, her tören provasının bitişinde karşılıklı tribünler birbirimize "………. Lisesi, Kuleli, El Ele" diye tezaruhat yapardık. Birbirimize sevgiyle el sallayarak ayrılırdık.
Dünyada birçok halk ve birçok ordu gördüm, ama birbirine bu kadar yakışan bir sevgiye hiç rast gelmedim.
Bu sevgi kıymet bilmeyi hak ediyor.
Yazı Tarihi : 29 Haziran 2009 Pazartesi
Bu yazı 112 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
şimdi makleyi okumdum ama en çok dikkatimi çeken yer ise yorumu oldu bende buna istinaden yorum yazma gereği duydum bu yorumu yapan arkadaşım sen dünyaya hangi gözlen bakıyorsun kendi azınla söylüyorsun insanların ayağında kendine ait bir postal var ya senin ayağında ne var ve kimin emanet terliklerini giyerek böyle yorumlar yapabiliryorsun bence ya göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün
osman özbayraktar @ 04.07.2009 23:39:31
Değerli "Aşk İklimi" rumuzlu yorumcu,
Lütfen yorumunuzu en az bir kez okuyun. Ben yorumunuzda bile; öfke, tahamülsüzlük ve en az iki taraf görüyorum. Bu da bana anlatmaya çalıştığım şeyin isabetini gösteriyor. O nedenle, yazınız için teşekkür ederim.
Saygılarımla.
Cem HATUNOĞLU @ 01.07.2009 21:16:04
Bahçelerde maydanoz.
Gel bize bazı bazı.
Başlık ile yazınız arasında nasıl bir bağ kurmuşsunuz hayret.
Siyasete girmeniz bile hayata postallarla bakmanıza mani olamamış.
Klasik CHP zihniyeti.
Kendi kurduğunuz dünyaya var
Başkaları ya sizin gibi düşünecek
ya yargılanacak.
yok böyle bir şey.
Milletin çizgisine eninde sonunda geleceksiniz.
Aşk İklimi @ 01.07.2009 00:29:16