ÖN TEKER NEREYE ARKA TEKER ORAYA...
Yüksek Seçim Kurulu kararıyla iptal edilişinin ardından, 7 Haziran 2009 günü yenilenen Belediye Başkanlığı seçimi öncesinde kaleme aldığımız "AKYAZI'YA YAZIK OLMASIN" başlıklı bir yazımız yayınlanmıştı bu köşede.
O yazıyı kaleme alırkenki endişemiz, gerçekten de Akyazı'ya yazık edecek bir seçim sonucundan duyduğumuz endişeydi.
O seçimin neticesine göre; ya 20 yıldır süregelen Akyazı'nın kara bahtı değişecek ya da aynı tas aynı hamam, bir dönem daha geçirmeye mahkûm olacaktı. Bu endişelerimizi dile getirirken, endişelerimizin seçime katılan başkan adaylarının şahıslarıyla ilgili olmadığını da üzerine basarak ifade etmiştik.
Yani; ne AKP adayı sayın Yaşar Yazıcı ne de SP adayı Hasan Akcan' dı endişelerimizin kaynağı.
Her iki kardeşimizin de etrafını kuşatan güruhun, yirmi yıldır süre gelen ve Akyazı ilçemizi büyük bir köy olmaktan öteye taşıyamayan çarpık bir anlayış ve siyasi mantığa sahip olmalarından kaynaklanıyordu endişelerimiz.
Seçimler yapıldı ve AKP adayı eski başkan Yaşar Yazıcı tekrar Belediye Başkanı seçildi. Seçimlerin ardından, sonuçlarla ilgili bir yorum yapmak için bir müddet beklemenin daha uygun olacağını düşünerek, tespitlerimi sizlerle paylaşmayı bu güne bırakmıştım. Eğer, geçtiğimiz hafta Akyazı'nın gündemine bomba gibi düşen bu olay olmasaydı, seçim sonuçlarına yönelik düşüncelerimi ve seçim sonrası Akyazılılar adına beklentilerimi bu köşede sizlerle paylaşacaktım. Fakat "AKP'li bir Belediye meclis üyesinin Akyazı Devlet Hastanesini ziyareti sırasında yaşanan olaylar", sandıktan çıkan neticenin Akyazı için ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve bu seçim neticelerinden Akyazı için neler beklenebileceğini öylesine açık bir şekilde ortaya koydu ki, bizim bir yorum yapmamıza gerek kalmadı.
Aslında bugüne kadar tanıdığımız yapısıyla böyle bir davranış biçimini hiç beklemediğimiz bahse konu meclis üyesi, kanaatimizce hastalık dışında bir sebeple (İnsanların, hastalık hali dışında hastanelere neden gittiklerini de oldum olası pek anlayamam ama) Akyazı Devlet Hastanesine gidiyor ve doğal olarak (!) siyasi kimliği gereği muhatap olarak kabul ettiği Başhekim'in odasına yöneliyor. Odada bulunan Başhekim ve Başhekim yardımcısının kendisini ayakta karşılaması ve verdiği selamı almalarıyla yetinmeyen meclis üyemiz, o sırada aynı odada bulunup önündeki bir takım evraklarla uğraşan bir başka doktora hışımla hücum eder. "Ben 15 bin kişinin oyuyla seçilmiş bir meclis üyesiyim. Sen niye ayağa kalkıp selamımı almadın lan …" diyerek saldırır o doktora ve odadan kovmaya kalkar. İfadeye dikkat buyurun lütfen. Araya giren Başhekim yardımcısının müdahalesi üzerine cengâver meclis üyemiz daha da coşuyor ve galiz küfürler eşliğinde ilginç tehditler savuruyor; "Hepinizin bacaklarını kırarım ulan. Başbakana söyler sürdürürüm hepinizi…".
Olayı duyduğumda hiç şaşırmadım biliyor musunuz. Çünkü, iktidar partisinin son yapılan ilçe kongresinde yönetim kuruluna seçilen çiçeği burnunda bir yöneticinin, İlçe Emniyet Müdürlüğüne elinde bir trafik dosyasıyla girerek; "Ben AKP yönetim kurulu üyesi ….. …. yim. Bu dosya bir saate kadar hazır olsun …" talimatını (!) verip çıkması olayı, yaklaşık bir aydır sohbet ortamlarımızın espri konusu olmuştu.
Maksadım kimseyi linç etmek değil. Ama bu olay bile gösteriyor ki; Akyazı'ya gerçekten yazık oluyor. Kabahatli olan, ne oldum delisi bu meclis üyesi değil bence. O ve onunla aynı tarz davranışları yıllardır sergileyen ve bundan sonra da sergileyecek olanların gerçek sorumlusu, kucağında büyüyüp serpildikleri yönetim mantığı ve idare anlayışıdır. Zira; derdini anlatmaya çalışan vatandaşına "Artistlik yapma lan!" diyen bir başın, ayaklarından beklenebilecek adım bu kadar olur. Çünkü; bütün arka tekerler, ön tekerleri izlemeye mahkûmdur. Aynı aracın tekerleri olmaya devam ettikleri sürece….
Yazı Tarihi : 23 Haziran 2009 Salı
Bu yazı 88 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
Ah Zihnicim ah.
sende partin gibi münferit olayları genelleyerek mal bulmuş mağribi gibi bunlara yapışman,hiç şaşırtmıyor beni.
Ancak Mhp çatısı altında görülebilecek olayları AkPartide olmuş gibi göstermen ve bu olayla hükümeti ve Akyazı yı zan altında bırakman ne kadar doğru.
Şayet anlattıklarında gerçek payı varsa,hiç şüphen olmasın gereken derhal yapılır.
Aşk İklimi @ 06.07.2009 16:56:38