Sakarya için "Sivil İnisiyatif" fikri üzerine!
Bugün Sakarya için faaliyet gösteren birçok Sivil Toplum Kuruluşu (STK) var. Birçoğuna davetli oldum. Hemen hepsi, bu şehir veya bu şehirde yaşayan, temsil ettikleri kitleler için ciddi bir gayret içinde, kendi kuruluş amaçları doğrultusunda ellerinden gelenin en iyisini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
Ancak benim burada ileri süreceğim düşünce biraz daha farklı, biraz daha yüksek bir amaç güdüyor.
Ben Sakarya için: çok daha geniş çaplı bir güç, fikir ve hedef birliği, bir sivil inisiyatif yaratma hayalini kuruyorum. Şehrimizin geleceğine yön verme kudretini elinde bulunduran yerel ve ulusal seçilmişler, atanmışlar ve meclislerin; danışmadan, fikir istemeden, sormadan, nabız yoklamadan bu şehrin geleceği hakkında karar verme konusunda kendilerini eksik hissedecekleri, ya da oradan gelen bir sese kayıtsız kalamayacakları, birleştirici bir şehir organizmasını kastediyorum.
AB uyum süreci içinde, belki beş, belki de on yıl sonra yerel yönetimlere çok daha fazla siyasi, idari, mali özerklik verilmesi bekleniyor. Bir Büyükşehir olan Sakarya da, kendi kendini yönetmeye şimdiden hazırlanmalı.
Belediye Başkanlarını, meclis üyelerini, milletvekillerini seçmek önemli, ancak maalesef günlük hayatımızdaki gerçek sorunların tümünün kucaklanması bakımından umduğumuz kadar fazla şey ifade edemiyor. Çünkü seçimlerin sona erişinin ardından gelen süreçte; denetleme, kontrol etme, yaptırma, hayır deme haklarımızı elimizde tutamıyoruz. Bence bir şehrin geleceği, seçilmiş de olsalar, atanmış da olsalar, iki elin parmakları kadar kişinin inisiyatifine bırakılamayacak kadar önemli ve hepimizi ilgilendirmeli, hele hele teknolojinin bu kadar geniş imkânlar sunduğu bir çağda… Bu muhteşem şehre karşı olan görevimiz oy vermekle bitmemeli. "Yönetişim" kavramı ve dünya dinamikleri, bence bizleri de şehrimizin yönetimi ve geleceğine daha fazla müdahil olmaya, yaşayan bir şehir organizmasının düşünen, üreten, paylaşan, tepki veren birer parçası olmaya mecbur bırakıyor. İstanbul'da bunu gerçekleştirmekte zorlanabilirsiniz, ancak Sakarya bence bunun için ideal bir yapıya sahip.
Böyle bir şehir organizmasının amaçları mesela şunlar olsun:
Şehrin kendi kendini yönetebilme yetenek, irade ve inisiyatifini ortaya çıkarmak ve geliştirmek,
Gelişiminin önünü tıkayan engellerle bilinçli bir şekilde mücadele ederek, şehrimizin; ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden canlanmasına katkıda bulunmak,
Şehrimizin yerel ve ulusal düzeyde çözüm bekleyen sorunlarını mercek altına almak, yerel ve ulusal meclisler ölçeğinde somut çözüm önerileri sunmak,
Yerel ve ulusal meclisler bünyesine seçilmiş temsilcilerimizin çalışmalarını çok yakından takip etmek,
Seçilmiş ve atanmış yöneticilerimize Sakarya'ya uygulanabilecek bilimsel ve teknolojik gelişmeler hakkında ufuk sunmak,
Şehrimizin yurt içinde ve yurt dışında tanıtımına katkıda bulunmak,
AB ve diğer uluslararası fonlardan istifadesini sağlamak,
Diğer iller ve diğer ülkelerin şehirleri ile işbirliği fırsatlarını geliştirmek,
Sakarya siyasetini somut ve gerçekleştirilebilir zengin projelerle beslemek,
Sakarya'ya dair, isteyen herkese açık, bilgi/veri bankası oluşturmak,
"Gıda Bankacılığı"nı hayata geçirerek, şehir halkımız arasında sosyal dayanışmayı yasalar çerçevesinde daha da güçlendirmek,
Üniversitemiz ile Şehrimizin bağlarını daha da kuvvetlendirmek,
Başlangıçta mütevazı bir oluşum olarak doğacak bu şehir organizması, ileride, kendi kendini yönetmeye, denetlemeye, ayıklamaya muktedir olan, yani gören, işiten, kendi kaynaklarına sahip, saygın bir varlık olsun, mesela ileride bir vakıf olsun.
Bu siyasi maksatlı bir oluşum olmasın. Bilakis içinde her siyasi düşünce, samimiyetle yer alsın ki Sakarya'nın sorunlarını; resmi, siyasi, gönüllü her türlü platformda duyurabilme imkânı bulunsun.
Şehrimizin kaderinde söz sahibi "ATANMIŞ veya SEÇİLMİŞ" kişiler olmak, insanın rüyalarını kaçıracak kadar büyük bir sorumluluk. Peki, onlar bu sorumluluğu yerine getirirken ne derece başarılılar? Bu maksatla:
Milletvekillerimizin faaliyetlerini mercek altına alıp, bu şehre neler kazandırdıkları hepimiz tarafından kontrol edilsin, mesela: kaç kere şehrimize geldiler, neyi tespit ettiler, neyi takip ettiler, nasıl bir katkı sağladılar, mecliste verdikleri önergeler, teklifler var mı, varsa şehrimizi ne kadar ilgilendiriyor?
Merkezi yönetimin yerel uzantısı olan resmi kurumlarımız ne kadar aktifler, sorunlarımıza parmak basıyorlar mı, gereken makamlara ulaştırıyorlar mı, çözüm üretiyorlar mı, üretilen çözümler bir değil, on değil, bin yıllık mı?
Keza Belediye Başkanlarımız ve yerel meclis üyelerimiz aynı şekilde…
Güzel şehrimiz için, gerçekleştirilebilecek projeler üreten bilim insanlarımız, fikir sahibi sanayicimiz, esnafımız, memurumuz, köylümüz, kadınımız, engellimiz, gencimiz, her gün otobüse veya dolmuşa birlikte bindiğimiz sıradan ancak kendini sorumlu hisseden herkes, şehrin genelini ilgilendiren sorunlar üzerine düşündükleri çözümleri erk sahibi yerlere duyurabiliyorlar mı? Duyurduklarında da dikkate alınıyorlar mı?
Sakarya'nın her noktasındaki, her köşesindeki soruna hâkim miyiz? Yaygın ve yıllanmış sorunlarımızın çözümü konusunda hangi aşamadayız?
Gelin bu şehri birlikte yönetecek, yaşayan, örnek, güçlü bir organizmayı hayata geçirelim. Sorunların çözümü ve daha yaşanası bir şehre kavuşmak için birilerini seçmekten değil, kendimize seçilmiş birer kişi değeri vermekten bahsediyorum. Birimiz aklı, birimiz gözü, birimiz kulağı, birimiz nefesi, birimiz eli, birimiz ayağı olsun. Mesela kadınlarımız kalbi, çocuklarımız da vicdanı olsun.
Böyle sorumlu bir duruş en çok Sakarya'ya yakışır. Bu bir hayal diyenlere de, Ayşen Kolçak'ın Medyabar'daki "Hayal ve Gerçek" başlıklı yazısını öneririm.
Yazı Tarihi : 21 Haziran 2009 Pazar
Bu yazı 90 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar