Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
ERGENEKON BELGESİ..
Adına her nedense "Ergenekon" denilen bir adli süreç ülke gündemimizi işgal etti. Bu süreç "temcit" pilavı misali ısıtılıp ısıtılıp ulusal gündemimizin ortasına getiriliyor. Bu gidişle bu "temcit" pilavı misaline bürünen konunun uzun süre gündemimizde yer tutacağı anlaşılmaktadır.
Bu adli süreçle ilgili neyin nerede, nasıl olduğu konuları iyice birbirine girmiş durumdadır. Bu süreç nerede soruşturma konumundadır?Nerede kovuşturma konumundadır? Belli değildir. Amiyane tabirle adeta "Aşure" misali karışık ve işin içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Anlaşılan o ki böyle seyir ederse kör düğüm olacaktır.
Geçtiğimiz günlerde bu adli süreçle ilgili çok ilginç bir gelişme oldu. Genelkurmay Başkanlığı Harekât Dairesinde görevli olan bir üst subayın imzaladığı bahisle ortaya konulan ve özellikle "Taraf" gazetesinde yayımlanan bir belge gündemimize girdi. Hem de çok yoğun bir şekilde girdi. Belgenin içeriğine bakıldığında başta Ana Muhalefet ve muhalefet partileri olmak üzere birçok kesim çok vahim planların ve çalışmalarının yapıldığı sonucuna vardı. Bu belge üzerinden çok spekülasyonlar ve dezenformasyonlar yapıldı. Bazı önemli şahsiyetler belge ile ilgili teknik ve detay değerlendirmesine girmeden "malumun ilanı" öngörüsünden hareketle "amaca giden yolda birer aracı" konumuna düştüler.
Bu belgenin yayımlanmasına müteakip Genelkurmay Başkanlığı bir süre sessiz ve dinlemede kaldı. Bu sesliğini belki bir süre daha devam ettirip bazı tespitleri yapmayı planladı ama yoğun bilgi kirliliğine karşın olması muhtemel kitlesel eylemlerin önünü alabilmek için sessizliğini bozdu. Bu değerlendirme benim şahsi değerlendirmem olup yabana atılır yanının olmadığını belirtmekte fayda olacaktır.
Belge üzerinde yapılması gereken işin en önemli safhası belgenin niceliğinden ziyade nitelik değerlendirmesinin yapılmasıydı. Ancak maalesef bu değerlendirme yapılmadan, değerlendirmeler ve yorumlar yapılmış, kesin hükümler verilmiştir.
Bu belgeye farklı bir açıdan bakarak herkesin atladığı nitelik değerlendirmesine girmekte yarar olacaktır.
Başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere Silahlı Kuvvetlerin diğer unsurları kendi iç yazışmalarındaki bazı gizlilik dereceli evrakların kamuoyuna sızdırılmasına karşın son dönemlerde bazı ileri seviyede tedbirler almıştır. Bu tedbirlerin başında kritik yerlerde görev yapan kilit personelin seçimlerine özel hassasiyet gösterilmiştir. Belgeler önem derecelerine ve koruma seviyelerine göre yayım ve koruma altına alınmıştır. Bazı önemli ve çok gizli emirler ya da çalışmalar belirli kademelere kadar yayımlanmış, daha alt kademelere yayımlanmamıştır.
Silahlı Kuvvetlerin yasal olup gizli ve Devlet sırrı niteliğindeki önemli belgeleri dağıtım yapılan birliklere kadar sürekli takip altına alınmış, kopyalanma veya fotokopi ile çoğaltılmalarına imkân vermeyecek kadar güvenlik altına alınmıştır. Çok gizli ve önemli evrakların üzerinde yayımlandığı birliğin şifreli kodları verilmeye başlanmış, bu şifreli kodlamaların silinmesi ya da değiştirilme imkânının önü kapatılmıştır. Kısacası önemli bir belgenin kamuoyuna sızdırılması durumunda belge üzerindeki güvenlik şifrelerinden kim ve hangi birimce sızdırıldığı anında tespit edilir hale getirilmiştir.
Genelkurmay Karargâhında hazırlandığı ve bir üst subay tarafından imzalandığı belirtilen evrak üzerinde yapılacak basit bir gözlemde belge üzerinde söz konusu güvenlik şifrelerinin olmadığı açıkça görülmektedir.
Bunun yanında; bu belgenin gözaltına alınacağını günler öncesinden yakın arkadaşlarına söylediği iddia edilen şahsın üzerinde çıkması çok ilginçtir. Bu ilginçlik senaryo içerisinde senaryonun var olabileceğini akla getirmektedir.
Genelkurmay Karargâhında hazırlandığı iddiası ile ülke kamuoyunu ayağa kaldıranlar amaçlarına giden yolda aracı olarak kullanmak istedikleri unsurların Silahlı Kuvvetlerine bu denli sahip çıkacaklarını hesaba katmamışlardı. Bu belge Silahlı Kuvvetlerin son dönemlerdeki "evrak güvenliği" uygulamasından habersiz, yıllar öncesine ait rutin uygulamanın devam ettiğini düşünen bazı "özel görevliler" tarafından hazırlanmıştır yorumunu doğurmaktadır.
Belgenin yayımlanmasını müteakiben Genelkurmay Başkanlığı önemli bir açıklamada bulunmuştur. Belge üzerinde kriminal inceleme yapılmadan doğru olduğu kabul edilemez demiştir. Çünkü kendinden emindir ve yasadışı olan böyle bir çalışmanın yapılmayıp belge hazırlanamayacağını dile getirmiştir. Bu açıklamalara rağmen dezenformasyon sahipleri belgeyi imzaladığı iddiasında bulundukları üst subayı " Ergenekon Savcılarının" şifahi olarak ifade vermeye çağırdıklarını ve ilgili üst subayın ifade vereceğini dahi dile getirmişlerdir. Bu şekilde Genelkurmay Karargâhından önemli bir görevlinin tutuklanmasını amaçlamışlar, devamında başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere Genelkurmay Karargâhının tasfiye edilmesini hedeflemişlerdir. Ancak Ergenekon Davası denilen adli sürecin hâkim ve savcıları belgenin gerçek olup olmadığının tespiti yapılmadan ilgili üst subayın ifadesinin alınmayacağını açıklayarak "özel görevlilerin" bu senaryosunu suya düşürmüşlerdir.
Bu açıklamalar ışığında bir bardak suda fırtınalar kopartılan bu belgenin büyük olasılıkla fotokopi ve sahte olduğu değerlendirilmektedir. Eğer öyle ise durum çok vahimdir. Zira Ergenekon adı verilen bu süreç, başlangıcından itibaren tartışmaya açılacaktır. Belge ve delil olarak ortaya konulanların tamamının gerçek olup olmadığı sorgulanacaktır.
Ülkemiz zor virajlardan geçmektedir. Ülke topraklarımız stratejik çıkar peşinde koşanların oyun sahası konumuna girmiştir. Devletimiz Milleti ile el ele vererek bu zor günleri aşmalıdır. Yukarıda konu ettiğim ve değerlendirme yaptığım belge umarız gerçek değildir. Gerçek ise durum çok vahimdir. Sahte ise de durum çok vahimdir. Önemli olan bu vahametten nasıl kurtulacağımızdır. Bu ülke Türk Milleti ile bin bir güçlüğü yenmiştir. Bunları da yenecek, aşacak güçtedir.
Yazı Tarihi : 19 Haziran 2009 Cuma
Bu yazı 207 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar