Son birkaç yıldır siyasetçiler ya da kurum yöneticileri arasında bir moda başladı, yıllarını bu sektöre vermiş gazeteci arkadaşlarımız bir konu hakkında haber yapıyor ya da yorum yazıyor haberin yada yorumun çıkmasından sonra muhatap ilgili arkadaşlarımızı arıyor, selam kelam faslından sonra muhatap başlıyor anlatmaya" -Bak beyefendi gazetecilik böyle olmaz, istersen ben sana gazeteciliği biraz anlatayım, gazetecilik böyle böyle yapılır, keşke bu haberi yapmadan yada yazıyı yazmadan beni arasaydın işin doğrusunu anlatırdım vs.vs."
Hemen her gazeteci arkadaşımızın başından böyle yüzlerce hadise geçmiştir, gazeteci arkadaşlarımız da bu tür "akıl vericileri" yıllardır büyük bir sabır ile dinliyorlar ama kendilerini arayan bu işgüzarlar belli bir zaman sonra yer değiştirip yerine yenileri gelince bu sefer aynı plağı yeni gelen çalıyor.
Halbuki gazetecinin yazmak istedikleri sorunlu haberler değil başarı haberleridir, hepimizin istediği etrafımızda hangi kurum yada kuruluş varsa o kurumların başarı haberlerini kamuoyuna aktarmaktır ama buralarda iyi giden bir şey olmayınca iş dönüp dolaşıyor ve "gazeteciler zaten oldum olası muhalefet" noktasında çakılıp kalıyor.
Osman Durmuş'un sağlık bakanlığı döneminde bir vesile ile makam odasına girmiştik ama bizi sağlık bakanının makam odasından çok kapının girişindeki yazı çekmişti, kapının hemen girişinde "bu ülkenin talihsizliği ilgililerin bilgisiz, bilgililerinde ilgisiz olmasıdır" şeklinde enfes bir söz vardı, aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen bizi tenkit etmek isteyenler yada bize akıl vermek isteyenler olduğunda hemen bu sözü hatırlarız.
Vatandaş yolunu bulmuş bir şekilde devletin bir kurumunun başına geçmiş, dolayısı ile kendisine düşen başında bulunduğu kurum dolayısı ile insanımızın hayatını kolaylaştıracak çalışmalar yapmak, ancak başında bulunduğu kurumu yönetemeyen yada istediği başarıyı yakalayamayan bu tür insanlar belli bir zaman sonra işi gücü bırakıp başkalarına özelliklede gazetecilere akıl vermeye başlıyorlar.
Bu şekilde bizleri arayanlara ilk sorumuz "-beyefendi bizim yazdığımız haber yanlışmı, yalanmı" oluyor ama bu durumu da pişkinlikle karşılayan muhterem "Vallahi yalan yada yanlış değil ama yazmasaydınız daha iyi olurdu şöyle ki.." dedikten sonra başlıyor bundan aşağı yukarı 20-30 yıl önceki hadiseleri anlatmaya ve o bahanelerin arkasına sığınmaya.
Bu tür "başkasının başarısızlığından başarı bekleyen" yönetici profili hemen her yerde bol miktarda var ancak böyle olmayan süper akıllı yöneticiler de var, bu süper akıllı yöneticiler içerisinde bulundukları şartların olumsuzluğuna bakmadan, bu olumsuzlukları engel görmeden çok kıt imkanlar ile bulundukları kurumu vatandaşların gözbebeği haline getiriyor aradan çok uzun yıllar geçse de toplum tarafından unutulmuyor her zaman dua ve minnet ile anılıyorlar.
İşte mesele zor şartlarda görev yaparak bulundukları kurumları yücelten bu sayede de insanımızın hayatını kolaylaştıran yöneticileri bulup çıkarmaktır, aksi takdirde iş bir bakanın kameralar karşısına geçip "-Değerli basın mensupları falanca ilimizde yanan sağlık kuruluşu 2002 yılından önce yani biz iktidar olmadan yapılmıştı bu yüzden bizim hiçbir günahımız ve sorumluluğumuz yoktur" şeklinde akıla ziyan açıklamalar yapıyor ki bu açıklamada bilindiği gibi hiç kimseyi tatmin etmiyor.
Toplumdaki herkes işini iyi yapmalı, herkes kendi kapısının önünü temizlemeli ki diğerlerine iş kalmasın, herkesin kendi işini iyi yaptığı ülkelerde zaten bu tür ipe sapa gelmez açıklamalara da gerek kalmadığından kimse başkasına akıl verme ihtiyacı da duymayacaktır.
Yazı Tarihi : 16 Haziran 2009 Salı
Bu yazı 414 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
"ancak başında bulunduğu kurumu yönetemeyen yada istediği başarıyı yakalayamayan bu tür insanlar belli bir zaman sonra işi gücü bırakıp başkalarına özelliklede gazetecilere akıl vermeye başlıyorlar."
Çünkü en kolay satın alınabilenlerin arasında gazeteciler geliyor.Bİr reklama fit olan o kadar gazeteci tanıyorum ki.
Mesleklerini kese doldurmak zanneden gazeteciler olduğu müddetçe bu devam edecektir.
Aşk İklimi @ 13.07.2009 15:28:27
sayın aladdin bey gazetecilik güzel şeyde nezaman sizin yorumladınız yazılara baksam gerçekten çok acemi oldunuzu görüyorum.burada herzaman bi şey var en güzel yazan zeki aydıntepe ve turhan çetalbaş biraz ders alın lütfen hiç güzel değil fıkra köşesinde yazarsanız dahada başarılı olcanıza eminim
yasin kobal @ 10.07.2009 19:20:02