YALEL MEDYA...

Zihni Açba

Zihni Açba
Yayın hayatına başladığından bu yana, şehir dışında bulunmam veya o gün itibariyle bir gazete bayiine ulaşmamı engelleyecek çok olağan dışı sebeplerimin oluştuğu günler haricinde, her gün almaya ve okumaya özen gösterdiğim gazetemiz Yeni Haber'i geçtiğimiz hafta içerisinde dört gün boyunca almadım ve okumadım. Sadece Yeni Haber'i değil, Sakarya yerel medyasında bir şekilde yer ve itibar edinmiş ama hafta boyunca o ilginç reklam spotunu manşetine koymuş olan hiçbir gazeteyi almadım ve okumadım. Nedeni çok basit ama bence çok önemli bir neden. Sadece, kendi kıstaslarım ölçüsünde bir protesto yolu olarak bunu seçtim. Bir nevi "Yalan habere tepki gösterme" protestosu da diyebiliriz buna. Bu itibarla; geçen hafta satın almayarak ve okumayarak protesto ettiğim yerel gazetelerimizi, bir hafta boyunca; "BAŞBAKANIMIZ SAKARYA KENT MEYDANINDA SİZLERLE BULUŞACAK" yalan haberini manşetlerine koyarak, Sakarya halkını kandırmaya çalıştıkları için bugün de bu köşeden, şiddetle kınıyorum.
Önce bu manşetin neden yalan haber hükmünde olduğunu kısaca izah etmek, sonrada bu yalan haberin nelere yol açacağını sizlerle paylaşmak istiyorum. Yalan haber hükmündedir çünkü; Sakarya Kent Meydanına gelen Başbakanımız değil, AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyib Erdoğan'dır. Eğer, bu cümleyi okuyarak; "Ne fark var canım..." diye mırıldanan birileri varsa ve eğer biz medyayız, gazeteciyiz iddiasıyla ortalıkta dolaşıyorlarsa, tavsiyem bu iddialarından vazgeçip, kendilerine başka bir iş ve unvan aramalarıdır. Çünkü bu nüansı ayırt edemeyenden gazeteci olmaz. Belki sıradan bir vatandaş, kürsüdeki birinin Başbakan mı yoksa bir siyasi partinin genel başkanı olarak mı konuştuğunu ayırt edemez ama, bir gazeteci bunu ayırt etmek zorundadır. Bir gazeteci bilir ki; Başbakanlar, seçim mitingi yapmazlar. Mensubu veya genel başkanı olduğu parti de dâhil olmak üzere, herhangi bir siyasi partinin amblem ve pankartlarıyla donatılmış bir meydanda yapılan miting, Başbakan'ın değil, o siyasi partinin genel başkanının katıldığı mitingdir. Bu itibarla diyoruz ki; Başbakan Sayın Tayyib Erdoğan da AKP Genel Başkanı Recep Tayyib Erdoğan olarak, partisinin Sakarya İl Teşkilatı ve Belediye Başkanlığının düzenlediği program çerçevesinde Sakarya'ya teşrif etmiştir.
Gelelim gözden kaçan teferruat ve bu teferruatların doğuracağı sonuçlara. Sayın Erdoğan, "Sakarya'ya ne zaman gelsem huzur buluyorum" ifadesiyle sözlerine başlamış. Haksız da değil. Hafta başından beri Sakarya'da yayınlanan mahalli gazeteleri önüne koysalar, huzur bulması için yeterli sayın Başbakanın. Gazetelerin satır aralarında neler yazdığı çok da önemli değildir. Çünkü siyasi parti liderlerinin, satır aralarını okumak gibi bir alışkanlıkları yoktur. Onları okuyup, uygun gördüklerini kendilerine aktarmak üzere görevlendirilmiş hem ücretli hem de gönüllü elemanları vardır.
Belki, Sakarya yerel medyası olarak hizmet verdiğini düşünen, başta bu satırların yayınlandığı Yeni Haber gazetesi olmak üzere bazı gazeteci ve gazete yetkilisi dostlarımız alınacaklardır ama, ben bu dört günlük protestoyu neden gerçekleştirdiğimi de burada ifade etmek istiyorum. Öncelikle; aldığım gazeteye verdiğim 25- 30 kuruşun, manşete konan o spotun her santimetrekaresi için ödenebilecek olan 25-30 ar liralardan daha kıymetli ve daha helal olduğunu düşündüğüm için, dört gün boyunca mahalli gazete satın almadım. Daha kıymetli ve daha helal çünkü benim 30 kuruşumda ihale komisyonu, iş bitirme avantası, devlet parası, millet nafakası yok. Sadece alın terinden ibaret ve kendileri bunun farkında olmasalar bile, protesto ettiğim gazetelerin patron ve yöneticileri için de o manşetlerden kazandıkları paralardan daha önemli benim 30 kuruşum.
Bu manşetleri attıran ve bedelini ödeyenlerden de bir aktarma yapmak isterim sevgili gazeteci dostlarıma. Oturdukları masaların başında ne konuşuyorlar biliyor musunuz? "Yerel basınmış, Tarafsızmış, Bağımsızmış...v.s salla gitsin. Parayı basarım, Logosunun bile üzerine konarım." diye kahkahalar atıyorlar.
Eğer sayın Erdoğan, yedi yıldır bu ülkeyi yöneten hükümetlerin başı olarak:
"Kimse bizi krizin sorumlusu olarak gösteremez" demek yerine, "Gerek içeride, gerekse dışarıda gelişen bir takım olumsuzluklar nedeniyle bir darboğaza girdik. Bu darboğaza karşı Türk Milletinin desteğini arkamda görmek istiyorum" deseydi, ben de hissederdim Sakarya'ya gelenin sayın Başbakan olduğunu.

Bizzat kendi Partisinin Sakarya'daki en üst düzey yetkilisi olan İl Başkanının bile "Sen bu işi yapamıyorsun, bırak artık" dercesine görevinden istifa ederek, yerine talip olduğu bir belediye başkanını överek onurlandırmak yerine, "Altı yıldır Başbakan olarak her gelişimde vermiş olduğum sözlerin yerine getirilmemiş olmasından, ürettiği mahsulün bedelini alamadığı için hacze uğrayan, hakkında dava açılan çiftçiden, zamanında alamadığımız tedbirler yüzünden işini, aşını ve hatta geçinemeyerek eşini kaybeden Sakaryalılardan özür diliyorum deseydi, belki ben de hissederdim Sakarya'ya gelenin
Sayın Başbakan olduğunu.

Özetle; ben hissedemedim Sakarya'ya gelenin Sayın Başbakan olduğunu. Hisseden varsa hayırlı olsun. Ama, bildiğim ve hissettiğim bir şey var. Biliyorum ki; "Yerel Medya", bir yörenin gelişip, kalkınmasında, sosyokültürel ve ekonomik gelişimini sağlamasında çok önemli bir unsurdur. Ancak, yukarıda sözünü ettiğimiz nüansı fark edemeyecek kadar gaflet veya zaaf içerisine düşerse, yerel medya olmaktan çıkıp, "YALEL MEDYA" konumuna sürüklenir. Olan da yöre halkına olur...



Yazı Tarihi : 13 Mart 2009 Cuma
Bu yazı 122 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk