BEYİNLERE DÖŞENEN MAYINLARIN PATLAMASI
Cihad Koray'ın mayın temizleme konusunu işlediği bir yazısını paylaşalım;
İktidar ile Muhalefet arasında bir mayın kavgası sürüyor.
İktidar; Ticaretin dini milleti olmaz diye muhalefeti Yahudi ve İsrail düşmanlığı yapmakla suçlarken, Muhalefet ise İktidarı Ülkenin topraklarını İsrail'e satmakla ve vatan hainliği ile suçluyor.
Bütün bunlara sebep ise; Kendi ellerimizle döşediğimiz Suriye'nin tamamını, Irak sınırımızın da bir bölümünü kapsayan mayınlı arazinin temizleme işini, hükümetin bir İsrail firmasına vermeyi ve bunun karşılığı olarak ta bu toprakların kullanım hakkını temizleme işini yapacak firmaya yani dolaylı olarak İsrail'e vermenin önünü açacak yasal değişikliği yapması.
Bu olay iktidarların hatalı kararlarının bedelini eninde sonunda ödendiğine dair güzel bir örnek…
Mayınların temizlenmesi fikrini doğru ve geç kalınmış bir karar olarak görmekle birlikte İsrail firmasına arazinin 44 yıllığına kullanması karşılığında ihale edilmesini üstelik firmadan talep gelmesi durumunda bitişiğindeki arazilerinde kullanım hakkının da verilebileceği olayı farklı bir boyuta getirmekte…
Tam aramız düzelmişken, Suriye'nin, hem kuzeyden hem güneyden İsrail'in arasında kalacak olmasına sessiz ve tepkisiz kalması mümkün değil.
İsrail ile Anadolu toprakları arasında bir koridor açılacak olması…
Arz- ı mevutun (Yahudilere vaat edilen topraklar) üçte ikisi gerçekleşmiş olacağı…
İsrail'in bir numaralı düşman olarak gördüğü Suriye, Irak ve İran karşısında önemli stratejik bir üstünlüğe kavuşacak olması…
Her kes tarafından bilinen GAP bölgesinde İsrail tarafından alınan binlerce dönüm araziler, 6- 7 yıl evvel Urfa' ya sırf doğum yapmak için İsrail den gelen binlerce hamile kadın ve onlardan doğan çocukların Türk vatandaşı olması…
Yahudiler için Kerkük şehrinin Kudüs'ten sonra en önemli ikinci dereceden kutsal şehir olması…
Bütün bunlar alt, alta getirildiğinde olayın rengi değişmekte konuyla ilgili kuşkuları ve kaygıları arttırmaktadır.
Bu mayın temizleme olayı Büyük Ortadoğu projesinin önemli bir parçası da olabilir.
Yüzyıllardır Yahudilerin hayali olan büyük İsrail in kuruluşu için düğmeye basılması da olabilir. Olur mu? Olur.
Uluslar arası projelerde hiçbir şey rastlantı değildir. Her şey çok önceden planlanır ve zamanı gelince uygulamaya konulur.
Bakınız dış işleri bakanımız ABD ye " bizi kendinize model ülke olarak seçin" teklifinde bulunuyor. Şimdi bu sözler ulusal çıkarlarımız ve haklarımızın tamamen ABD' ye devredildiğini, onların uygun gördüğü modelin bir parçası olmaya razı olduğumuzun açıkça itirafı değil midir?
Bu husus da Sayın Devlet Bahçeli'nin; sınırlar bir ülkenin namusudur sözüne aynen katıldığımızı ifade etmek istiyoruz.
Ancak bizi esas ilgilendiren, siyasi çevrelerde ortalığı toza dumana katan bu mayın konusunun sokakta, yani halk kesiminde kimsenin umurunda olmaması ve bu olayın ışığında Türk Milletinin mantık ve düşünce derinliğine yıllardır döşenen mayınların yavaş, yavaş patlamaya başlamasının açıkça görülmeye başlanmasıdır.
DİNİNE KÜFRETTİRME!
Ali Bostancı adlı okurumuzun iletisi önemli bir uyarı, paylaşalım;
Duman adlı grup yeni albümündeki rezil parçasında İhlas Suresi Lem yelid velem yûled okunuşlu 3. ayetini; şarkıda "lem yelid velem löp yutar" şeklinde okuyarak açıktan dalga geçiyor.
Lütfen tepkisiz kalmayalım. Hem mesajı ileterek bilinçlenmeyi sağlayalım, hem de yetkili mercileri bilgilendirerek bu rezilliği durduralım.
Allah ahrette "Ey Kulum! Kitabımla dalga geçildi, buna karşılık sen ne yaptın?" diye sorduğunda; Ey Rabbim; ben gücümün yettiğince doğrunun yanında durdum ve onları engellemeye çalıştım diyebilelim.
Bilinir ki; Nemrud, Hz. İbrahim'i ateşe atıp yakmak istemiştir. Kocaman bir ateş yakılır, alevler göğe yükselir. Küçücük bir karınca su taşımaktadır. Ona sorulur; ne yapıyorsun diye. O küçük karınca der ki; yanan ateşi söndürmek için su taşıyorum. Ona denilir; ama senin taşıdığın su onu söndürmez. Karınca şöyle cevap verir; Biliyorum, ama birincisi ben Hakkın yanında bulunarak tarafımı belli ediyorum ve elimden geleni, gücümün yettiğini yapıyorum.
Kutsalı olmayan kutsala saygıyı bilmez. Bunu yapanlar bilmiyorsa, kutsalımıza karşı hassasiyetimizi başkasından beklemeden biz korumalıyız.
Durumu düzeltmeye ve yapanları boykota tüm duyarlı Müslüman Kardeşlerimi davet ediyorum.
Yazı Tarihi : 14 Haziran 2009 Pazar
Bu yazı 59 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar