Yaz aylarına girmemiz hasebiyle malum trafik hareketliliğinde yoğunlaşma baş göstermeye başladı. Zaten Türkiye ortalamasına göre nüfus itibariyle kişi başına düşen araç sayısında ülke birincisiyiz. Türkiye ortalamasında her 7 kişiye bir araç düşerken bu oran Sakarya'da 4 kişiye bir araç oranına yükseliyor. Trafik yoğunluğunun önüne geçebilmek için geniş ve alternatif yollar gerekli. Büyükşehir belediyesi bu konuda elinden geldiğince iyi çalışmalar yapıyor. Ama Trafiğe çıkan araç sayısındaki artışlar, iç turizm hareketliliğindeki yoğunlaşma, İstanbul ve Ankara arasında kalan, Karadeniz'e açılacak yeni bir liman kenti olmaya aday şehrimizdeki trafik alt yapı yapılanması tam anlamıyla yetiştirilemiyor.
Yıllar öncesine dayanan plansız şehirleşme, trafik alt yapı yapılanmasına engel teşkil ediyor. Bunun önüne geçmek için alternatif çözüm önerileri getirilmelidir. Öncelikle şehir içine yönlendirilmiş durumda bulunan trafik seyir güzergâhlarının değiştirilmesi gerekiyor artık. Hatırlanacak olursa Çark Caddesinin taşıt trafiğine kapatılması fikri ortaya atıldığında büyük çoğunluk karşı çıkmıştı. Çok küçük bir kesim olumlu demişti. Çark Caddesi trafiğe kapatıldı ne oldu? Çok daha güzel oldu. Yayaların rahat ve güven içerisinde alışveriş yapabileceği, gezip, dolaşabileceği bir ortam doğdu.
Şehir içi trafik yoğunluğu ile ilgili çeşitli öneriler ve çalışmalar olduğunu biliyoruz. Bu önerilere ilave bir öneri olarak şehir merkezinden itibaren belirli çaptaki bir alan UKOME kararıyla özel taşıtlara kapatılmalıdır. Şehir merkezine gitmek isteyenler ticari taşıtları veya toplu taşıma araçlarını kullanabilirler. Böylelikle şehir içi trafik yoğunluğunda müthiş bir rahatlama olacaktır. Bu veya etkin tedbirin acilen alınması gerekiyor. Aksine devam edilecek olursa şehir merkezine özel taşıtıyla gitmek isteyenler zaman gelecek saatlerce trafikte sıkışıp bekleyeceklerdir. Artık bu konuda radikal kararların alınması gerekmektedir. Hem de vakit geçirilmeden.
Şehir içi trafiğini şehir dışına ve çevre yollara kanalize edecek yol yapım çalışmalarında Büyükşehir Belediyesi çok mesafe kat etti. Ancak bu noktada benim tespit ettiğim ve acilen çözülmesi gereken bir sorun ortaya çıktı. Şehir dışına yönlendirilen Devlet ve İl yollarının şehir içerisine girdiği noktalarda hiç duraksamaması gerekli. Ama özellikle Serdivan tarafında duraksamalar olmak zorunda. Çünkü taşıt alt ve üst geçitleri için henüz bir çalışma gözükmüyor. Bu yoğunluk ve akan trafik yoğunluğu trafik ışıkları ile çözülemez. Mutlaka taşıtlar için alt veya üst geçitlerin yapılması gerekmektedir.
Bu hızla giderse şehrimizin trafiği İstanbul trafiğini de geçecek. Acilen radikal tedbirler alınmalı ve Kamuoyu'da bu tedbirleri desteklemelidir. Başta yazılı ve görsel medya desteklemelidir. Yoksa tehlike geliyorum diyor…
SESSİZLİK..
14 Haziran 2009 Pazar günü Yüksek Öğrenim görmek isteyenler için zor bir gün. Malum olduğu üzere yaklaşık bir buçuk milyon genç zorlu bir sınava girecekler. Hayatları ve gelecekleri bu sınavla doğrudan ilintili olacak.
Sınav günü bazı hassasiyetlere dikkat etmek ve tedbirler almak gerekiyor. Bu tedbirlerin başında gelen ilk şey ise mümkün olduğunca sessiz ortamın yaratılması gelmektedir. Sınava girecek olan gençlerimizin kritik dakikalarının önemini bilerek mümkün mertebede araçların klakson çalmamaları, düğün ve benzeri etkinlik düzenleyenlerin dikkat etmeleri, inşaat sektörü ve diğer sektörlerde hizmet verenlerin sessiz ortamı sağlayabilmek için fedakârlık yapmaları gerekmektedir.
Bunun yanında önemli bir faktörde ulaşım. Özellikle Sakarya Üniversitesinde sınava girecek olanlar için Belediyece ilave tedbirler alınmalıdır. Ulaşım araçlarının sayısı yanında kapasite artırımına gidilmelidir. Bundan önceki sınavlarda gördüğümüz sıkıntı ve üzüntü verici manzaraları görmek istemiyoruz. Gençlerimiz geleceğimiz. Geleceğimizin özel gününde özel bir özelliğimizi ortaya koyalım. Sınava girecek bütün gençlerimize başarılar diliyoruz.
Yazı Tarihi : 11 Haziran 2009 Perşembe
Bu yazı 224 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar