Galip Boztoprak
Gönül telimizi titreten şiir vadisinin aruzun ahenkli dünyasında gül, gül mevsimi, gonca, gönül, aşk, vuslat, şefkat, servi, sır, selam, sevda, hasret, hüzün, hülya perdelerini önümüze açarak elan yaşadığımız umutsuzluk ikliminde can çekişen gönüllere can suyu damlaları sunuluyor. Kararan ufkumuzun perdeleri açılarak gönül dünyamız aydınlanıyor. Bugün ve bugünden sonra gelen yarınlarda ne çok ihtiyacımız var umut deryamızın açılması, enginlere kanat çırpmamız, sakin denizlerde mutluluğa yelken açmamız için şiirin derman veren berrak pınarlarına.
Berrak pınarlar ki, gönülleri ferahlatırken gide, gide birikerek derelere, dereler ırmaklara, ırmaklar nehirlere, nehirler sarp vadiler, geçit vermez dağlar, kayalar aşarak çağlayan olup çağlayarak denizlere, denizler deryalara kavuşuyor.
Şiirin güçlü kanatlarında, emin ve emniyet içinde engin denizlerde ve deryalarda sürur içinde seyran edilir. Şiirin ve şairin bizlere armağan ettiği sırrın şifresi burada saklıdır. Tüm güzelliklere kavuşmak adına bu sırra sahip çıkmak şifreyi doğru uygulamak gerekir. Mutlu yarınlar, kutlu nesillerin filizlenmesi, kök salması, güçlü gövdelerle serpilmesi dallarında meyveler vermesi böylelikle mümkün olabilir.
Memduh Cumhur dostumuzun dizeleri, fazla söze hacet bırakmadan emin ve emniyet içinde bizleri bu iklime raptediyor. Gerisi bize kalmış. Nasibince berrak pınarlardan ab-ı hayat suyunu içerek nefsi, nefesi, kanatlarının gücü nispetinde engin denizlerde ve deryalarda seyran etmek kalıyor. Bu duygularla sizi size ve Memduh Cumhur dostumuzun kıt'aları ve mısralarıyla baş başa bırakmak kalıyor. Rast gele.
1.
Her an yanımda hissederim sevdiğim seni
Dünyâ döner, yüzün yine hâlâ yerindedir.
Sarmış güzelliğin, gönül ufkumda her yeri;
Yer, gök, deniz elimde, elim ellerindedir.
2.
Bir devridir gelip geçen ömrün ki neyleyim
Gül mevsiminde goncasız öksüzleşir gönül,
Ay nûra gark olur senin aksinle bir zaman;
Fânî tebessümünle ölümsüzleşir gönül.
3.
Her şey dönermiş aslına âlemde neyleyim,
Hak sırrı her nefesteki yâ Hak'da gizlidir.
Artık cihanda rahmet olan anne şefkati;
Bir servi gölgesindeki toprakta gizlidir.
4.
Bir başka cihan açtı selâmın
Yıldızları gönlümde göründü.
Gölgende senin gizlenen âlem;
Aşkım gibi bir sırra büründü.
5.
Dallardaki yaprak gibi bir rüzgâr umarken
Günler geceler gizledi sevdâyı derinde
Aşkın görürüm sırrını bir lâhza bakınca;
Bir mum ışığından süzülen gölgelerinde
6.
İçimde dalgalanan varlığın sığar mı söze?
Sürükleyip götüren bir ışık ve ses gibisin.
Gülümsemenle bulutlar birer birer dağılır;
Huzûr içinde alıp verdiğim nefes gibisin.
7.
Deniz ufkunda güneş sırra bürünmüş gidiyor,
Rüzgâr öğretmede yapraklara sevdâ dilini.
Ömrü sevgiyle geçen âna çevirdin de gönül;
Yâsemin cenneti sandım gece Kaş sâhilini.
8.
Rü'yâda bir büyük çınarın devlet olması;
Kur'âna hürmet eyleyenin imtiyâzıdır.
Târihe şanla kök salan Osmanlı savleti,
Himmetli pîrimiz Ede Bâlî niyâzıdır.
9.
Hâlâ ne yaman esmede bahtımdaki rüzgâr,
Yâr semtine lâkin ne giden var, ne gelen var.
Hasretten usanmaz gibi sessizce geçerken
İlk aşkımın ardınca sürükler beni yıllar.
10.
Devran içinde Hakk'ı biz insanda bulmuşuz,
Her zerresiyle âlemin esrârı bizdedir.
Bir gün cihâd-ı ekberi gösterdi son Nebî;
Artık lutûf gönülde, savaş nefsimizdedir.
11.
Sevdâlı gölgeler gibi mevsim değişse de;
Rüzgâr eser gider, sesi dallarda gizlenir.
Senden kalan nedir diye dalsam düşünceye;
Her lâhza gözlerimde hayâlin filizlenir.
12.
Sonbahar hüznü mü çökmekde bugünden yarına
Bakamam gözlerinin sırrı neden böyle derin?
Rüzgâr olsam, kıyamam belki de yapraklarına,
Aşkı bir korkulu rü'yâya çevirmiş kederin.
13.
Ol emrinin netîcesi gözlerden akseder;
Vuslatta şevkımız ile firkatte hüznümüz.
Lâkin hikâyemiz senin aşkınla geçse de;
Aslında bir nefesden ibâretmiş ömrümüz.
14.
Rüzgârla gider savruluruz hayli zamandır,
Bir başka zemin başka zaman başka diyâra.
Ben ye'sile mevsim sonu gelmekde dedikçe,
Sen aşkı bıraktın yine bir başka bahâra.
15.
Sensiz cihanda her şeye bîgâneyim bugün;
Artık ne söylesem de, ne duysam da nâfile,
Rüzgâr değiştiğinde sürükler mi kim bilir;
Hülyâlı dalgalar beni bir başka sâhile.
16.
Hülyâlı gözlerinde garip gölgeler nedir?
Solgun yüzünde hâtıralar sonbahar gibi.
Hüznün sonunda müjdeler artık seherdedir.
Ufkunda gizle sevgimi bir yâdigâr gibi.
Yazı Tarihi : 10 Haziran 2009 Çarşamba
Bu yazı 23 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar