Demir-çelik fabrikasına "Danıştay" yolu göründü!…
Mustafa Gümüşel e-mail mgumusel@sakaryahalk.com
Bu şehirde sadece, insan sağlığını hiçe sayıp kendi çıkarları doğrultusunda "fabrika kurulsun da çevreye ve insanlara ne olursa olsun" düşüncesiyle hareket eden insanlar yok. Elbette çevreyi ve ön önemlisi de insan sağlığını düşünenler de var…
Gerçi sayıları çok fazla değil. Ancak bu çevre dostu insanlar da olmasa birileri meydanı boş bulup "Bulvar'ın" ortasına "demir-çelik fabrikası" kurmaya kalkar…
Evet, birkaç gündür Karasu bölgesi ile ilgili yazdığım yazılar birilerinin dikkatini çekmiş olacak ki, destek telefonları aldım. Üstelik bana destek olanların daha önce de kurulmak istenen "serbest bölge" kararını "iptal" ettirenler olduğunu öğrendim…
Malum bir dönem yine Karasu bölgesi için "Serbest Şehir" kurma planları yapılmıştı. Bunun akabinde de meçhul birileri çıkıp o bölgede acayip bir şekilde "toprak" satın almaya başlamıştı…
Sonuçta da birilerinin hevesleri kursağında kalmış ve "sivil toplum örgütleri" Karasu bölgesine kurulmak istenen "serbest bölge" kararını "Danıştay'a" taşımıştı. Bu sayede de "serbest bölge" ile ilgili karar "Danıştay" tarafından bozmuştu…
Tabi "Danıştay" bu kararla sadece o bölgeye yapılmak istenen "serbest bölge" ile ilgili kararı bozmadı. En önemlisi de o bölgede yok pahasına "arsa" toplayıp "rant" peşinde koşanların da oyununu bozmuş oldu…
İşte aynı "sivil toplum örgütleri" bugün de Karasu'ya kurulmak istenen "demir-çelik fabrikası" için de devrede. Dün kendileriyle uzun uzadıya bir görüşme yapma imkânı buldum…
Doğrusu kendilerini oldukça kararlı gördüm. Özellikle "Danıştay'ın" son "serbest bölge" ile ilgili "iptal" gerekçesinin o bölgeye kurulmak istenen "demir-çelik fabrikası" için geçerli olabileceğini düşünüyorlar…
Ben de kendilerini sonuna kadar destekliyorum. Bu ilin tek nefes bölgesi olan Karasu'ya "ağır sanayi fabrikalarını" getirip kurmaya kalkmak "cinayetten" farksızdır…
Öyleyse o bölge insanının da "sivil toplum örgütlerine" destek olmaktan başka çaresi yoktur. Zira "siyasi iradenin" bu konuda ki tavrı bellidir. Onların "sükut" etmeleri "demir-çelik fabrikası" ile ilgili "ikrar" ettiklerinin açık bir delilidir…
Şayet Karasu'ya "demir-çelik fabrikasının" kurulması engellenecekse bunu o bölge halkı ile "sivil toplum örgütleri" başaracaktır. Bu da ancak ve ancak birlik ve beraberlik içinde hareket etmekle olur…
Netice itibariyle Karasu'ya kurulmak istenen "demir-çelik fabrikası" ile ilgili karara "Danıştay" yolu gözüktü. İnşallah çıkacak karar hem Karasu hem de ilimiz adına hayırlı olur…
*****************************************************
Şanzumi hocamıza geçmiş olsun!...
Gazetemizin yazarlarından ve Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr Mehmet Sait Doğan "Hayrullah Şanzumi" İstanbul'da uğradığı saldırı sonucunda darp edildi. Öncelikle hocamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum…
Tabi olay şu anda mahkemeye intikal etmiş durumda. Zira Sait hoca kendisini darp edeni tanıyıp polise şikâyetçi olmuş. Artık bundan sonrası yargının işi…
Ancak Sait hocanın iddialarına göre saldırıyı gerçekleştirenin Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde görevli Prof. Dr Musa Taşdelen'in kardeşi olduğunu söylemesi hayli ilginç. Neden derseniz, Prof. Dr. Mehmet Sait Doğan geçen yıl Prof. Dr Musa Taşdelen hakkında bir takım iddialarda bulunmuştu. Elbette bu darp olayının bu konuyla bir ilgisi olup olmadığı ilerleyen günlerde ortaya çıkacak. Tekrar geçmiş olsun hocam…
Yazı Tarihi : 10 Haziran 2009 Çarşamba
Bu yazı 204 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.