Muhalefetin çabaları yeterli olmadı ve ‘Mayın Yasası' çıktı.
Yasa maddelerinin AKP çoğunluğu sayesinde tıkır tıkır geçtiği saatlerde FOX Tv kanalında da konuyla ilgili doyurucu bir program vardı.
Bir yandan mayın gerçeğini öğrenmek öbür yandan göz göre göre ‘mayın yasasının' kabul edildiğine şahit olmak gerçekten kahrediciydi.
İş işten geçti evet ama biz hiç değilse AKP gerçeğinin unutulmaması açısından o gecenin bir özetini verelim.
Yaklaşık bir aydır TBMM'de gerginlik yaratan mayın konusunun geçmişi oldukça ilginç.
O mayınların o araziye döşenmesi ABD ve NATO planıydı. ABD ikinci dünya savaşında elinde kalan mayınları kakalayacak yer arıyordu, Türkiye'yi buldular.
Daha ilginci; Bugün mayınları temizlemesi için gündeme gelen NAMSA, mayınların döşenmesinde de aktif rol almış. Mayınların yerleştirilme haritaları da NAMSA tarafından düzenlenmiş.
1956 yılında o mayınlar oraya yerleştirilirken ABD bugün ne olacağını o zamandan planlamıştı. GAP'a varana kadar. 50 yıl sonra suyun petrolden bile değerli hale geleceğini herkes biliyor. O yüzden mayınların döşenmesindeki kaçakçılık iddiası bir yalandır.
Mayınlı bölge jeopolitik, stratejik ve ekonomik bakımdan çok ama çok önemli…
İsrail için, kültüründen yeraltı zenginliklerine kadar o toprakları tarama fırsatı doğacak.
Orada amaç bir tampon devlet kurmak istiyorlar. İki Kıbrıs büyüklüğünde devlet kurmak istiyorlar. İsrail yarın orda her türlü askeri siyasi merkezini kurar. Kimse fark etmez bile...
"İsrail gelsin temizlesin diyoruz ya... O İsrail, işgal ettiği Suriye'nin Golan tepelerine 2.2 milyon mayın döşemiş. Lübnan sınırına da 1.8 milyon mayın döşemiş... Bir garip durum işte...
2 yıl önce Urfa'nın Akçakale ilçesinde TSK mayın temizledi. Orada TSK 7 bin metrekarelik bir alanı 3 ayda mayından arındırdı. Niye temizledi çünkü gümrük kapısı yapılacaktı, Türk ordusu kolayca temizledi. Şimdi öyle bir anlatılıyor ki dünyada bir İsrail var onlar temizleyebilir.
Bunlar gazeteci-yazar Hüsnü mahalli'nin tespitleri…
Bir de askeri mühimmat uzmanı Ahmet Zengin vardı programda;
Ahmet zengin, mayın temizleme işinin ihale edilmesinin gündeme geldiği NATO kurumu NAMSA'nın asıl faaliyetlerine dikkat çekti.
Mayın temizleme işinde bir Türk firmasına izin verin dedik vermediler. Ama ne hikmetse taşeron olarak İsrail'e veriliyor. Hangi kapıdan girerseniz girin İsrail'e çıkarsınız.
Hatay'da akıllı çay diye bir bölge var. Bu MTA'nın raporu; 50 bin metreküp altın rezervi var. Dörtyol'da alimünyum, bakır, kurşun ve çinko var. Mardin'de ise uranyum var. Tam 4 bin 76 ton uranyum var...
Türkiye mayınları çok rahat temizleyebilir. Bunun için de öyle ahım-şahım bir teknolojiye gerek yok.
Mayınların çıkarılması konusu hiç de öyle abartıldığı gibi değil.
Mayınlar durdukları yerde azot gazı yayarlar. Azot gazını tespit ederseniz mayını tespit edersiniz.
Bu cihaz çok rahat göğse takılabilen, ucunda anteni olan, son yılların en son teknolojisi budur. Bu cihaz azot gazını tespit ediyor.
İkinci yol, ODTÜ'lü öğrenciler mikroorganizmaların şeklini değiştirerek mayınlı alana serpiyorlar ve mayın olan yer ışımaya başlıyor...
Üçüncü seçenek, Mayın tespit köpekleri var. Oysa şu anda bile kullanılabilir bu köpekler, ne yazık ki gönderilmiyor.
Ulusal bir mayın kuruluşu oluşturulur. İşsiz güçsüz onca insan var. On bin kişiye mayınlı arazileri temizlemede iş çıkabilir.
MUHALEFET DE OLMASA GEBERİP GİDECEĞİZ!
AKP, muhalefetten son derece rahatsız…
Oysa bu ülkenin muhalefete de ihtiyacı var, hem de hiç olmadığı kadar.
Şöyle ki;
Yolcular uçağa binmiş, kalkış için bekliyorlar.
Bir bakmışlar ki kaptan pilotla, yardımcı pilot geliyorlar. Ama ne geliş; Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston... Kolunda üç noktalı bant…
Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması… Tasmanın ucunda bir köpek…
Sağa sola çarparak öylece ilerliyorlar.
Herkes şaşkın, derken uçak harekete geçmiş. Yolcuların gözleri camda…
Uçak hızlanmış. Yolcular endişelenmeye başlamışlar. Uçak daha hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış. Uçak iyice hızlanmış. Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar.
Uçak son hıza ulaşmış. Bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 100 metre sonra betonun bitip cimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.
Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş. Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış.
Kaptan pilot arkasına yaslanmış derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:
'Biliyor musun? Bir gün çığlık atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gideceğiz!'
Yazı Tarihi : 06 Haziran 2009 Cumartesi
Bu yazı 86 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Alattin bey,bırak sen doğudaki mayınlı araziyi seni aşar o konular sen esas mayına akyazıda bastın 1500 civarında oy aldı yırtınarak gece gündüz çalıştığın rahmi aktürk mhp yi akyazıda ne durumlara düşürdünüz esas sen ona bak genel merkez o mayını patlatınca görecem seni sen o zaman napacağını düşün alattin...:)))
akyzazılı @ 11.06.2009 09:47:54