Kongre günü yaklaşıyor... Sakaryaspor'u dert edinenler rahatsız... Kimse ortaya çıkıp somut bir şey söylemiyor... Ümitsizlik almış başını gidiyor...
Çırpınan bir grup var... Akıllarına bizi düşürmüşler, geçmişten kalan bir örnekten yola çıkarak...
"Hele şu işe bir el at... Görelim Mevla neyler?"
O gün, bu gündür çizilen yol haritasında dolaşıp duruyoruz...
Bu arada görülmemiş bir telefon trafiği...
Anladım ki, Sakaryaspor'u bu ilin sosyal hayatından koparıp atmak zor...
"Seçim süreci nasıl gidiyor?"
"Listen hazır mı?"
"Kimler var?"
"Para işi nasıl halledilecek?"
"Ne zaman kamuoyunu bilgilendireceksin?"
V.s... v.s...
O ne ilgi, o ne merak öyle, anlaşılabilir ve dahi anlatılabilir gibi değil...
Bütün bunları insan işin içine girince daha farklı anlayıp kavrayabiliyor...
Benim bu süreçteki tek amacım Sakaryaspor'u sahipsizlikten kurtaracak bir Yönetim oluşturmaktı. Bunu da net bir şekilde yazıp, çizip, dillendirmeme rağmen, eğip, büküp gündeme sevimsiz bir şekilde servis yapan kuş beyinlilerin iyi niyetli olduğu söylemek mümkün mü?
Diyoruz ki...
Sakaryaspor zor bir virajda... Direksiyona ya usta bir sürücü oturacak ya da devrilmesine seyirci kalınacak...
Bu usta sürücüyü bulma arayışımızı yanlış istikametlere yönlendirip sulandıranlara yazıklar olsun!
Ortak sevdamız, müşterek heyecanımız, hafta sonlarımızın süsü, ilin yegane profesyonel gururu Sakaryaspor'u sahipsizlikten kurtaracak, rayına ve yoluna sokacak, geliri gideri belli, sözü senet, özü güvene dayalı bir kulüp haline getirme arayışı suç mudur yoksa size göre de, iğrenç ve abuk sabuk şeyler yazıp duruyorsunuz?
Bu doğrultuda ortaya çıkışımız kendi isteğimizle olmadı.
Sakaryaspor'da bir boşluk, bir belirsizlik ve bir ümitsizlik var, bunun tez elden giderilmesi gerekir düşüncesine sahip, iyi niyetli bir grubun talebi karşısında "hac yoluna çıkmış, topal karınca" misali formasını giydiğim, yöneticiliğini yaptığım, yıllardır bir spor yazarı olarak kalemimle yanında olduğum Sakaryaspor'u, tarihinin en karanlık gününde yapayalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı...
Vay efendim!
Nasıl olurmuş, nasıl temaslar başlatırmış, nasıl her kesimden destek alırmış...
Daha 5 TL verip üye dahi olmamış, çiçek dağıtır, böcek beslermiş türünden son derece absürf saldırılara geçtiler, teşekkür edecekleri yerde.
Sanki reklama ihtiyacımız varmış da, gazetelerde boy gösteriyormuşuz...
Bu ne art niyet ve cehalet...
Bunu yapanlar Sakarya Medyası'na yaklaşık 40 yılını vermiş Zeki Aydıntepe'yi yıldıramayacaklarını bilmezler mi?
Bilirler bilmesine de, her nedense yine de helva(!) yemekten vaz geçmezler, bir türlü
Bir kere daha şunun altını çizmek isterim...
Benim Sakaryaspor'a Başkan olmak gibi bir düşünce ve eğilimim yok...
Bir ihanet projesine kurban giden Sakaryaspor'a sahip çıkılması adına başlattığımız bu masumane girişime, henüz hiçbir açıklama yapılmadan hücuma geçilmesini doğru bulan varsa, dikilsin karşımıza... Tartışalım...
Beyler kendinize gelin...
Üzüm yemek mi niyetiniz, yoksa bağcıyı mı dövmeye niyetlisiniz?
Bir karar verin...
...Ve bilin ki topunuzun gücü; Sakaryaspor'u sahipsizlikten kurtaracak bir yapılaşmayı sağlamaktan gayrı hedefi, amacı ve beklentisi olmayan Zeki Aydıntepe'yi, bırakın dövmeyi ya da yıldırmayı, düşüncelerini dahi değiştirmeye yetmez!
Bu ilde biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz...
Biliriz bilmesine de, bizleri de bilen birileri olduğunu her nedense getirmeyiz aklımıza...
Adımlarınızı ona göre atın, çıkarlarınıza göre değil...
Sözüm; Sakaryaspor'un kurtuluşu için attığımız iyi niyetli adımlara, boş destekle değil kolumuza girip katılan medya mensuplarını kapsamıyor, elbette...
Sakaryaspor tarihine hizmet adına altın harflerle geçmiş kurucu yöneticiler, değerli başkanlar ve alınteri dökmüş kurucu futbolcuların üyelikleri silinmişse, bilin ki eksiklik onlardan değil, bu ihanet projesini tezgahlayanların kötü niyetinden kaynaklanıyor...
Gelinen nokta vahim...
Şu sıralarda bırakın yönetici olmayı, Sakaryaspor'a hizmeti düşünmek bile her babayiğidin harcı olamaz...
Şimdi kavganın değil, ortada bırakılan Sakaryaspor'un kurtuluşu etrafında birleşme zamanı...
İsmail Gürses ve arkadaşlarının yaptığı iş de budur, zira...
Demek ki bizim gibi düşünen ve düşüncesini hayata geçirmeye kararlı saygın Sakaryasporlular da çıkarmış bu zor dönemde ortaya...
O halde işin başlangıcında belirttiğim gibi böyle bir anlayışa Sakaryaspor' adına her yönüyle yardımcı olmak kaçınılmaz...
O halde, "haydi herkes işbaşına..."
Yazı Tarihi : 05 Haziran 2009 Cuma
Bu yazı 67 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar