İLK ÇAĞRI İLK TEPKİ..

Sait Tandoğan (Emekli müftü)

Sait Tandoğan (Emekli müftü)
Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed(a.s.)
"Allah yoluna önce yakınlarını çağırır"

Emrini aldığı zaman Mekke'de yaşayan Kureyş Topluluğu ile Safa Tepesinde bir toplantı yapar.

İnsanlara şöyle seslenir..

"Kureyşliler..! Kureyşliler..! Ben size şu tepenin arkasında çok güçlübir düşman gurubu ver, biraz sonra size saldırıp sizi yok edecekler, desem bana inanırmısınız?"

Kureyş topluluğu hep bir ağızdan,

"Evet inanırız, Ey Muhammed, çünki senin bugüne kadar yalan söylediğini duyan , gören olmamıştır. Sen doğru, dos doğru bir insansın".

İşte doğru, dos doğru hiç yalan söylemeyen Şanlı Peygamberimiz Hz.Muhammed, sözlerine devamla;

"Sizlere içtenlikle derim ki, Ben Allah tarafından dünya ve ahiret yurdunun mutluluğunu kazandıracak, yolları göstermek üzere gönderilen bir elçiyim. Eğer Allah'a inanır ve eş koşmadan emirlerine uyarsanız, bu dünyada da öbür dünyada da mutlu olursunuz..

Aksi halde atalarınızdan gördüğünüz gibi, kendi ellerinizle yaptığınız putlara tapar Allah'a eş koşarsanız, dünyanızı da ahiretinizi de perişan edersiniz. Asla mutlu olamazsınız. Gelin ^Lailahe İllellah deyin^ kurtulun" der.

Bu tarihi çağrıyı duyan Kureyş topluluğu, ki çoğu Şanlı Peygamberimizin yakınları idi.

Az önce hep bir ağızdan "sen hiç yalan söylemezsin , sana inanırız " dedikleri halde, şimdi

"Yalan söylüyorsun , Sana inanmıyoruz" diyerek..

Bağrışmaya başladılar.

İçlerinden sadece birkaç kişi belki de doğru söylüyor diye düşünürler ama, seslerini çıkaramazlar..

Hatta Şanlı Peygamberimizin amcası, Ebu Lehep, yüksek sesle;

"İnanmayın, yalan söylüyor. Çıldırmış bu adam " diye bağırır.

O gün o davetten nasibi alan birkaç kişi Şanlı Peygamberimize inandı.

Ebu Lehep gibi nasibi olmayanlar da Peygemberimizin öz Amcası dahi inanmadı..

Fazak zaman icerisinde çoğunluk, gerçeği gördü ve Mekke civarında, 20 yıl gibi kısa sürede inanmayan bir kişi dahi kalmadı.

Çünkü Hak iyilik ve güzellik daima galip gelecektir.

İşte bu ilk çağrıda arada biz de vardık. Türk Milleti olarak, bu çağrıya olumlu , tepki veren Hz. Ebu Bekir gibi ender,kişilerin arasındaydık. Hicretle de Allah Elçisi Şanlı Peygamberimizin, yanında yer aldık.

Akabede, Bedir'de, Uhut'ta, Tebuk'ta, Mekke'nin Fethinde de vardık.

Daha sonra Malazgirt'te İstanbul'un Fathinde, Kurtuluş Savaşında, Çanakkale ve Dumlupınar'da Allah ve onun Şanlı Peygamberi bizimle beraber oldu.

İşte bu birliktelik bizi MüslümanTürk Milleti yaptı.

Çünkü ilk çağrıdan nasibimizi almıştık.

Nasibsiz olan, Ebu Lehep'ler ise tarihin derinliklerine gömülüp gitmiştir.



Yazı Tarihi : 17 Şubat 2012 Cuma
Bu yazı 174 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-