Bu hafta sonu da soğuk Ankara eğitim çalışanlarının gerçek temsilcisi Türk Eğitim-Sen'in eylemiyle ısındı.
Sağlık özrü mağdurları oradaydı?
Öğrenim özrü mağdurları oradaydı?
Eşi bankacı olduğu için eş durumu özür tayininden yararlanamayanlar oradaydı?
31 Aralık mağdurları oradaydı?
Sorunları çözülen eş durumu özrü mağdurları da arkadaşlarına destek için oradaydı?
O müthiş Ankara soğuğunda dertleri neydi?
Malumunuz MEB Teşkilat Kanunuyla özür grubu tayinlerini yılda bir defaya düşürüldü.
Türk Eğitim-Sen öncülüğünde eylemler ayyuka çıkınca, Bakan Ömer Dinçer; bu yıla mahsus özür grubu tayinlerini Şubat ayında yapacağının sözünü vermişti.
Ancak Bakan sözü 24 saat gitmedi, Bakan Asena'yı hasedinden çatlatacak bir ?U? dönüşü ile sadece eş durumuna bağlı özür grubu tayinlerinin önünü açtı.
Sağlık özrü özürden sayılmadı, eğitim de öyle?
Üstelik eş durumu mağdurlarının tamamı da sevinemedi. Çünkü bankalar için kurulmuş özel emeklilik sandığına tabi olarak çalışan öğretmenler eş durumu özür tayinlerinden yararlandırılmadı.
Yani Milli Eğitim Bakanlığı eşi bankacı olan öğretmenlere eş durumu özür tayin hakkı vermedi.
Sözünü tutmamakla matuf Bakan, tepkilere karşılık ?Bankacı eşleri zaten kapsam dışıydı. Böyle bir talebi şimdi yapıyor olmalarının çok açık bir izahı vardır, hukuku bilmiyorlar demektir? avunmasıyla aynı zamanda mevzuatı bilmeyen bir Bakan olarak da tarihe geçti.
Bir sınırlama da il içinde yer değiştirmek isteyenlere getirildi.
İl içi tayin eş durumu özürden sayılmadı.
Aynı ilde çalışıyorlar ya ne tayini dedi, mesafe tanımayan Bakan?
Mesafeleri birbirine karıştırdı ve aynı il ama farklı ilçelerde çalışan yüzlerce karı/koca öğretmenin, hafta bir ancak birbirlerini görebildiklerini görmezden geldi.
Bir mağduriyet de 31 Aralık tarihinin esas alınmasıyla yaşandı.
1 yıllık stajyerlik süresini dolduramayan birçok öğretmen eş durumu özründen yararlanamadı.
Velhasıl Bakan Bey özür grubu tayinlerini bölük pörçük etmiş, özür grubu tayinlerinin içini boşaltmış, mağdurlar ordusu yaratmayı başarmıştır.
Bence bu yılın Nobel Barış Ödülü?ne aday gösterilmelidir ki iş barışını becermekse(!) konu; AB ve ABD nezdinde Türk milletine ve devletine katkılarıyla(!) 10 tane Orhan Pamuk eder?
KÜÇÜK DOKUNUŞLAR
Bir öğretmenimiz haklı olarak dokunduruyor;
Çoğu zaman öğretmen olmayanların haksız eleştirilerine maruz kalıyoruz.
Tatilse evet, yapıyoruz paşalar gibi...
Seminerse yazıldık, gittik, katıldık.
Sen mesaini akşama kadar sigaraydı, çaydı, kahveydi, muhabbetti diye doldururken, ürettiğin sadece belki ömrü birkaç senelik ürünken ben insanla uğraşıyorum.
Senin geleceğini çiziyorum.
Hesaplarınızın içi boşaltılmasın, berber saçını düzgün kessin, çöpçü çöpünü düzgün toplasın diye uğraşıyorum.
Bunları da sadece 1500 lira+ maksimum 450 liraya yapıyorum.
Sorsam çok para diyebilirsin.
Eğer bazı meslektaşlarımı görmüşsen, işini eksik yapan ya da önemsemeyen, herkesi öyle sanmamalısın.
Uzaktan anca liseli diye geçip gittiğin ya da 'bırak allah'ın ergenini' dediğin çocukla hiç 45 dakika konuştun mu?
Hayata onun algılama penceresinden baktın mı?
Yolda elinde sigara ile etrafındakilere tehditkar tavırlar sergilendiğinde üzüldün mü hiç?
Hayatta 40-45 tane insanı karşına alıp, yaşlarının da 9-10 olmalarını bilmene rağmen onlara saygı duydun mu hiç?
Ağzınızdan çıkacak her şeyi kaydeden bu dimağlara karşı sorumlu olmayı yaşadın mı?
İmkan yok kardeşim, kimse kusura bakmasın...
Maaşının 600 lirası vergi olarak kesilen bir meslek yapalım, hala yatarak para kazanıyorsunuz diye düşünün...
Bu dediklerimle yatılıyorsa yatıyoruz bütün meslektaşlarım olarak!
HADİ CANIM SENDE DEDİRTEN SÖZLER
"Çevik Bir geziyorsa, atsınlar içeriye, Bana ne ulan geziyorsa git savcıya söyle? Atsınlar Çevik Bir'i de içeriye . Çevik Bir, Büyükanıt atın içeriye yatsın, bana ne . Onları Başbakan mı koruyor?"
AKP'nin Burhan Kuzu'su, Kanal A, Görüş Farkı Programı?
"Askeri vesayet gitti, sivil vesayet geliyor."
Star'dan kovulan Mehmet Altan?
"İdeal gazeteci kalemini satmayan, kiralamayan, doğruyu mertçe savunup, yanlışın karşısında dik durandır."
Zaman gazetesinin 25. yıl dönümü töreninde Tayyip Erdoğan
Yazı Tarihi : 08 Şubat 2012 Çarşamba
Bu yazı 333 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Erol Bey gerçekten çok teşekkür ederiz nisbeten yüreğimize su serptiniz. aylardır anlaşılmıyor olmak bankacı eşleri olarak yüreğimizi daha çok acıtıyordu. bu haksız duruma dur demek için yardımlarınızı bekliyoruz. bizlerde ailelerimize çocuklarımıza kavuşmak istiyoruz. bu bizim anayasal hakkımızdı bir gecede bütün umutlarımız tükendi. kızımın yarasına su serpemiyorum artık anne ne zaman geleceksin sorularına cevap bulamıyorum
tuba avcı @ 28.02.2012 23:51:20
Tek suçumuz bankacı ile evlenmek olduğu için eşimizden çocuğumuzdan ayrı kalıyoruz. Farklı bir talepte bulunmuyoruz. Tüm çalışanların öğretmen eşlerine verilen hakdan istiyoruz. Evimize dönmek istiyoruz. Çok mu şey istiyoruz. Desteğiniz için teşekkürler.
Bankacı Eşi Öğretmen @ 09.02.2012 01:08:26