Meşhur bir Sarı Öküz hikayesi vardır.
Bilen bilir…
Hani öküzler birlikte gezdiği için kimse onlara saldıramaz. Ancak aralarına nifak sokulur. Önce aralarından biri istenir. Onun kaşı kara, saçı sarı derler… Verin kurtulun bir rahatsız etmeyelim derler…
Sonra öküzler toplanır...
Verelim kurtulalım. İçlerinden biri çıkar, "Bakın birlikteyiz. Bir şey olmadı. Vermeyin o sarı öküzü" der… Ama dinlemezler… Verirler…
Sonra aynı şekilde diğerleri verilir…
En son sayı azalınca artık istemeye gerek kalmaz. İstediği öküzü alırlar…
***
Bir de meşhur Hitler döneminde bir papazın sözü vardır…
Kabaca anlatmak gerekirse…
Önce sosyalistler toplarlar, bir çok kişi sesini çıkarmaz…
Çünkü sosyalist değillerdir…
Sonra sendikacıları toplarlar…
Yine bir çok kişi sesini çıkarmaz…
Sonra Yahudileri toplarlar…
Yine kalan diğer kişiler sesini çıkarmaz…
En sonra sıra kendilerine geldiğinde ise sesini çıkaracak kimse kalmamıştır…
***
Türkiye Vagon Sanayi (TÜVASAŞ) ile ilgili durumda buna benzer…
Zirai Donatım'da yeterince sesini çıkaran olmadı…
Şeker Fabrikası'nda işçi sayısının azaltılmasında, küçültülmesinde, pahalıya satılmasında çiftçiye sesini çıkartan olmadı.
Merkeze yapılacak hastanenin ha sağlam zeminlere yapılması istendiğinde yanlışı gidermeye kalkan sendikacının iktidarı elinde bulunduranlar ve bürokratlar tarafından eleştiri yağmuruna tutulduğu döneminde sesini çıkaran olmadı; hatta Orman Bölge'yi şehrin dışına atın diye tempo tuttular…
Ofis'i yıkmayın, Gar'ı peşkeş çekmeyin, Şeker Fabrikası'na yazık etmeyin, Cumhuriyet'in değerlerine sahip çıkın diyenler eleştirildiğinde ses çıkaran olmadı…
TÜVASAŞ bünyesinde fabrika kuruluyor, bu yanlıştır dendiğinde ses çıkaran olmadı…
TÜVASAŞ'ta taşeronlaşma artıyor, millet asgari ücrete mahkum ediliyor, iş barışı bozulacak, ilerde hakkını savunacak işçi kalmayacak dendiğinde ses çıkaran olmadı…
Ses çıkarmaya çalışan birkaç kişiye denmeyen kalmadı…
Bunlara ses çıkarmayanlar, Kenan Evren'in başörtüsü ile ilgili sözlerine işçi meselesinden daha fazla önem gösterdi…
İşçi hakkına sahip çıkması gerekenler asgari ücreti onaylayan belgeye imza atmaktan kaçınmadı…
Genel Kurullarda iktidar milletvekillerine, kendilerine bunu reva görenlere söyleyecek söz bırakmadılar, "Sayın sendika başkanı bizim söyleyeceklerimizi söyledi" tebriklerine nail oldu…
Haklar teker teker elden giderken birkaç basit açıklama ile geçiştirildi.
Her seçimde, her demokrasi sınavında kendilerine bunu reva görenlere ödül gibi oy, bu günleri göreceklerini söyleyenlere ise oy vermediler.
***
Şimdi çıkıp yalandan bağırıyorlar…
Aslında yine icraat yok…
Birkaç basit açıklama…
Artık bağırmanın faydası yok…
Sarı Öküzü verdin bir kere…
Sen senden öncekilere bağırmadın, şimdi sana bağıracak kimse umarım bulursun…
***
Ama şu biline ki…
Birileri gerek Silivri korkusundan, gerek bertaraf olma korkusundan, gerek menfaatlerinin kaybolma korkusundan, gerek makam araçlarından inme korkusundan sussa da başka birileri de haksızlıklara karşı sürekli tepkisi ortaya koyacaktır…
Onurluca hayat mücadelesini verecektir…
Belki bunlar siyasi anlamda oy olarak başarı elde edemeyecek, belki çalışma hayatında sürgüne gidecek, belki işsiz kalacaklar…
Ama gönül rahatlığıyla başları dik olarak Çark Caddesi'nde, Kızılay'da, İstiklal Caddesi'nde, Konak Meydanı'nda dolaşacaklar, içlerinde insan için, onurlu bir hayat için bir şeyler yapmanın mutluluğunu yaşayacak…
***
Saygılarımla
30 Ocak 2012
Yazı Tarihi : 30 Ocak 2012 Pazartesi
Bu yazı 232 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
bey efendi basın mensubu olmak o kadar kolay değil, şöyleki edebi metin yazmak düşünce ve görüş ortaya koymak duygudan uzak akıl ve vicdan ölçülerinin uç noktasında üretmektir,yazılarda giriş gelişme ve sonuç değerleri edebi metinde çokkk önemli bu bilgi ve beceri sahipseniz biz halkın karşısına çıkmanızı isteriz gazetecilik ucuz ucuz meslek değildir asla
NECDET YAMAN @ 04.02.2012 20:27:33
doğru sözün bu kadar eleştirildiği, bu kadar önemsiz gösterildiği bir dönem yoktur heralde.sanırım bu rüzgar bittiğinde ya da işini bilen yandaşlar hariç milletin çocuğu asgari ücrete mahkum çalıştığı, anadan babadan kalan birikimler bittiğinde bişeylerin farkına varacak bu halk ama çok geç kalmış olacaklar.batmış ekonomisi ile yunan halkının emeklisi trabzonda ayine katılırken bizim emeklimiz çarşıya gidemiyor bizde bu tepkisiz halk olduğu sürece özalın çağ atlattığı gibi çok çağ atlarız.aslında önemli olan devletin kaynaklarını verimli doğru kullanmaya siyasi iktidarları bu halkın zorlaması lazım bunun için demokratik bütün haklarımızı kullanmamız gerekiyor saygılarımla.
ömür @ 31.01.2012 09:54:50
haytaçba @ 31.01.2012 09:38:56
Ya boşuna yazma bak şu an 23 kere okundu diyor. iki kere ben girdim birinde okumak diğerinde yorum yazmak için rahat 5 kez de sen gimişsindir.15 kez de eş dost girmiştir. Okuyan yok anlayacağın yazılarını. Bence sen daha ele avuca gelir insanlara sırf muhalefet edeceğim diye saldırmaktan daha doğrusu sözümona kahraman (!) olma hevesinden vazgeç. Desteksiz saldırılarına sadece ucuz kahramanlık derler.
Adnan S @ 30.01.2012 23:09:35