SATSO, ticari bir kuruluşmu ?
Büyükşehir Belediyesince Gar Meydanı önünde başlatılan çalışmalar sürüyor. Çalışmalar nedeniyle meydanının dört tarafını perdelerle kapatan Büyükşehir belediyesine geçtiğimiz hafta SATSO Meclis Üyesi Bülent Yılmaz'dan tepki gelmiş.
Yılmaz , SATSO'ya ait olan yerin Büyükşehir Belediyesince herhangi bir kamulaştırma yapılmadan perde ile kapatılmasının doğru olmadığını söylemiş.
SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul'da , daha önce yaptığı bir açıklamasında ,yerin hibe edilmesinin mümkün olmadığını, SATSO üyelerinin menfaatlerinin öncelikli olduğunu ve buna göre hareket edeceklerini söylemişti.
Sayın Kösemusul'da , Yılmaz'da haklı.
Tabiki SATSO üyelerinin menfaati , Şehrin menfaatlerinden önce gelir.
Hem sonra SATSO sivil toplum kuruluşu değilki.
Ticari bir kuruluş.
Ticari bir kuruluş olan SATSO, Şehrin menfaatlerine göre hareket edecek değil elbet.
Kimse kalkıpta SATSO'dan Şehrin menfaatleri doğrultusunda hareket etmesini beklemesin.
Tabiki üyelerinin menfaatlerine göre hareket edecek.
Şehrin menfaatleri gibi söylemler ,boş söylemler.
Hem sonra Büyükşehir Belediyeside ticari bir kuruluş.
Bastırsın parayı alsın araziyi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'da bu arazide kendisine şöyle görkemli bir konut mu yapar , yoksa bir iş yerimi açar onuda kendi bilir.
Pes doğrusu değilmi ?
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, SATSO'ya ait olan bu yeri sanki kendisine istiyor.
Büyükşehir Belediyesi herkesin her fırsatta şikayetçi olduğu Gar Meydanının önünde bu Şehre yakışır yeni bir düzenleme yapıyor.
Düzenlemenin daha hızlı ve ekonomik olması içinde, Gar Meydanında SATSO'ya ait olan yerin alana dahil edilmesi için SATSO'dan fedakarlık bekliyor.
SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul ise; bizim önceliğimiz üyelerimizin menfaatidir diyerek sorunun çözümü yerine köstek oluyor.
SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul'a tavsiyem.
Lütfen üyelerinizin menfaatleri doğrultusunda değil , Şehrin menfaatlerini doğrultusunda hareket edin.
Aksi takdirde bundan sonra Sakarya'nın menfaatleri ile ilgili söylüyeceğiniz her şey havada kalacaktır.
SAKARYASPOR !...
Sakaryaspor'da işler istenildiği gibi gitmiyor.
Özellikle Sakaryaspor'un kendi sahasında, Boluspor karşısında aldığı ağır yenilgi işlerin dahada kötüye gittiğini gösteriyor.
Hoca çaresiz.
Olur diyor böyle kazalar.
Bütün imkansızlıklara rağmen ,herkese moral vermeye çalışıyor.
Başkada elinden bir şey gelmiyor.
Zaten eldeki mevcut imkanlarla bu takımı bir arada tutabilmek ve maçlara çıkabilmesini sağlamak bile büyük başarı olsa gerek.
Şaban hocada öyle yapıyor.
Mevcut imkanlarla yoluna devam etmeye çalışıyor.
Tabi nereye kadar.
Öte yandan sorunları çözme vaadiyle iş başına gelen yönetim ise, şuana kadar herhangi bir varlık gösterememiş durumda.
Onlarda bir önceki yönetimler gibi destek arayışındalar.
Taşıma suyla değirmen döndürme derdindeler.
Dönmüyor , dönmezde.
Taraftar ise filmin tekrarını izlemekten bıkmış durumda.
Ya sabır çekiyor.
Sabır çekmekten başka ne yapabilirlerki.
Benim anlamakta zorlandığım ise iş başına gelen yönetimlerin başarılı olamıyacaklarını bildikleri halde neden bu görev talip oldukları.
Taşın altına elini koyma meselesimi?
Sahip çıkma olgusumu ?
Yoksa başka bir şeymi?
İşte bunu anlamış değilim!
Anlamakta zorlandığım bir başka konu ise Sakaryaspor'un dernekleştirilmesiydi.
Öyle veya böyle bir şekilde gidiyordu.
Birileri arı kovanına çomak soktu ve Sakaryaspor dernekleştirildi.
Peki ne oldu?
Ne olduğu ortada.
Sakaryaspor meçhule giden bir gemi gibi, ordan oraya savruluyor.
Ne dümeninde tayfası var.
Ne de kürek çekecek forsası.
AKILLI DANIŞMAN !...
Ülke gündeminden bunalan siyasetçi, en sonunda gitmiş bir ruh doktoruna...
Doktorum benim derdim şu... Yatağın üzerindeyken altında yatmak istiyorum, altındayken de üstünde! Ne olur bu derdime bir çare!
Doktor gayet sakin:
"Bu psikolojik probleminizi çözerim ama en az on seans gelmeniz lazım... Seans başına da 250 bin lira alırım... Kabul ederseniz yarın şu saatte gelin..."
Siyasetçi, doktorun teklifini kabul ediyor ama seansların hiçbirine gelmiyor.
Bunun üzerine, merak ediyor doktor, arayıp soruyor siyasetçiye durumu...
Siyasetçi gülüyor:
"Doktorum, ben o işi 50 liraya kökten çözdüm!"
"Nasıl""
"Sizden çıktıktan sonra, partiye giderken yolda danışmanıma anlattım... Süper bir çözüm önerdi... Hemen uyguladım, rahat ettim!"
"Ne önerdi peki""
"Yattığım yatağın ayaklarını, kökten kestirdi!"
Yazı Tarihi : 29 Ocak 2012 Pazar
Bu yazı 61 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar