Türkiye 2002 den beri her alanda değişmeye ve gelişmeye çalışıyor.
Gelin görün ki yapılan bütün bu işleri katıksız eleştirme gayretine girenlerin gözü eksiklerden başkasını görmüyor.
Bu sözler AKP iktidarında duymaya alıştığımız ve köşe yazılarında okumaya alıştığımız yazılar.
Yapılmak istenilen ne, nasıl bir kampanya bu!
Ülkede her şeyi Güllük-Gülistanlık gösterme, pembe tablolar çizme, sorunsuz ülke imajı vermek.
Ne kadar çok bu yönde konuşulur ve yazılır çizilir ise toplumu etkileme ve dönüştürme de o denli başarılı olur.
İşte bilinçli ve etkin kampanyanın asıl hedefi de bu!
Bizim gazete de yazan İbrahim kardeşim de benzeri bir yazıyı kaleme almış, sanırım o da böyle bir amaca hizmet eder durumda.
Dünyada hızlı bir gelişme ve değim yaşanıyor, biz bu değişim ve gelişmenin neresindeyiz?
İktidar karşıtı siyasi partilerin görevi ya da iktidarı benimsemeyen yazarların görevi hiç kuşku yok ki eksikleri dile getirmek.
Bunu yapmanın yolu ideolojik duruş sergilemek değil, muhalefet yapmak ve bu sayede gelişmeye katkı koymak, yön göstermek olarak algılanmalı.
Kaldı ki ideolojik duruş sergilenmiş olsa dahi, bunun ne sakıncası var?
İbrahim'in yazısını okuyunca acaba ben nerede yaşıyorum diye düşündüm.
Çağı yakaladık ya, bak bu söz doğru. Kar yağacağı günler öncesinden belli, bunu tespit etmek olanaklarına sahibiz. Bu hususta çok yok aldık.
Nitekim beklenen kar geldi ve ilk haberler servis edildi. 150 köy yolu kapalı, Enerji hatları hasar gördü, bir ilçemize elektrik verilemiyor.
Şehir merkezinde saatlerce elektrikler kesik yine şehir merkezinde ana arterler hariç yollar kapalı. Valilik açıkladı 4 ilçede köy okulları tatil edildi.
Çağı yakalamak ve gelişmekten kasıt bu olmasa gerek.
Bunları yazmak, eksiklikleri dile getirmek bu hususta eleştiri geliştirmenin mahsuru ne?
Bunları İfade etmenin ideolojik tarafı ne?
Bizim yaşadığımız ile önümüze servis edilen tablo aynı değil.
Biz eleştirmeye devam edelim ama siz de bir taraftan yapılanı abartmadan anlatmaya çalışın, eksikleri de görmeye çalışın, temas edin, dokunun, dokunmak lazım!
Nihai bizim dokunmamız ile olmuyor!
Bu sayede bu ülke, bu şehir belki kalkınmadan pay alır.
Arazi Aracım olmadığı için ana caddeye kadar yürüdüm ve işime gelebildim.
Bu duruma itiraz ettiğim için bende statükocu muyum İbrahim!
Yazı Tarihi : 18 Ocak 2012 Çarşamba
Bu yazı 329 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Herkesin herşeyi bildigi ve sesi gür çıkanın haklı oldugu bir ülkede yaşamanınfarkındalıgının vermiş oldugu bir hisle hiçbirşeye şaşırmıyorum artık...Saygılar
özlem çak @ 28.03.2012 19:46:30
söylediklerin yerinde tespitler güzelda cirkin olan ney biliyormusun ergün bey bu sakaryada herkes biribirinden cekiniyor bana iş aş vermez diye kısacası yalakalık yapıyor bir insan bir delikanlı böylemi olması gerekiyor partili veya partili yöneticiler şu sakaryaya malesef bir ilme kazantıramadı oysa cevre iller aya ucmaya hazırlanıyor bu nedir biliyormusun başbakanın gölgesinde gölgelenen insanlardır şimdiye kadar hadıra binaen ama ağumeya yok hadır bitti gölge kalmadı senin başbakanın gecede 4 saat uyku uyuyacak vatanı icin hasta oldu siz mişil mişil uyuyun edepsizler
haydar usta @ 11.02.2012 15:35:13
kalemine sağlık ergün özkan. senin kalemin tükenmez kalem.sakarya'da birçok yazarın kalemi dolma kalem. ve mürerekkebi akp den geliyor. dolayısıyla kalemi yazmayanlara yada mürekkebi akp den gelen dolma kalemlerle yazanlara sitem etme. onlar zavallılar.o kalemin hiç tükenmeyeceğini zannediyorlar.merak etme. keser döner sap döner birgün yanlış hesap geri döner. Allah sayılarınızı arttırsın.
nadir duru @ 04.02.2012 07:55:45
Sayın Ergün ÖZKAN ın yazılarını genelde takip edenlerdenim.Eleştirel yazıların yazılması demokrasilerin gelişmesinde öncelikli etkenlerden bir tanesidir.Ancak benim daha çok savunduğum şey TENKİT kurumu çalışırken TAKDİR kurumunun da çalıştırılmasıdır. Örneğin Zeki başkan geçen bir beyanat vermiş o beyanatı birdaha analiz etmemiz gerekiyor. HANİ SANAYİME DOKUNMA GARIMA DOKUNMA ÇARŞIMA DOKUNMA demişti ya sonunda da bizler diyoruz ki SAKARYA mız şehir olmayı başaramadı. Şunu söylemeliyim ki tenkit ettiğimizde de kimse gocunmamalı takdir ettiğimizde de kimse çok kibirlenmemeli.Bence Ülkemizde demokrasimizin geleşebilmesi için daha çok zamana ihtiyacı var.
ERHAN METE @ 23.01.2012 10:51:02
Daha cok iktidar yerel iktidarın eleştirisini yapmak sakaryamızda bürokraside yapılan yolsuzluklar verilen ihaleler imar tadilatları yeşil alanların ranta dönüştürülmesi şehir getirimçi güclerinin orta sınıflara verilen ihaleler oh al gülüm ver gülüm şehir burjuvajisi 12 haziran öncesi 54 aday adayının akp ye müracatı ülke eğemenlerinin catı partisi akp ye borclarını ödemek için koşa koşa akp ye aday adayı olmuşlardır kaşılığında önümüzde orhan camii ve gar ihalelerini alan firmalara bakın kazıyın altından akp cıkar evet daha cok eleştiri tüm ilcelerde bürokraside neler neler oluyor işlem tamam oh oh orta sınıfımız sermayesini tamamladı yaşasın artık bizimde burjuvazimiz var gecenlerde şehir külübünü 15 gün kapatmışlar kent külübü yolda
veyselsaka @ 22.01.2012 22:48:18