Hem devrim hem herkese mavi boncuk!

İbrahim Bulut

İbrahim Bulut
Önümüzde çok fazla seçenek yok. Adapazarı'nın değişmesi için yapılacaklar belli. Bunları yapması gereken de Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'dan başkası değil!

Ama öyle kafasına göre değil tabii ki!
Halkın desteğini alarak. Konunun uzmanlarıyla görüşerecek. Yani kırk ölçüp, bir kere biçerek...

Aslında çok gecikmiş olan hafif raylı sistemin yavaş yavaş başlayacak olması belki beraberinde tahmin edilemeyen sıkıntıları da getirecektir şimdilik bilemeyiz...

Ama sıkıntı getirecek diye de yeniliğe tümden karşı çıkanların düştüğü komik duruma düşmeyelim.
Ucu birilerine dokunan her yenilik, her devrim kendi muhalefetini yaratır ve bu doğaldır. Minibüslerin kaldırılmak istenmesi doğal olarak minibüsçülerin tepkisini çeker ve kurulu düzenlerinin bozulmasını istemezler.

İleride belki de kendileri açısından da kazançlı olabilecek bir sistemi kabul etmeyebilirler. Bunu da anlayabiliriz.

Ama mesela sırf minibüscülere sıkıntı olacak diye muhalefette bu pencereden bakmayı tercih ederse yani kolayına kaçarsa o zaman işin rengi değişir.
Minibüsçülerin durumu sadece bir örnek. Benzer örnekler var önümüzde. Stadın başka bir yere inşa edilecek olması. Trenlerin başka yerden kalkacak olması. Bu projelerin hepsine itiraz edilebilir. İtiraz edenlerin bizzat bu işin içinde olmaları da gayet normaldir.

Yine aynı durum...

Mağdur olanları kullanarak bir siyaset çerçevesi belirlemek ve dar görüşte itiraza devam etmek kısa vadede uzun vadede bir şey kazandırmaz...
Kazandırmaz dediğim muhalefet bu tepkilerin toplamından bir gelecek inşa edemez.
Bir şeyler değişirken, bizzat değişenin kendisinin bu işten memnun kalması tarih boyunca pek az örneklendirilebilir.

Toçoğlu bir konuda haklı, hem ona dokunma buna dokunma hem de Adapazarı köy gibi...
Başkan'ın sitemi haklı...
Ancak, yapılacak olan değişimlere itirazları iyi incelemeli. İtiraz olsun diye, tribüne oynayayım diye itiraz etmeyi neredeyse profesyonel meslek haline getirenlerle sokaktaki vatandaşın itirazını aynı kefeye koymamalı...

Adapazarı'nın çehresi önümüzdeki iki yılda çok değişecek. Bu açık açık görünüyor ve belli oluyor. Kim memnun olacak kim eskiyi özleyecek henüz bilemeyiz. Ama bildiğim çok uzun yıllar ki bir nebze olsun Aziz Duran bu sitemin dışında tutulabilir Adapazarı kabuk değiştiremedi. Beklenen ivmeyi kazanamadı. Ama şunu da unutmayalım, Adapazarı bir Eskişehir değil, bir Bursa hiç değil. En azından şimdilik değil. Saçma ve modası çoktan geçmiş, taraftarı bile olmayan "şehir milliyetçiliği" hiç yapmayalım...

Türkiye'nin gözbebeği falan değiliz...
Marmara'nın en parlak ili de değiliz...

İnsanlar Sakarya'nın turizm değerlerini, ıslama köftesini ve kabağını tadabilmek için birbirini ezmiyor!

Her şeye atlayan, hepsi bizde olsun diye tepinen bir tarafımız da yok değil. İnsan kendi memleketine konduramıyor genellikle. Hafif raylı sistem gelsin, havaalanı gelsin, yerli otomobili biz yapalım...

Hepsi değişimden geçiyor.
Değişim...

Adapazarı'nın kapısına dayandı. Ya kovup göndereceğiz, ya da el birliğiyle işe girişeceğiz.
Başkan Zeki Toçoğlu'nun her yaptığını kabullenmek itirazsız yapılmasını beklemekten bahsetmiyorum. Karşı çıkmanın da modernize edilmiş bir usulünü bulmalıyız. Ama onlar ne olacak, ama bunlar ne olacak gibi basite indirgenmiş muhalefet cümleleriyle ne yapılacak olana ne de yapılması düşünülene milim katkı sağlayamayız. Bazıları üzülecek bazıları sevinecek. Ama şehrin menfaatleri için gözden çıkarılacak olan değerlerin de hesabını iyi yapalım.

Gar Binası Adapazarı için bir değer değildir. Nasıl ki yıkılan ofis şehir için bir anlam ifade etmiyorsa, benim için Gar Binası'nın da şehir tarihinde önemli bir yeri yok! Bir amaç için yapılmış ve görevini yerine getirmiş. Bundan sonraki tasarruf ne olursa kaderine boyun eğmek zorunda.

Önümüzde bir Orhan Cami Meydan Projesi var. Trafik konusunda şehre olumlu katkısı olmayacak orası belli. Ama sadece trafik yönünden sıkıntılı bir sürecin başlangıcı olabilir diye bu projeye itiraz etmemizin mantıklı bir izahı olabilir mi? Yapılacak olan düzenlemelerle meydanın bu görünen belki de tek olumsuzluğu giderilebilir.

Gar Meydanı düzenlemesi için de benzer yorumları okuyoruz. Uzun zamandır halledilemeyen istimlak konusunda da gelişmeler var. Sonucunu bekliyoruz dört gözle.

Sıkışıp kalmış bir şehir merkezini tekrar ayağa kaldırmak, cazibe merkezi haline getirmek sanıldığından daha zor olabilir kabul etmek zorundayız. Ama en azından devasa bir şehir merkezimiz yok. Yoğurmak ve istenilen şekli vermek pek de zor değil gibi görünüyor aslında. Bu konuda bir şeyler yapmayı kafasına koymuş Başkan Toçoğlu'nu da iyi anlamamız gerekiyor. Toçoğlu'nun isteği Adapazarı için aslında bir şanstır...



Yazı Tarihi : 17 Ocak 2012 Salı
Bu yazı 6 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-