O Saltanat ki

Erol Afşar

Erol Afşar
Anlaya saz babından Cuma kıssaları;
Laleli Camiini Sultan III Mustafa yaptırmıştır. Sultan Mustafa bu camii yaptırırken çevrede Laleli Baba namında bir din büyüğünün yaşadığını, gerçek bir mürşit olduğunu, hikmetli sözler söylediğini öğrendi.
İçinde bu zatla görüşmek, söz ve sohbetinden yararlanmak arzusu doğdu.
Cami inşaatını denetlemeye geldiği bir gün Laleli Baba ile görüşmek istediğini bildirdi.
Laleli Baba'ya hemen padişahın kendisini ziyaret etmek istediği haberi ulaştırıldı, o da buyur etti.
Padişah Laleli Baba'nın sohbetinden gerçekten memnun kaldı.
İçinde Laleli Baba ile daha sık görüşme arzusu uyandı.
Ayrılacağı sırada bu din ulusuna bir soru sordu:
- Efendi Hazretleri, bu dünyada en güzel şey nedir acaba?
Laleli Baba cevap verdi:
- Bu dünyada en değerli şey yiyip içtikten sonra sıkıntısız biçimde def-i hacetini yapabilmektir.
Hükümdar bu cevaptan pek hoşnut olmadı. Başından beri büyüleyici konuşmalarıyla herkesi etkileyen bir zata bu cevabı pek yakıştıramadı. Hatta bu cevabı biraz kaba bile buldu.
Bundan sonra bir şey konuşulmadı, hükümdar maiyetiyle beraber saraya döndü.
Fakat bu ziyaretin ertesi günü şiddetli bir kabızlığa yakalandı.
Sarayın bütün ilgilileri ve hekimbaşı seferber oldular, bilinen bütün ilaç ve yöntemleri uyguladılar, fayda etmedi. Padişah kıvranıyordu.
Nihayet birinin aklına geldi. Laleli Baba'ya haber verilse, onun himmetiyle hükümdar bu dertten kurtulamaz mıydı?
Zaten başka denenmedik yol kalmamıştı.
Padişaha danışıldı. O da "Ne gerekiyorsa yapılsın" dedi.
Hemen Laleli Baba'ya gidildi, saraya getirildi.
Hükümdar doğum sancısı çekiyor gibi kıvranıyordu.
Laleli Baba'ya yalvardı: "Aman bana yardım et!"
Laleli Baba, "O kadar kolay değil, karşılık olarak ne vereceksiniz?" dedi.
"Senin bölgende yaptırdığım o camii sana hibe edeceğim."
"Yetmez" dedi, Laleli Baba.
Sultan Mustafa daha birçok şeyler ekledi, Laleli Hazretleri bir türlü tamam, yeter, demiyordu. En sonunda ağzındaki baklayı çıkardı: "Ben senin için dua ederim, Allah dilerse bu dertten kurtulursun ama karşılığında saltanatı isterim."
Padişah kem küm etti ama çaresi yoktu "Tamam" dedi, "O da senin olsun."
Laleli Baba, dua etti, sırtını sıvazladı, padişah kurtuldu.
Kurtuldu ama saltanat da elden gitmişti. Şifa bulmanın sevincini, saltanatın elden çıkmış olmasının üzüntüsü gölgeliyordu.
Laleli Baba sultanın haline baktı ve "Bir saltanat ki bir defi hacete değişiliyor, öylesine ucuz bir saltanat bize gerek değil, al yine senin olsun" dedi.

BİR RÜYA BİR YORUM VE DURUM!
Ashaptan Abdullah oğlu Cabir bir rüyasında, büyük ineklerin küçük inekleri sağdığını, hastaların sağları ziyaret ettiğini, kuru bir çay kenarında yemyeşil bahçeler bulunduğunu, minberde koca koca putlar durduğunu gördü.
Bu, sıradan bir rüyaya benzemiyordu. Bunun önemli bir mesajı olmalıydı.
Bu rüyayı yoracak kişi olarak ilk defa Hz. Ali aklına geldi.
Hz. Peygamberin "İlim beldesinin kapısı" diye nitelediği Hz. Ali ancak güvenilir bir açıklama getirebilirdi. Bu düşüncelerle rüyasını yordurmak üzere Hz. Ali'ye müracaat etti.
Rüyasını tane tane anlattı ve ne anlama geldiğini yormasını rica etti.
Hz. Ali "Yanlış yorumdan Allah korusun" diyerek söze başladı ve şöyle devam etti.
"Büyük ineklerin küçük inekleri sağması, yetki ve mevkilerini halkı soymak için kullanan görevlileri…
Hastaların sağları ziyaret etmesi, yoksulların hallerini arz etmek için zenginlerin peşinde koşmasını…
Kuru çay kenarında bulunan yemyeşil bahçeler, uzaktan veya dışarıdan bakıldığında çok büyük sanılan ve öyle ünlenmiş ama aslında içleri kupkuru çölden ibaret olan ilim adamlarını…
Minberde duran koca koca putlar ise, layık olmadığı halde ilmin, dinin ve devletin yüce makamlarına yükselmiş kimseleri ifade eder."
İşte rüya, işte yorum ve işte durumumuz…



Yazı Tarihi : 13 Ocak 2012 Cuma
Bu yazı 207 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Hocam kalemine-yüreğine sağlık uzunzamanoldu bu hikayeyi okumayalı.fakat ruyayı şimdi öğrendim.teşekkür ederim yinede yeniden yayınlayacağın.Not:herkes birşey belki anlar lakin ..hariç.
üstübi @ 14.01.2012 20:37:11
Mevlam bu tür alim ve idarecilerden bizleri muhafaza eylesin.
54 @ 13.01.2012 19:00:43
Online Ziyaretçiler
-