Ulaşımda Yeni Dönem!..

Salih Yalçıntaş

Salih Yalçıntaş
Büyükşehir Belediyesi Toplu Ulaşım konusunda yeni bir çalışma başlatıyor.

Bu çerçevede Belediye bünyesinde yeni bir şirket kuruldu.

Kurulan şirket ulaşım konusunda tek yetkili olacak.

Şirketin kuruluş amacı "ulaşım hizmetlerinin daha kaliteli, etkin ve yaygın
bir biçimde geniş halk kesimlerine ulaştırılması" .

Öncelikle hayırlı olsun.

Sakarya her açıdan gelişmekte olan bir İl.

Sürekli göç alıyor.

Böyle giderse kısa bir süre sonra, Sakarya'nın nüfusu milyonla ifade edilmeye
başlanacak.

Öte yandan deprem sonrası Sakarya, yerleşim alanı açısından, geniş bir
coğrafyaya doğru açılım gösterdi.

Bu zorunlu açılım ve artan nüfus sayısı hiç kuşkusuz Şehir yaşamında farklı
sorunları da beraberinde getirdi.

Özellikle sağlık, eğitim ve ulaşımda yeni talepler ve beklentiler ortaya
çıktı.

Son yıllarda tüm Türkiye'de olduğu gibi İlimizde de sağlık konusunda ciddi
yatırımlar gerçekleştirildi.

Keza eğitim konusunda da aynı yatırımları görüyoruz.

Fakat ulaşım ve toplu taşımacılık konusunda aynı şeyleri söylemek mümkün
değil.

Büyükşehir belediyesi, zaman zaman ulaşım filosunu güçlendirmek adına yeni
otobüs alımlarına gitse de sorunun kaynağına bir türlü inilemediği görülüyor.

Artık bu konuda yeni bir anlayışa ihtiyaç var.

Gerek şehir içi trafiğinin rahatlaması, gerekse toplu taşımacılığın daha
modern bir hale getirilmesi gerekiyor.

İşte bu noktada Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu geçtiğimiz hafta
konuyla ilgili bazı önemli açıklamalarda bulundu.

Anlaşılan o ki, Sakarya'da ulaşım konusunda ezber bozulacak.

Kenti yönetenler yani belediye başkanından meclis üyesine kadar herkes elini
bu şehir için taşın altına koymalı oy kaygısını bir kenara atmalıdır.

Gelecekte bu konuda sorun yaşamamak için mutlaka şimdiden önlem alınmalıdır.

Ulaşım artık halk için yapılmalıdır.

Sözün özü, ulaşım da ki bu "araç hamlesini" tüm kentin desteklemesi gerekiyor
ki gelecekte gayet modern ve çağdaş bir toplu ulaşım hizmeti alabilelim.

Unutulmamalı ki toplum menfaati her şeyin önünde gelir.

"Entegre Toplu Taşıma Projesi" ilimize şimdiden hayırlı olsun.



DANIŞMAN !


Bay Tilki bir gün ormanda dolaşırken Bay Tavşan'a rastladı. Bay Tavşan bir şeyler yazmakla meşguldü.
- Kolay gelsin, Bay Tavşan. Ne yazıyorsunuz?
- Tezimin 1. bölümünü yazıyorum..
- 1. bölümde teziniz ne?
- Tavşanlar tilkileri nasıl parçalar? - Yapmayın! Bu hiç de doğru değil. Bu bir bilim adamına yakışmayacak ciddiyetsizlik. Teziniz kökten yanlış.
- Yaa..! Öyle mi? dedi Bay Tavşan, 'Pekii, gel de deneysel kanıtı gör öyleyse.
Bay Tavşan önde Bay Tilki arkada çalılığın arkasına doğru ilerlediler. Bir süre sonra Bay Tavşan yüzünde gülümsemeyle çalılıktan çıkıp geldi ve yerine oturarak yazmaya devam etti.
Bir zaman geçti. Bay Kurt'un yolu Bay Tavşan'ın bulunduğu yere düştü. Bay Kurt sordu:
- Kolay gelsin, Bay Tavşan. Ne yazıyorsuunuz?
- Tezimin 2. bölümünü yazıyorum..
- 2. bölümde teziniz ne?
- Tavşanlar kurtları nasıl parçalar? - Yapmayın! Bu doğru değil. Bu bir bilim adamına yakışmayacak ciddiyetsizlik. Teziniz kökten yanlış.
- Yaa..! dedi Bay Tavşan,'Gel de sana deneysel kanıt göstereyim.'
Bay Tavşan önde Bay Kurt arkada çalılığın arkasına doğru ilerlediler. Bir süre sonra Bay Tavşan yüzünde gülümsemeyle çalılıktan çıkıp geldi ve yerine oturarak yazmaya devam etti.
Biz de neler olduğunu merak ettik, tabii. Çalılığın arkasına dolanıp baktık ki Majesteleri Ormanın Kralı Aslan haşmetle oturuyor ve etrafında parçalanmış kurt ve tilki.
Kıssadan Hisse:
Tezinizin ne olduğu hiç önemli değildir; önemli olan tez danışmanınızın kim olduğudur.

FIKRA KÖŞESİ !...

Feministler toplanıp bir karar almışlar. Demişler ki:
-Gidip kocamıza diyeceğiz ki,
-"Bundan sonra kendi bulaşığını, çamaşırını kendin yıkacaksın. Ben artık karışmayacağım."
Neyse orada bizim Türk bir kadın da varmış tabii. Kararı sırtlamış memlekete dönmüş.
Aradan 6 ay geçince yeni bir toplantı yapmışlar. Başkanları alınan en son kararın uygulama sonuçların sormuş.
Alman Kadın:
- Gider gitmez kararı hemen kocama bildirdim. Bundan sonra kendi bulaşığını kendin yıkayacaksın. Ben hiç karışmayacağım dedim. Bir gün bir şey göremedim. İkinci bir şey göremedim. Üçüncü gün bir de baktım ki bulaşığı yıkamaya başlamış.
Fransız Kadın:
-Gider gitmez kararı hemen kocama bildirdim. Bundan sonra kendi bulaşığını kendin yıkayacaksın. Ben hiç karışmayacağım dedim. Bir gün bir şey göremedim. İkinci bir şey göremedim. Üçüncü gün bir de baktım ki bulaşığı yıkamaya başlamış.
Sonra sıra bizim Türk kadına gelmiş:
- Aldığımız karar icabı gidip kocama bundan sonra bulaşığı benim yıkamayacağımı, o devrin bittiğini, bundan sonra kendisinin yıkaması gerektiğini söyledim. Bir gün bir şey göremedim. İkinci gün bir şey göremedim. Üçüncü gün sol gözüm yavaş yavaş görmeye başladı…



Yazı Tarihi : 11 Ocak 2012 Çarşamba
Bu yazı 67 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-