12 Eylül 2010'da referanduma sunulan Anayasa Değişikliği içerisinde, devlet memurlarının hakları ile ilgili bazı düzenlemeler de, ambalajlanmış mükemmel bir paket içinde halkın önüne konuldu. Ve aralarında memurlarında olduğu %58 oranında halk desteği ile Anayasa değişikliği gerçekleştirildi.
O günden bugüne tam tamına 13 aylık bir süre geçmesine rağmen, kamu görevlileri ile ilgili Anayasa Değişikliği'nin yasal düzenlemeleri yapılmadı. Kanun çıkartmakta, hatta yüce Meclisi bay-pas ederek, onlarca KHK düzenlemesi yapmakta pek mahir olan hükümetimiz söz konusu memurlar olunca, her zamanki gibi bu konuda da ayak sürümüştür. Her yıl 15-30 Ağustos tarihlerinde, memur sendikaları ile hükümet arasında yapılan toplu görüşmeler bu yıl yapılamamıştır.
Bilindiği gibi değiştirilen Anayasamızda, memurlar sözde toplu sözleşme haklarına kavuşuyor, ancak grev hakkı düzenlemesi yok. Gerçi Anayasada değişiklik yapılmadan da bu haklar düzenlenebilirdi. Çünkü Anayasamızın 90. maddesi buna cevaz veriyor. Ayrıca yeni Anayasa'da Uzlaştırma Kurulu yerine, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu oluşturulmuştur.
Toplu sözleşme düzeneğine geçebilmek için 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendika Yasası'nda yapılması gereken değişikliklerle ilgili, Çalışma Bakanlığı ve memur sendikaları ile yapılan görüşmelerde, uzlaşma sağlanamayan en önemli hususu; Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun yapısı oluşturmaktadır.
Anayasa değişikliği öncesi hükümetin özellikle Anayasa'nın 53. maddesinde yer alan Uzlaştırma Kurulunu kaldırarak, yerine Kamu Görevlileri Hakem Kurulunu koyması konusundaki endişelerimizi defalarca kamuoyu ile paylaşmıştık. Hükümetin Uzlaştırma kurulunu kaldırmak istemesinin arkasında yatan nedeni; bağımsız olmayan yani kendi denetiminde olan bir hakem kurulu yapısı oluşturmak istediği gerçeğini, bugün ibretle görüyoruz.
Daha önceki yıllarda yapılan Toplu Görüşmelerde "Uzlaştırma Kurulunun" kararlarına hükümetin uymasını ısrarla talep ettiğimizde; dönemin Toplu Görüşmelerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı M. Ali Şahin "YÖK'ün bu yapısı ile belirlediği öğretim üyelerinden oluşan Uzlaştırma Kurulunun karalarına uymamızı bizden beklemeyin" demiştir.
Aradan belli bir zaman geçtikten sonra, hükümet YÖK'ü de kontrolüne aldı. İstediği gibi yapısını dizayn etti. Buna rağmen Anayasa değişikliğinde, Uzlaştırma Kurulunu Anayasa'dan çıkardılar. Geçmişteki itiraz gerekçeleri ortadan kalkmasına rağmen.
İşte bütün film burada kopuyor. Hükümet samimi değil. Biz sendikalar olarak, YÖK'ün göndereceği öğretim üyelerinden oluşacak, Uzlaştırma Kuruluna dün olduğu gibi bugünde razıyız. Eğer öğretim üyeleri ilim adamı sıfatını kaybedip, yandaşlık anlayışı içinde milyonlarca memurun haklarını ve hukuklarını çiğneyeceklerse, elbette yapılacak hiçbir şey yoktur.
Diğer yandan, Kamu işçileri Toplu Sözleşme görüşmelerinde uzlaşmaya varamazlarsa, Yüksek Hakem Kuruluna başvururlar. Bu kurulun yapısı: Bağımsız Temsilciler, İşçi sendikalarının temsilcileri ve Hükümet( işveren sendikaları) temsilcilerinden oluşmaktadır.
Bu yapıdan her zaman hakkaniyetli bir sonuç çıkmıştır. Benzer bir yapının memurlarla ilgili uyuşmazlığı sonuçlandıracak olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nda da oluşturulması gerekirken; bu konuda sendikaların görüşlerine itibar edilmemiş, konu Bakanlar Kurulu'nun vereceği karara bırakılmıştır. Anlaşılan o ki; işçilerin asgari ücretini belirleyen, çoğunluğunu hükümet temsilcilerinin oluşturduğu düzeneğin bir benzeri memurlar için de dayatılacaktır. Böylece Hakem taraflı olacak, hükümetin önerdiği zammı ve sosyal hakları aynen onaylayacak; daha doğru bir ifade ile noter vazifesi yapacak, kamu çalışanlarının da bu tabloyu kabullenmesi istenecek…
Sonuçta, taraflı hakemin olduğu her maçtan sonra, kavga ve kargaşa kaçınılmaz olacaktır.
Yazı Tarihi : 26 Aralık 2011 Pazartesi
Bu yazı 108 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar