Sakarya'nın talihsizliği

Mücahit Türetken

Mücahit Türetken
Türkiye'de müthiş bir enerji birikmesi söz konusu.
Uzun yıllar saçma sapan işlerle meşgul edilen millet artık üzerindeki ölü toprağından kurtulup bir şeyler yapmak, özgürleşmek, rahata kavuşmak istiyor.
Maalesef Kemalizm ideolojisi Türkiye'ye çok fazla zaman kaybettirdi. Türkiye'nin gelişmesini engelledi.
Kemalizm, Türkiye'nin hem demokratikleşip özgürleşmesinin hem de zenginleşmesinin önünde engeldi.
Topluma dayatılan resmi ideoloji Alevileri kendisine tehdit görüp düşman oldu. Dersim'de kimyasal silahlar ve bombalarla insanları katlettiler.
Katliamdan geri kalan yetim çocukları topraklarından koparıp asker ve bir kısım bürokratlara evlatlık verdiler, asimile ettiler.
Sadece Aleviler değildi resmi ideolojinin düşman olarak gördükleri. Dindar, mütedeyyin insanlar da onların zihniyetinde düşman olarak görülüyordu. İstiklal mahkemelerinde bu toprakların evlatlarını "sanığın idamına yargılamanın bilahare devamına karar verilmiştir" gibi hukuki bir garabetle sorgusuz sualsiz idam ettiler. Başörtülü kızları fişlediler, imam hatipli öğrencilerin haklarını gasp ettiler.
Cemaatleri terör örgütü gibi sunup sarıklı, cüppeli, çarşaflı insanlarla alay ettiler.
Her darbe döneminde bu memleketin evladı olan solcuların üzerinden silindir gibi geçtiler.
17 yaşında çocukları 18 yaşında gösterip idam ettiler.
12 Eylül'de ülkücüleri de mahvettiler. Ülkücü gençleri kullandılar ve ardından da işkencelerden geçirdiler. 18-20 yaşında gençlere de acımadılar, bu insanları da öldürdüler.
28 Şubatta liberalleri de hedefe oturttular. Dindarlarla beraber liberal akademisyenleri üniversitelerinden uzaklaştırdılar.
Liberal aydınları andıçladılar, PKK işbirlikçi yalanıyla topluma hedef gösterdiler.
Ve Kürtler. Onlarda her dönem kendilerine düşen zulüm payını fazlasıyla aldılar. Dillerini yasakladılar, köylerini yaktılar, masum köylülere insanlıkdışı muameler yaptıkları için AİHM'den çok defa ceza aldılar. Yine 12 Eylül darbe döneminde Diyarbakır cezaevinde Kürtlere büyük işkence yaptılar.
Bizlere emanet olan azınlıklara dahi sahip çıkamadık. Bu resmi ideoloji bir avuç azınlık vatandaşı dahi gözünde büyüttü ve tehlike olarak gördü. Varlık vergisi, Trakya sürgünü, 6-7 Eylül olayları ve daha birçoğu…
Fransa'daki Ermeni diasporasına karşı çıkan Hrant Dink'i dahi koruyamadık. Dün Kemal Tahir'e, Sabahattin Ali'ye, Bediüzzaman'a, İskipli Atıf Hoca'ya hayatı dar edenler, M. Esat Coşan'ın da, Fethullah Gülen'in de Türkiye'de yaşamasına müsaade etmediler.
Bugün Türkiye artık bu sıkıntılarından, yüklerinden bir bir kurtuluyor. Sürekli istim üstünde, olağanüstü dönemler, olağanüstü işkenceler ülkesinde artık çoğu şey değişti, değişmeye devam ediyor. Geçmişte yapılanlardan dolayı devlet vatandaşından özür dileyebiliyor.
Sadece insan hakları ve özgürlükler açısından değil diğer alanlarda da Türkiye eski Türkiye değil, sürekli gelişerek değişiyor.
Şehirler hızla büyüyerek gelişiyor.
Ancak bu değişim ve gelişim rüzgârı Sakarya'da o denli büyük bir etki uyandırmamıştı.
Çok şükür bugün yavaş yavaş Sakarya'yı yönetenlerin ağzından değişim sözcüğünü duyuyoruz.
Peki, neden Kayseri'de, Bursa'da, Konya'da, Gaziantep'te yaşanan zihinsel dönüşüm ve gelişim Sakarya'da daha az hissediliyor.
Elbette bunun birden çok nedeni vardır. Sosyolojik olarak üzerine çalışılması gerekir. Siyasi bazı analizler yapılmalı, kişiler, kurumlar masaya yatırılmalı.
Bunların dışında en önemli sorunlardan birisi Sakarya'da sesi çok çıkan darbeci gelenekten beslenip, Kemalist/ulusalcılı bir anlayışla hareket eden bir kısım insanların Sakarya'ya yön verme çabası olmuştur.
Sakarya iktidarda kim olursa olsun her dönem etkisini sürdüren bu statükocularla gerekli yüzleşmeyi yapamamıştır.
Sakarya'nın şehir menfaatini koruyoruz adı altında gizliden gizliye statükonun koruyuculuğu yapanlar bu şehrin gelişmesinin önünde engeldir.
Çünkü bu insanlar bu çağa ait bir dil kullanmıyor, zamanın ruhuna ters işler yapıyorlar. Bu insanlar kontrol edemedikleri yeniliğe düşmanlar. Daha düne kadar darbecilerin planlarının aktörüydüler ve en önemlisi bunlar gericiler ve tüm varlıklarını gericiliğe borçlular.
Belli bir standardın altında olan bu tipler ancak böylesine arızalı bir dönemde/iklimde var olabilirler.. Bugün hem Türkiye'nin hem de Sakarya'nın normalleşmesinden, ilerlemesinden bu yüzden rahatsızlar. Yeni gelişmeler olsun istemiyorlar. Eğer yenilik olursa bunu kontrol edemeyip devre dışı kalacaklarını çok iyi biliyorlar.
İşte Sakarya'nın belki de en büyük şanssızlığı bu şehrin statükocularına karşı duracak bir iradenin ortaya çıkmamasıydı.
Sakarya'nın talihsizliği yerele takılıp kalmayıp dünyadaki gelişmeleri takip edebilen, değişim iradesini gösterebilen, kendini sürekli yenileyen, reformist insanların değil Kemalist/ulusalcı/darbe şak şakçısı cahil ayak takımının bu şehirde etkin olmasıdır.



Yazı Tarihi : 23 Aralık 2011 Cuma
Bu yazı 182 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Mücahit Bey size helal olsun, öyle yazıyorsunuz ki okuma yazma bilmeyenler bile okumaya çalışıyor baksanıza yorum bile yapmışlar, canlarım yaaa ne kadar da sevimliler...Ama lütfen biraz seviyelerine inin anlamıyorlar sonra bi de yorum yapmaya çalışıyorlar. E sonuçta saçmalıyorlar. "Hakan top at", "Oya farkında" gibi cümleler kurarsan belki anlarlar.
Fark 'ıkın'da @ 27.12.2011 23:17:13
, senin farkında olmadıklarından bu ülkenin %50'nin üzerinde insan farkında. Bi gözünü aç bakalım Sakarya'da 1994 ten bugüne kadar gelinen süreci ve 2002 yılından sonra Türkiye'nin gösterdiği gelişmeyi ülkemiz kaç yılda göstermişti? 388 daha karakter kaldı ama sen uzaylısın ya beynin de çok gelişmiştir leb demeden leblebinin FARKINA varmışsındır.
farkındaymış @ 27.12.2011 23:11:16
Pardon arkadaşlar bu yazar arkadaş hangi ilden bahsediyor bilmediğimiz başka bir il dahamı var sakarya içinde şehir 1994 ten bu yana Cumhuriyete dair değerlerin tümüne karşı bir felsefe tarafından idare ediliyor 2002 den sonra ise yurt sathında egemen bu düşünce o tarihten bu yana uzaya uydu göndermeye kalktılarda hedef aldığı düşünceleremi takıldı roketleri fabrika açtılarda parkmı yaptılar fabrikalarını özgürleştirilenler haburlaramı takıldı Türklüğe sövmelerenimi enlelledi hedef aldığı düşünceler derdi ne anlamadım bu arkadaşın anlayan bana hele bir anlatsın..............
farkındayız @ 27.12.2011 16:13:54
Öldüm size gülmekten,hatta mideme agrılar girdi..Çok haklısınız bu şehri 1994 yılından bu yana başka partiler iktidarda,belediye onlarda,milletvekileri onlarda..O yüzden Statüko'yuda yenemediler..Ah Mucahit Bey ah,yıkalım yıllardan bu yana şehiri yöneten CHP,MHP,DYP,yada hangi partiyse getirelim artık AK iktidarını
Hakan Uyar @ 25.12.2011 01:24:02
Online Ziyaretçiler
-