Karasu'ya bağlı Ortaköy'ün tarihe karışmasına sayılı günler kaldı. Ortaköy şirin bir fındıkçı köyüdür. İçinden bir çay akar gider, pırıl pırıl. Hemen kenarında düz bir alan vardır. Köyün tüm etkinlikleri burada yapılır. Bunun yanında taşlı ,çakıllı top sahası olarak da kullanılır. Şimdi bölgede bir büyük baraj yapılıyor. Köy halkı sıkıntılı. Barajla ilgili projenin birinci ihalesi gerçekleşti. 21 firma yeterlilik belgesi aldı. Gözler martta yapılacak ikinci ve son ihaleye çevrildi. Köy halkı da kendilerine barınacak bir yer arayışına koyuldu. Melen suyu ve boşa akıp giden küçük çaplı dere, çay sularıyla beslenecek olan dev barajdan temiz su ve enerji elde edilecek. Gövdesi 110 metre yükseklikte olacak. Köy 500 haneden oluşuyor. Nüfusu 1000 civarında. Barajla birlikte sadece Ortaköy değil tarihe karışacak olan. Karalar, Beyler, Sırt Mahalle Köyü de aynı kaderi paylaşacak. Ok yaydan fırlamış geriye dönüşü yok. Projenin ikinci ve son ihalesi mart ayını bekliyor. Bütün bunları yazmamın bir sebebi var elbette… Adapazarı Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü Ersin Kıroğlu'nun Dayısı FİSKOBİRLİK emekli müdürü Emin Cengiz ile SSK Müfettişi Amcası Ahmet Kısacık Ticaret Lisesi'nden sınıf arkadaşlarım hepsi Ortaköylüdür. Lise sırasında köylerine davet ettiler beni. Amaçları her maçta 12 ya da 16 golle yenildikleri Kocaali Takım'ına karşı beni oynatmaktı. O dönem hem Ticaret Lisesi hem de Sakarya Amatör Ligi'nin güçlü ekibi Adagençlik Futbol Takımı'nın kaptanlığını yapıyordum.1961 yılı sıcak bir yaz gününde Ortaköy'deydik. Köyde heyecan doruktaydı. Herkes bırakın gol atmayı ya da berabere kalmayı, kaç golle yenileceklerinin hesabını yapıyordu. Dere kenarındaki düzlükte, takımı oluşturmak için bir araya gelmiştik. Topa vurmasını bilen 11 oyuncu bulmak hayli zordu. Çoğu ilk defa sahaya çıkacak oyunculardan kurulu bir takıma ne yapılacağını ve nasıl bir taktikle oynanacağını izah ettiğimde maça 3 saat vardı. Güçlü kuvvetli ve boylu poslu biri olarak,yakın zamana kadar Ortaköy Belediye Başkanlığını yürüten Fikret Terzioğlu savunmanın göbeğinde, bende hücumda yer alacak şekilde bir takım kurduk. Genç kuşaktan hiç kimse kalmamıştı köyde. Hepsi de çeşitli vasıtalarla ve gruplar halinde Kocaali Sahası'na doğru yola çıkmıştı. Ve nihayet maç başladı. Savunmamız toparlanamadan 10 dakika içerisinde 2 gol yemiştik. Bunun üzerine müdafaya geçip devreyi daha fazla gol yemeden bitirdik. 2. Yarı için farklı bir planla çıktık maça. Rakip takım gol atamayınca sinirlenmeye, Fikret Terzioğlu da uzun vuruşlarla beni topla buluşturmaya başladı. Ve maçın ortalarında durum bir anda iki iki oluverdi. Saha kenarı ise curcunaya dönüştü. Ortaköylü taraftarlar kemençe eşliğinde zafer kazanmışçasına oynamaya başlamışlardı...Maçın bitmesine birkaç dakika kala 3. Golü de atınca Kocaali cephesi adeta şoka girmişti. Maçın hakemi oyunu uzattıkça uzatıyordu. Bende savunmada takımı toparlayıp rakip atakları savuşturuyordum. Sanırım 10 dakikadan fazla uzattı maçı hakem. Baktı ki sonuç değişmeyecek çareyi bitiş düdüğünü çalmakta buldu. Ortaköylü taraftarlar ve oyuncular çılgın bir sevinç tablosu oluşturmuşlardı sahanın ortasında. Kocaalilerin şaşkın bakışları arasında sevinç naraları atıyorlardı. Dönüş kamyon kasasında ve konvoy halinde neşeli , coşkulu bir şekilde gerçekleşti. Köye girişte sıradan bir maç değil Dünya Kupası kazanmış bir takım karşılanıyordu sanki. İşte bu unutulmaz hatıraların yaşandığı köy bir baraj kurbanı olarak tarihe karışacak yakın bir gelecekte. Yıllar sonra yeniden yaz başında Ortaköy'ü ziyaret etmiş ve Belediye Başkanı Fikret Terzioğlu ile o günleri hatırlamıştık heyecan içerisinde. Doğup büyüdükleri topraklardan ayrılmanın getirdiği üzüntünün izleri oturmuştu, köy halkının yüzüne. Onlara dünyaları verseniz dahi, teseli bulmaları zor görünüyordu. Ortaköyle birlikte benim için unutulması kolay olmayan o müthiş maç anısı da tarihe karışıyordu böylece. Onun içindir bir Ortaköylü kadar üzüntülü oluşum. O büyük baraj bilmem bize hatıralarımızı geri getirebilecek mi?
Yazı Tarihi : 19 Aralık 2011 Pazartesi
Bu yazı 66 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Yüzlerce yıllık geçmişi ile; atalarımızın, dedelerimizin,babalarımızın ve bizlerin doğup büyüdüğü yerlerden ayrılacak olmanın hüznü var tüm Ortaköy'lülerde. Tesellimiz ise, ülkemize gerek su hazvası gerekse de enerji alanında daha fazla katma değer sağlıyor olmak. İlgilerinden dolayı Sn. Zeki Aydıntepe abimize teşekkürlerimi iletiyorum...
Ersin KIROĞLU @ 20.12.2011 16:07:38