Ülkemizdeki yasama dokunulmazlığı, günümüzde anlam ve uygulamada üzerinde en çok konuşulan ve tartışılan konulardan biridir. Dünyada ise yasama muafiyetlerinin oluşturulmasında başlıca iki sistem bulunmaktadır. Bunlar; parlamenterlere sadece hukuki kovuşturmalara karşı koruma sağlayan Anglo-Sakson sistemi ile dünya ülkelerinin çoğunda uygulanan ve ceza davalarına karşı koruma sağlayan Kıta Avrupası sistemidir.
Türkiye'de genel hukuk sisteminin bir gereği olarak Kıta Avrupa'sı geleneği esas alınmış, yasama dokunulmazlığı ve yasama sorumsuzluğu adı altında iki kurum olarak düzenlenmiştir. Yasama sorumsuzluğu, dünya ülkelerinin çoğunda benzer uygulamalarıyla siyasi yaşamda varlığını korumakta iken, yasama dokunulmazlığı, dünya ülkelerinin çoğunda yer almaktadır ama gerekliliği ve kapsamı anlamında tartışılan bir konudur. Türkiye'de de özellikle son dönemlerde artan yol¬suzluk iddialarına zaman zaman milletvekillerinin de isimlerinin karışması, yasama dokunulmazlığı kurumunun gerekliliği ve kapsamı konusunda tartışmalara yol açtı. Meclis içerisindeki milletvekilleriyle ilgili yüzlerce (300 civarında)[1] suç dosyasının bulunuyor ve bekletiliyor olması, halkın demokrasiye ve sisteme olan inancını da zayıflatmakta ve Türkiye demokrasisini gölgelemektedir
Yasama dokunulmazlığı Anayasada iki şekilde düzenlenmiştir: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanı'nın teklifi üzerine Meclis tarafından yasaklanmadıkça, bu düşünceleri Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Burada mutlak dokunulmazlık sözkonusudur.
Nisbi dokunulmazlık olarak adlandırılabilecek ikinci durumda ise seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekilinin tutuklanması, sorgulanması ve yargılanması için Meclisin izni gerekmektedir. Buna dokunulmazlığın kaldırılması denilir. Anayasanın 83. maddesi, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla, temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması (AY. m.14) kapsamındaki durumlarda yasama dokunulmazlığının sözkonusu olmayacağını kabul etmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zaman aşımı işlemez. Yeniden seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin kararlara karşı, kararın alındığı tarihten iti baren yedi gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna ve içtüzüğe aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir.Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içinde karara bağlar (AY. m.85).
Günümüzde, milletvekili dokunulmazlığı, bir çok adi suçtan dolayı yargılanamayan milletvekilleri nedeniyle, eleştirilmektedir. Ne yazık ki milletvekilliğiyle ilgisi olmayan bu suçlarda artış gözlenmektedir. Görevli memura hakaret, kadın trafik memurunu dövmek, ulu orta silah teşhir etmek ve silah atmak ilk akla gelen yüz kızartıcı örneklerdir.Bu nedenle Anayasa değişikliği gündeme gelmiş, milletvekili dokunulmazlığını, milletvekilliği göreviyle sınırlamak düşünceleri dile getirilmeye başlandı.
Umarım bu çalışmalar olumlu sonuçlanır çünkü bu parlamentomuz bakımından da yararlı olacaktır. Milletvekilleri, Mecliste ve dışında düşüncelerinden ve yasama faaliyetlerinden dolayı mutlak dokunulmazlığa sahip olmalıdır; ama diğer suçlar için korumanın haklı gerekçesi yoktur.
TBMM çatısında faaliyet gösteren milletvekilleri halkın temsil gücünü yansıtan önemli bir unsurdur. Fakat bizi temsil etmesi amacıyla demokrasinin en etkin araçlarından biri olan oy unsuru ile yani bizim insiyatifimiz ile bu makamlarda görev alanlar dokunulmazlık kapsamında olmamalıdır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir bu demokrasinin de temel unsurudur. Öyleyse egemenlik sahibi olanın temsilcileri de yargı sürecine dahil olmalı gibi geliyor bana.
Bizlerin bu kişilere oy vermemizdeki temel unsur ülkemizi daha ileri refah düzeyine ulaştıracağına inandığımız siyasi ve ideolojik görüşlerimizi meclise taşınması hususundadır.
Avrupa'da yaşanan ekonomik krize rağmen Çin'den sonra, ihracat rakamlarındaki artış sebebiyle 8.2'lik büyüme oranı yakalayan Türkiye demokrasi konusunda da bu büyük atılımı yapmak durumundadır.
Yeni anayasa hazırlıklarının gündemde olduğu bu günlerde parlamentodaki milletvekillerinin dokunulmazlık konusundaki hassasiyeti dikkate alarak gerekli çalışmalarını yapmalarını bekliyoruz.
Bir sonraki sayıda buluşmak dileğiyle
Yazı Tarihi : 17 Aralık 2011 Cumartesi
Bu yazı 1285 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Genel konular hakkında yazılar yazıyorsunuz.Biraz daha Sakarya'nın güncel sorunlarına ve çözüm önerilerine değinmenizi bekliyoruz.Ama yinede tarzınız gayet güzel
ATIF İNCE @ 19.12.2011 13:54:37
YİĞİTİM ARTIK BORSAYI AŞTIN KANIMCA LEVENT ARKADAŞIN DA DEDİĞİ GİBİ ARTIK SENİ BAŞBAKANIMIZN YANIN DA GÖRME VAKTİ..REFERANSIN ADAPAZARINA SUNDUĞUN HİZMETLER ..ARTIK DURMAK YOK YOLA DEVAM ZAMANI..SANADA BU YAKIŞIR..BAŞARILARIN DAİM OLSUN ALLAH YAR VE YARDIMCIN OLSUN....
tobb @ 19.12.2011 11:51:59
YAZILARINIZI BEĞENEREK TAKİP EDIYORUM VE OKUYORUM BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLİYORUM
FİLİZ ÇELİK @ 19.12.2011 10:03:33
KLASINIZI KONUŞTURMUŞSUNUZ SAYIN ATEŞ ..YORUM VE DÜŞÜNCELERİNİZE KATILIYOR SİZİDE BORSADA Kİ GÖREVİNİZDEN SONRA TBMM DE BİZİ TEMSİL EDERKEN GÖRMEK İSTİYORUZ.HİSLERİMİZE TERCÜMAN OLMUŞSUNUZ TEŞEKKÜRLER
levent @ 19.12.2011 09:19:12
Düşüncelerimi ifade eden bir yazı. Gerçekten çok beğendim. Devamını bekleriz.
Hakan Kaçar @ 18.12.2011 20:10:11