SAKARYA Büyükşehir Belediyesi'nin son meclis toplantısında konuşan Başkan Zeki Toçoğlu, Ulaşım A.Ş.'nin kurulacağını söylemişti.
Kısaca, Büyükşehir'lerin ulaşımdaki paylarının Sakarya'daki yüzdenin çok çok üzerinde olduğunu söylemişti Toçoğlu...
Çevre dostu doğalgazla çalışan otobüslerle Adapazarı şehir merkezindeki ulaşım sorununu kökten çözeceklerini de eklemişti...
Minibüs ve dolmuş sahiplerinin de yeni kurulacak olan Ulaşım A.Ş.'ye ortak olabileceğini söylemiş ve hatta "önceliğimiz esnafımızın ortak olmasıdır" diye açıklama da yapmıştı...
Ama ne olduysa bundan sonra oldu!
Adapazarı'nda sayıları 500 civarında olan minibüsçü esnafıyla sayısı 700 dolaylarında olan dolmuşçular kabus görmeye başladılar...
Başkan Zeki Toçoğlu bir açıklama yapmış ama detaylara da pek girmemiş; "durum netleştikçe meclise bilgi vermeye devam edeceğim" demişti...
Başkan haklı olabilir, ama bu kadarcık çıkış bile dolmuş ve minibüsçü esnafını perişan etmeye yetti de arttı bile!
Askerlik yapanlar iyi bilir. Bir gün durduk yerde askerlerden biri "askerlik kısalıyormuş" diye uyduruk bir haber atar ortaya, koca kışla bu söylentiyle günlerce ve hatta haftalarca çalkalanırdı. Sonra dönüp dolaşıp dedikoduyu yayan askere gelince yalan haber, o yalanı çıkaran asker bile inanırdı. Dolmuşçuların da durumu şimdi bundan farklı değil. Her kafadan bir ses çıkıyor. Kimi 700 bin TL verip hat almış. "Şaka değil 700 bin TL yani eski parayla 700 milyar!" şimdi karabasanlarla uyuyor.
Kimi dolmuş veya minibüsçü hattını yeni almış ancak ödeme yapıyor. Bir anda hatların kapatılacağını öğreniyor, alın size stresin ağa babası..
Ulaşım A.Ş.'ye nasıl ortak olunacak?
Kimler ve hangi şartlarda bu ortaklığa dahil olabilecekler?
Bir hattaki minibisün veya dolmuşun hat fiyatı mesela 250 bin TL, ama diğer hattın fiyatı ise 700 bin TL. Bu iki farklı hat nasıl bir araya gelecek?
Başkan Toçoğlu bir açıklama yaptı ama ?pir? açıklama yaptı. Ortalığı kırdı geçirdi.
Detaylar için bu kadar esnaf bir sonraki meclis toplantısını bekleyecek kadar derviş sabrına sahip değil!
Sonuçta ekmek paralarıyla ilgili olarak, henüz kendilerinin bile bilemediği kararlar alınmak üzere...
Doğal olarak tedirginler...
Her dedikoduda elleri telefonlarına gidip orayı burayı arayıp haber almaya çalışıyorlar. Neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda bir netlik yok.
Ortalık bilgi kirliğine dönmüş durumda. Önümüzdeki bir kaç gün içinde ki belki yarın bu konu hakkında detaylı bir araştırma yapmayı düşünüyorum.
Eğer istediğim bilgilere ulaşabilirsen bu köşede ve gazete sayfalarında sizlerle paylaşacağım. Ancak buraya yazmadığım, şimdilik yazamayacağım Ulaşım A.Ş. hakkında "çok acayip" dedikodular da kulağıma geliyor. Dedikodunun üzerinden bir yazı veya sağlam bir haber inşa etmenin uzun ömürlü bir mesele olmayacağını düşündüğüm için "şimdilik" bu konuyu paylaşıma açmıyorum.
Fakat önümüzdeki günlerde konuyla ilgili iddiaları gündeme taşıyacağım. Taraflarla konuşup iddiaları iyice dinledikten sonra...
* * *
Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin yaptıklarını beğenmeyenlerin son aylarda takındıkları ustaca bir tavır var!
Büyükşehir ne açıklarsa açıklasın hemen topyekün saldırıya geçip, karşısındakini "bilgisiz, saf ve iş bilmezlikle suçlamak!" Son zamanlarda bu moda basını sarmış durumda...
Tek tek Büyükşehir'in yaptıklarını saydırsanız yemin ederim hiç birini kabul etmeyen bir zümre oluştu basında.
Eğer bir şekilde basının içindeyseniz, yazı veya haber yapıyorsanız ne olursa olsun Büyükşehir'in veya AK Parti'nin yaptıklarını yazmamalısınız(!) Yoksa hemen suçlanırsınız(!) Ne olursa olsun karşı çıkmalı hatta beyaza siyah, siyaha da beyaz demeniz gerekiyor!
Aksi halde hemen yaftayı yiyorsunuz! Sayfalarınızda ne kadar muhalefetin sesine kulak verseniz de, açıklamalarını ve görüşlerini manşetlerinize taşısanız da yediğiniz yaftadan kurtulamazsınız! Aksini düşünmeyin bile...
Eğer gazeteciyseniz, gerçekleri gizlemek pahasına da olsa "muhalif"olmak zorundasınız!
Sayfalarınızda ve yazılarınızda eğer her fikre de yer verip mantığınıza uymayan hangi fikirde olursa olsun eleştiriyorsanız bile bu "bir takım" (moda oldu bir takım benzetmesi de) gazetecileri kesmiyor...
Ne yaparsanız yapın, iktidarın ve Büyükşehir Belediyesi'nin olumlu icraatlarını yazmamalısınız! Yoksa ne satılmışlığınız kalır ne şerefiniz, ne de bilmem neyiniz...
Bir dönem daha bu karşılıksız suçlamalar, birbirimize "mesleği öğretmeler, isim vermeden dümdüz küfür etmeler"devam edecek gibi görünüyor...
Muhalefet etmekle, karalamak arasındaki "kütük gibi kalın çizgiyi" göremeyenlerden değilim şükür. Zaten kişisel olarak bu ve benzeri suçlamaları, yakıştırmaları, yaftaları ve "seni gibi seni"cileri hiç umursamam. Bir yanım dervişleri kıskandıracak kadar sabırlıdır.
Öbür yanımın nasıl olduğunu beni yakından tanıyanlar bilir. Pek de övündüğüm bir yanım değildir o yan!
Şanslı olduğumu düşünürüm çünkü iyisiyle kötüsüyle, aklımın yettiğince yaptığım bu mesleği "sabırlı" yönümle yapmaya büyük gayret gösteririm. Umarım ki basındaki bu suçlayıcı ve bol hakaretli günler kısa zamanda yok olur gider...
Yazı Tarihi : 16 Aralık 2011 Cuma
Bu yazı 105 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar