Beyin tümörünün faydaları
Prof. Dr. Hayrullah Şanzumi
Beyin: Sözlükte, kafatasının üst ve arka kısmının içinde bulunan sinir kütlesi. Akıl, muhakeme kabiliyeti. Bir işin asıl idarecisi: Hareketin beyni, Münir'di ve onu kimse tanımıyordu. Merkez: İstanbul kültür hayatımızın beynidir.
Beyin Göçü: Teknolojik bakımdan gelişmiş bulunan ülkelerin gelişmekte veya gelişmemiş ülkelerden eğitimli, nitelikli elemanları cezp etmesi.
Beyin Kanaması: Beyin damarlarında meydana gelen kanama.
Beyin Yıkamak: Kendi fikrini benimsetmek için sürekli telkin altında tutmak.
Beyni Atmak: Aniden çok sinirlenmek.
Beyni Bulanmak: Doğru ve düzenli düşünememek hali. Bir konuda bazı şeyler sezerek huzursuz olmak.
Beyni Sulanmak: Doğru düşünmemek, karıştırmak, bir bakıma bunama hali.
Beyninden vurulmuşa dönmek: Üzücü bir hal karşısında çok müteessir olmak.
Beynine Girmek: Kafasında yer etmek, iyi öğrenmek, ezberlemek, bir kimseyi kandırıp belli bir yöne sevk etmek.
Beyincik: Beynin alt kısmında bulunan hareket ve denge ile ilgili sinir merkezi.
Beyinli: Beyni olan beyinli, koyun başı, düşünceli, akılcı.
Beyinsiz: Beyni olmayan beyinsiz, koyun başı, düşüncesiz, akılsız, kafası çalışmayan, ahmak, idraksiz.
Beyinsizlik: Beyinsiz olma hali, akılsızlık, düşüncesizlik, hamakat ahvali.
Kainatta dünden bugüne iyi kötü ne ahval gelip geçmişse ve de kıyamete kadar olup bitecek her şeyin ana sorumlusu mutlaka farklı olgular olarak karşımıza servis edilmiş olsalar da bütün kas ve entelektüel birikimlere emir ve komuta eden yegane organ şüphesiz ki beyindir. Beyinsiz hiçbir canlı mahlukat söz konusu olamayacağı gibi haddizatında cansız varlıkların dahi bir nevi seyrü süluk dairesi oldukları erbaplarınca hep telakki edile gelmiştir. Biz burada cansızların beyinlerinden bahsetmenin en deruni spesifik yada aidiyetinden naşi onu değerlendirme dışı bırakıp işi zaman içerisindeki ehline bıraktıktan sonra nebatatın, hayvanatın ve de insanatın beyinlerini karıştırmamalı ve kısaca bahsederek esas konumuz olan ins beyni üzerinde birazcık olsun temerküz etmektir.
Haddizatında nebatat tohumunu mevziine yerleştirdikten sonra ona hayat bulması için gerekli konumu veren müteharrik gücün nebati beynin ta kendisi olduğunu tefrik ettikten sonra sırasıyla hayvan beyninden de birazcık bahsedelim. Hayvan nebatattan daha farklı, insana daha yakın ve de benzeyen, kas gücü olan ve motor gücüne sahip olması hasebiyle o da biz insanat gibi beyin sahibidir. Beyin çok farklı ve de henüz keşfedilememiş bir organizma. Hayvan beyninin, etlerinin yenilmesi dairesinde beyinlerinin de yenildiğini ve hatta çocuklar için çok faydalı olduğunu da biliyoruz; ancak eşek beyninin insanı eşekleştirdiği vakıası dışında. Eti yenen hayvanların beyinlerinin yaşlılar ve ergenler dışında tavsiye edildiği ve hatta eski Türk geleneklerine göre obada, yani çadırda toplu yemeklerde aksakallıya pişirilen hayvanın kellesi ikram edilir. O da elleriyle onu parçalayıp kendisine ve de mensubatına ikram eder ki bu bir statünün gereği icabıdır. Demek ki hayvan beyninin de kendi yapısı içerisinde önem, ehemmiyet ve de bir simgeye havi olduğunu biliyoruz.
Şimdi gelelim sadede, insanoğlunun beyni,
1- Sağlıklı Beyinler
2- Sağlıksız Beyinler
3- Kiralık Beyinler.
Bu beyin tasnifine girmeden önce beynin çok önemli olmasına rağmen İmam-ı Gazali'nin akılla zekanın beraber mütalaa edilmesi gerektiğini, aksi takdirde bunlardan birisinin tek başına işlev görmesinin çok eksikliklere mahal vereceğini unutmamak gerekir.
Bu vesileyle beynin de bizim gibi zülcenaheyn olmamız gibi bir görünen fiziki tarafının olduğu gibi bir de görünmeyen ama görünmediği halde tesirlerini ibra etmeye devam ettiği gibi beynin bir de metafizik veçhesinin olduğunu unutmamak gerekir. Keza kalbimiz de öyle değil midir? Yine İmam-ı Gazali'nin dediği gibi müftüler fetva verseler de sen onu kalbine danış sözünden kasıt fiziki veçhesiyle kan pompalayan kalpten değil onun derunundaki gönül boyutu kast edilmektedir. Binaenaleyh görünürde fiziki şartlarda herhangi bir hastalığa duçar kalmamış olmasına rağmen sürekli maraz doğuran bir beyin fizikte sağlıklı görünse de o derununda marazlıdır. Demek ki bir beynin sağlıklı olabilmesi için maddi ve manevi veçhelerinin birbiriyle barışık olarak faaliyet serdetmeleri gerektiği kanaatindeyiz.
Sağlıksız beyinlere gelince bu konu tamamen tıbbın ve hatta tıbbın ötesinde kültür, medeniyet, inanç ve de ahlakın konusudur. Bir beyinde eğer fiziki maraz varsa onu tıp otoriteleri kendi branşları muvacehelerinde fiziki mi yoksa psişik mi tespitinden sonra gereken müdahaleyi yaparak şifayı Tanrı Tealadan bekler ve de sonucuna herkes katlanmaktan başka hiçbir şey yapamazlar.
Ama işin en vahim boyutu olan kiralık beyin problemine gelince bunun hiçbir tedavisi mümkün olmayıp bunların aidiyet ve de mensubiyet namusları yoktur. Bu mahlukat kim güçlüyse onlardan yana tavırlanıp bu kısacık ömürlerini mamur etmenin en büyük zeka ürünü olacağı zehabına kapılıp sürekli kiralanırlar. Hem de öyle bir kiralanmak ki kader kurbanı fahişeler bile bu zevattan daha şerefli ve de onurlu olsalar gerektir. Çünkü bu insanların belki de bir nebzecik de olsa mazlumiyetleri meyanında yaptırımları kendi nefislerini aşmadığı, ancak kiralık beyinlerin bütün insanoğluna zarar verebildiği gerçeği göz önüne alındığında ferdi fahişeliğin beyin fahişeliğinin yanında çok masumane bir eylemden öteye gidemediğini tespit etmemek na mümkündür.
Beyin dedik; malumu âlilerinizdir ki beyin bir muamma; hem de keşfedilememiş bir muamma. Günümüze kadar gelip geçen büyük insanların bile beyninin ancak % 6 sını kullanabildiğini ve bütün organlarımızın hücreleri sürekli yenilenirken beyin hücrelerinin sürekli öldükleri halde yenilenmemesine rağmen insanların 100 küsur yıllık ömürlerinde bile bu organlarını kullanmaya devam ettiklerini, eğer bir gün gelir de insanlar beyinlerinin bütün kapasitelerini kullanmayı keşfettikleri takdirde belki de hayatın çok kolaylaşacağı, insanların düşünerek kendilerini kıtalar ve hatta gezegenler arası seyahatleri gerçekleştirebilecekleri ve gizli kapaklı hiçbir şeyin kalamayacağı bir metafizik hayat gerçeğinin fiziki şartları tamamen alt edeceğini tahmin etmemek mümkün olmasa gerektir.
Beyin yeryüzündeki bütün siyasi, iktisadi, uluslar arası münasebetler, askeri, kültürel didişmelerin müspet veya menfi faaliyetlerin odaklandığı ana merkez. Bu merkeze peygamberlerden filozoflara, müfsitlerden münafıklara ve de kafirlere, ilim, irfan, zillet, açlık, savaş, korku, ümit, hükümdarlık, saltanat, mutluluk, mutsuzluk ve dahi aklınıza gelebilecek ve de Hazreti Kur'an'ın binlerce defa hitabına muhatap olan faaliyetlerin ana merkezi olan beyinlerin efaline dair denildiğinde ilk insandan kıyamete kadar bütün yazılan çizilen yazılacak ve de çizilecek her şeyin ve her düşüncenin ana hafızası hakkında sadece birazcık kalem sürttüğümüz ve burada bizim parmak basmak istediğimiz nokta şu olsa gerektir.
Beyin faaliyetlerini sadece ve sadece şeytanın emir ve direktifleri muvacehesinde ve hatta şeytanı bile kıskandıracak ölçüsüzlüklerde başka canlılara zarar vermeyi bir hayat üslubu haline getirip onunla nirvana yaparak orgazm olanları bu tezellümlerinden vaz geçirmek maksadıyla yeryüzündeki bütün itibarlı itibarsız insanatın hatırını kırarak zulmüne reva olanların Cenab-ı Zülcelal Hazretleri tarafından şefkat tokadı sadedinden beyin tümörü olmalarının hem insanatın onların şerrinden korunması ve hem de bu zavallıların ahretlerini tamamen karartmayıp birazcık mühlet almaları bakımından ilgili beyin tümörlerinin çok faydalı olacakları gibi en az elli yıllık ömrünü tıp eğitimine hasredip gecesini gündüzüne katıp say-ü gayrette kusur etmeyen beyin cerrahlarımızın da malzemesi olabilmek ve onların da evlerine ekmek, hanımlarına da kürk alabilmeleri için beyin tümörlerinin hele, hele dişi tümörlerin milli ekonomimiz (diyorum çünkü bize artık dışarıdan da tedavi için hastalar gelmeye başlamışken) açısından çok faydalı mülahaza ettiğimizi ifade etmekteyiz.
Sevgili beyin cerrahlarımız için ha bir beyin açmışsınız, ha bir Washington cinsi portakalı tepesinden açmışsınız gibi rahat neşter kullanabilmelerine fırsat vermeniz açısından bütün münafıkların ve başta kırık hıyar ve onu mazlumlara karşı azmettiren merkezin yönetici ve bütün mensuplarının ankaribüzzamanda en habis urlar muvacehesinde kafataslarının Washington portakalı gibi açılmaları temennisiyle. Vesselam.
Yazı Tarihi : 01 Haziran 2009 Pazartesi
Bu yazı 126 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar