Sakaryaspor !..
Sakaryaspor'da işler her gün daha da kötüye gidiyor.
Karşılıklı suçlamalar ve yaşanan istifaların ardından gelinen son nokta hiç de iç açıcı değil.
Sakaryaspor tarihinde belki de ilk kez bu kadar kötü bir duruma düştü.
Sakaryaspor'u bu hale getirenler ise bugünlerde tek tek gemiyi terk ediyorlar.
Oysaki çok değil bundan bir yıl önce Sakaryaspor ligde fırtına gibi esen bir takımdı. Nasıl oldu da Sakaryaspor bu kadar kısa bir süre içerisinde bu hale geldi. Anlaşılır gibi değil.
Sakaryaspor'u bu kadar kısa sürede bu hale getirmek herhalde ayrı bir meziyet ister.
Bir takım saçma sapan mazeretlerin arkasına sığınarak, kendi başarısızlıkların üstünü örtmeye çalışanlar artık bir kenara çekilmelidirler. Sadece geminin tayfaları değil kaptanı da biran önce istifa etmelidir.
Peki, ne olacak?
Sakaryaspor eski günlerine yeniden nasıl kavuşacak?
İşte bu noktada bazı arayışların olduğu görülüyor.
Son olarak yıllarca spor camiası içerisinde bulunan aynı zamanda Yeni Sakarya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olan Zeki Aydıntepe'nin bir liste hazırlığı içerisinde olduğu söyleniyor.
Ben şahsen Zeki Aydıntepe'nin başarılı olacağına inanıyorum.
Az önce de belirttiğim gibi Aydıntepe yıllardır futbol camiası içerisinde olan bir kişi.
Futbol camiası ile ilişkileri son derece düzgün olan Aydıntepe'nin başkan olması durumunda kısa bir sürede Sakaryaspor'u iyi bir noktaya getireceğini düşünüyorum.
Yeni bir yönetim için kolları sıvadığı söylenen Zeki Aydıntepe dilerim en kısa sürede iyi bir yönetim listesi oluşturarak iş başına gelir.
Bakalım bu konuda ne gibi gelişmeler yaşanacak? Onu da ilerleyen günlerde hep birlikte görmüş olacağız.
Yaşamın içinden !...
İnsanların birlikte hareket edebilmelerini sağlayacak unsur nedir?
Önce; ne istediklerini ve varacakları hedefleri biliyor olmaları…
Konularında uzman ve ihtisas sahibi olmaları.
Beraber hareket edebilme yeteneğine sahip olmaları.
Ve de en önemlisi,
Ortaklığa katabilecekleri ve işlevini yitirmemiş bir "Akıl" a sahip olmaları.
"O yoksa", zaten hiçbir şey yok.
Ne, "beraberlik".
Ne, "üretim gücü".
Ne de; "ortak akla" hizmet ve ulaşılacak bir hedef.
Büyüklerimiz boşuna dememişler:
" Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" diye…
Kelimeleri birbirine ekleyip, allayıp, pullayabilirsiniz...
Eğer onlara eylem kazandıracak bir ekip namevcutsa;
Yapılan işin adı , "Gevezeliktir"…
Günün sözü…
Çöp sepetinize bir bakınız.
İçi " ben olmazsam olmaz" diyenlerin resimleriyle doludur.
FIKRA
Trabzon Maçı…
Adamın biri ölüp cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu.
-İçeri almadan önce sorularıma cevap vermelisin? Hayatın boyunca tam anlamıyla iyi bir iş yaptın mı, bakalım?
Adamcağız uzun uzun düşünür, hafızasını zorlar, ama ne yazık ki yaptığı iyi bir şeyi hatırlayamaz. Melek tekrar sorar.
-Peki, bari söyle hiç cesaret gerektiren bir şey yaptın mı hayatında?
Adam hemen atılır gururla.
-Yaptım tabii!
-Anlat bakalım, neymiş bu cesur iş?
Adam anlatmaya baslar.
-Ben futbol hakemiydim. Trabzon da bir Trabzonspor-Fenerbahçe maçını yönetiyordum. Maçın son dakikasında Trabzon aleyhine penaltı çaldım.
-Vay canına, gerçekten cesurmuşsun sen, hadi geç bakalım!
Cennetin kapıları açılır. Bizim hakem tam geçecekken, melek merak eder:
-Ne zaman olmuştu bu maç?
-Aşağı yukarı üç dakika oluyor biteli.
Yazı Tarihi : 01 Haziran 2009 Pazartesi
Bu yazı 110 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar