ZAMAN ALEYHTE ÇALIŞIYOR !...
Süresi içerisinde onarılmıyan orta hasarlı binaların elektrik , doğalgaz ve su bağlantıları kesilmeye başlandı.
Tabi kesilir kesilmezde feryat figan başladı.
Aslına bakılırsa geç bile kalındı .
Defalarca süre uzatımına rağmen bu binalar sahipleri tarafından onarılmadı.
Oysaki, devlet bu binaların onarımı için hertürlü imkanı sağlamıştı.
Sahipleri tarafından ihmal edildi, önemsenmedi.
İnsan hayatından daha önemli ne olabilirki.
Bu arada ,bu tür binalarda çoğunlukla kiracı konumunda vatandaşlarımız oturuyor.
Tehlikenin farkında olmadan.
Belkide kesilen elektrikleri ,suları nedeniyle onarılmayan bir binada oturduklarını öğrenmiş olacaklar.
Tabi ne kadar büyük bir risk içerisinde olduklarınıda anlamış olacaklar.
Yazık, hemde çok yazık.
Az öncede belirttiğim gibi , insan hayatından daha değerli ne olabilirki.
Bu işin şakası yok.
Türkiye deprem kuşağında bir ülke.
Sakarya'da bu kuşağın tam merkezinde.
Olası bir depremde bu binalar yıkılsa bu işin hesabını kim verebilir.
Oyüzden bu karara herkes uymalı ve destek vermelidir.
Aksi takdirde yarın ah vah etmenin kimseye hiçbir fayda getirmiyeceğini herkes bilmelidir.
Van depreminde birkez daha gördükki.
7,2 şiddetindeki depremde yıkılmayan bir otel , 5,1 şiddetindeki depremde yerle bir oldu.
Üstelik onlarca vatandaşımızda ne yazıkki hayatını kaybetti.
Bu tür binalarda aynı riski taşıyor.
O yüzden bu binalar biran önce boşaltılmalıdır.
Herkes bilmelidirki.
Zaman aleyhte çalışıyor.
HAYATIMIZDAKİ ENGELLER VE FIRSATLAR !...
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı?. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu.Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı.. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral.
Köylü, bu gün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.
YAŞAMIN İÇİNDEN !...
Ne yaparsanız yapın hayata ve ona dair şeylere saygınızı yitirmeyin..
Zira sonunda sayılmayan insan konumuna gelen siz olursunuz ..
"Hatalar insanlar içindir.."
Hata yaptığınız için üzülün ama ondan ders çıkarmayı da bilin..
Bilin ki, "Dünya küçüktür."
Er, geç bir gün yollar kesişir.
İşte o gün, "ayakta kalmayı ve haklı olmayı" becerin..
"Tevazudan", vazgeçmeyin..
Büyüdükçe, küçülmeyi bilin..
Küçüğünüzü sevin ki;
Saygı görmeyi "hak edin.."
Kin ve nefret "aciz insan işidir."
Bu tür zayıflıklarla yaşamayı kendinize uzak görün..
Bugün varsınız, yarın yok.
İnsan olmayı ve insanca yaşamayı deneyin…
Yazı Tarihi : 06 Aralık 2011 Salı
Bu yazı 32 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Sayın YALÇINTAŞ yazılarınıza tekrar başlamanız biz okurlarınızı sevindirmiştir.Ayrıca yazılarınızdan istifade ettiğimizi bilmenizi isterim.saygılarımla ERTAN
Ertan @ 06.12.2011 09:33:43